Dünyanın kaderinin değiştiği o an! İtalyan dahi 84 yıl önce gizli gizli kırmızı düğmeye bastı

İtalyan Fizikçi tarafından bir üniversite stadyumunda 84 yıl önce yapılan bir çalışma nükleer çağını başlattı.

İnsanlık tarihinin en büyük teknolojik kırılmalarından biri, tam 84 yıl önce Chicago’da bir üniversite stadyumunun altındaki gizli bir laboratuvarda yaşandı. Enrico Fermi’nin kontrollü zincirleme reaksiyonu başlattığı o gün, nükleer çağın kapıları ardına kadar açıldı.
Tarihler 2 Aralık 1942’yi gösterdiğinde, İtalyan fizikçi Enrico Fermi ve ekibi, modern dünyayı sonsuza dek değiştirecek bir deneye imza attı.

Chicago Üniversitesi’ndeki bir atletizm sahasının altında yer alan squash kortunda kurulan Chicago Pile-1 (CP-1) adlı reaktör, insan eliyle gerçekleştirilen ilk kontrollü nükleer zincirleme reaksiyona ev sahipliği yaptı.

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞININ SEYİRİNİ DEĞİŞTİRDİ

Fermi’nin liderliğindeki 49 kişilik ekip, uranyum ve grafit bloklardan oluşan devasa bir yapı inşa etti. Deneyin başarısı, atom çekirdeğinin parçalanmasıyla açığa çıkan enerjinin kontrol altına alınabileceğini ispatladı.

Bu keşif, o dönemde devam eden İkinci Dünya Savaşı’nın seyrini değiştirecek olan atom bombasının temelini oluşturarak büyük insanlık dramına neden olurken, aynı zamanda günümüz nükleer enerji santrallerinin de atası kabul edildi.

ATOM BOMBASINDAN VAZGEÇİLDİ

Fermi’nin bilimsel başarısı, savaş sonrası dönemde enerjide bir devrime dönüştü. Fermi'nin attığı bu temel üzerinde yükselen nükleer teknoloji, 1950'lerde dönemin ABD Başkanı Dwight D. Eisenhower’ın "Barış için Atom" çağrısıyla sivil kullanım alanına taşındı.

1954 yılında Sovyetler Birliği’nde Obninsk Nükleer Santrali ile şebekeye ilk elektrik verildi. 1956 ise İngiltere’de Calder Hall ile ticari ölçekte enerji üretimi başladı.

DÜNYADAKİ ELEKTRİK İHTİYACININ YÜZDE 10'NU KARŞILIYOR

Bugün dünyadaki elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu karşılayan nükleer enerji, Fermi’nin 84 yıl önceki o cesur ve riskli deneyi sayesinde mümkün oldu. Bilim dünyası, Chicago'da üretilen o ilk kontrollü ısının, fosil yakıtlara alternatif aranan modern dünyada hala en stratejik güçlerden biri olduğunu vurguluyor.