Dünyanın gizli altın fabrikası: Servet fışkırıyor
Bilim insanları, altının oluşum sürecinin okyanus tabanının derinliklerinde, Dünya'nın mantosunda gerçekleşen karmaşık jeolojik olaylara dayandığını ortaya çıkardı.
Yürütülen yeni araştırmalar, "Dünya'nın gizli altın fabrikası" olarak tanımlanan bir süreci gün yüzüne çıkardı. Uzmanlar, volkanik ada yaylarının bulunduğu bölgelerde altın bakımından zengin magmaların oluştuğunu tespit ediyor. Okyanus tabanındaki levha hareketleri ve suyun etkisiyle mantonun defalarca erimesi sonucu altın, bakır ve platin gibi metallerin magma içinde yoğunlaştığı saptandı.
DERİN MANTODAN YÜZEYE TAŞINAN SERVET
Güney Pasifik'teki volkanik bölgelerden alınan cam benzeri lav örneklerini inceleyen araştırmacılar, bu numunelerde altın oranının beklenenden çok daha yüksek olduğunu belirledi. Bu bulgu, altının oluşumunun yer kabuğundan ziyade çok daha derin katmanlarda başladığını kanıtlıyor. Keşfin, gelecekte yeni altın yataklarının yerini tespit etmede kritik bir rol oynaması beklenirken, okyanus tabanındaki hidrotermal sistemlerin altın oluşumu açısından en önemli bölgeler olduğu vurgulanıyor.
ANTARKTİKA’NIN ALTIN PÜSKÜRTEN VOLKANI
Derin mantoda başlayan bu süreçlerin yeryüzündeki en somut örneklerinden biri Antarktika’daki Erebus Dağı’nda gözlemleniyor. Bölgedeki 138 aktif yanardağ arasında sıra dışı özellikleriyle öne çıkan Erebus, günde yaklaşık 80 gram kristalize altın içeren gaz kesecikleri dışarı atıyor. Günlük değeri yaklaşık 6.000 dolar olan bu altın tozunun izlerine, yanardağın 1000 kilometre uzağında dahi rastlanıyor.
NADİR LAV GÖLLERİ VE SÜREKLİ AKTİVİTE
NASA ve Columbia Üniversitesi verilerine göre Erebus Dağı, 1972 yılından bu yana kesintisiz olarak patlamaya devam ediyor. Yanardağı dünyadaki diğer örneklerinden ayıran en önemli özelliklerden biri ise zirve kraterinde bulunan ve yüzeyi hiçbir zaman donmayan aktif lav gölüdür. Bilim insanları, bu durumun oluşması için yeraltında çok özel termal koşulların bir arada bulunması gerektiğini belirtiyor.
ZORLU KOŞULLARDA BİLİMSEL İZLEME
Erebus Dağı ve çevresindeki sismik aktiviteyi takip etmek için bölgeye sınırlı sayıda sismometre yerleştirilmiş durumda. Ancak aşırı soğuklar, ulaşım güçlüğü ve uzun kutup geceleri gibi zorlu çevre koşulları, yanardağın detaylı şekilde incelenmesini kısıtlıyor. Uzmanlar, Erebus’un sismik hareketlerinin diğer volkanik yapıları tetikleme potansiyeli üzerinde çalışmaya devam ediyor.