Dünyayı ele geçirecekler diye korkuyorduk: 2 bin robot olimpiyatta yarıştı, bakın neyi beceremediler
Çin'de düzenlenen İnsansı Robot Olimpiyatları'nda dünyaca ünlü atlet Usain Bolt'un rekorunu yerle bir eden robotlar, sıra günlük hayattaki en basit işlere gelince tam anlamıyla çuvalladı.
Pekin'de düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları'na 2.000'den fazla robot katıldı. Bazı robotlar 100 metrede Usain Bolt'un dünya rekorunu geride bırakırken, kavanoz açmak, kablo bağlamak ve maşa ile fasulye almak gibi basit görünen görevlerde aynı başarıyı gösteremedi.
İnsansı robotlar her geçen gün daha hızlı ve güçlü hale geliyor. Pekin'de düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları, robotların hâlâ önemli bir zayıflığının bulunduğunu ortaya koydu: İnsanların son derece kolay yaptığı bazı hassas el hareketleri.
Bu yıl ikinci kez düzenlenen organizasyonda 666 takımdan 2.056 insansı robot 51 farklı yarışmada mücadele ediyor. Koşu, futbol ve kickboks gibi sporların yanı sıra robotların gerçek hayattaki işlerde ne kadar başarılı olduğunu test eden görevler de düzenleniyor.
Robotlar bazı atletizm yarışlarında insanları geride bırakmayı başarırken, konu bir kavanozu açmaya, kablo bağlamaya veya maşa kullanarak fasulye almaya geldiğinde işler o kadar kolay olmadı.
Robotlar Usain Bolt'u geride bıraktı
Yarışların en dikkat çekici sonuçlarından biri 100 metre koşusunda ortaya çıktı.
Pekin İnsansı Robot İnovasyon Merkezi tarafından geliştirilen Tiangong Ultra, 100 metreyi 9,39 saniyede tamamladı. Honor tarafından geliştirilen Lightning adlı robot ise yarışı 9,47 saniyede bitirdi.
Her iki robot da Usain Bolt'un 2009'da kırdığı 9,58 saniyelik dünya rekorunun altında kaldı.
Tiangong Ultra bununla da yetinmedi. Robot, 400 metreyi de 40 saniyenin altında tamamlayarak insan atletizmindeki en üst düzey performanslarla kıyaslanabilecek bir sonuç ortaya koydu.
Bu gelişme, insansı robotların hareket kabiliyetinde ne kadar hızlı ilerlediğini gösterirken, yarışmaların diğer bölümleri teknolojinin henüz aşamadığı sınırları da gözler önüne serdi.
Robotların asıl sınavı hız değil, el becerisi
Organizasyondaki 51 yarışmanın 30'u koşu, halter, futbol, masa tenisi ve halat çekme gibi spor dallarından oluşuyor. Kalan 21 yarışma ise robotların gerçek hayattaki görevleri yerine getirme becerisini test ediyor.
Bu görevler arasında kitap seçmek, yiyecek ve içecek servisi yapmak, yangın kurtarma operasyonlarına katılmak ve elektrikli araç şarj etmek bulunuyor.
En dikkat çekici yarışmalar, doğrudan el becerisini sınayan görevler oldu.
Toplam sekiz yarışmada robotlardan kavanoz açmaları, elektrikli aletleri monte etmeleri, paketleri açmaları, kabloları bağlamaları ve maşa kullanarak fasulye gibi küçük nesneleri kaldırmaları istendi.
İşte robotların hız ve güç konusunda gösterdiği performans ile hassas el hareketlerinde yaşadığı zorluk arasındaki fark burada belirginleşti.
Bir robotun 100 metreyi dünyanın en hızlı insanından daha kısa sürede koşabilmesi, onun küçük ve hassas bir nesneyi insan eli kadar kontrollü biçimde kavrayabildiği anlamına gelmiyor.
Bazı yarışmalarda robotlar uzaktan kontrol ediliyor
Yarışmaların kuralları da robotların mevcut teknolojik seviyesine dair önemli ipuçları veriyor.
Koşu, futbol, masa tenisi ve dans gibi bazı branşlarda robotların tamamen otonom çalışması gerekiyor. Buna karşılık halter, kickboks ve atlama gibi daha zorlu bazı yarışmalarda takımlar robotlarını uzaktan kontrol edebiliyor.
İş görevlerinde ise robotların mümkün olduğunca bağımsız çalışması teşvik ediliyor. Görevi tamamen otonom biçimde tamamlayan robotlar tam puan alırken, uzaktan kumanda kullanılan performanslara daha düşük puan veriliyor.
Bu sistem, organizasyonun yalnızca robotların fiziksel gücünü değil, insan müdahalesi olmadan karar verme ve görev tamamlama kapasitesini de ölçmeye çalıştığını gösteriyor.
Bu yılki organizasyon geçen yıla göre iki katından fazla büyüdü
Beş gün sürecek organizasyon 22 Ağustos'ta başladı ve 26 Ağustos'ta sona erecek. Yarışmalar, 2022 Kış Olimpiyatları için Pekin'de inşa edilen ve yaklaşık 12 bin kişi kapasiteli Ulusal Sürat Pateni Pisti'nde gerçekleştiriliyor.
Bu yılki organizasyon, geçen yıl düzenlenen ilk oyunlara göre önemli ölçüde büyüdü.
İlk etkinlikte yaklaşık 500 robot ve 280 takım mücadele ederken, bu yıl katılımcı sayısı 2.056 robot ve 666 takıma yükseldi. Yarışma sayısı da 2025'teki 26 etkinlikten bu yıl 51'e çıktı.
Organizasyonun internet sitesinde oyunların amacının robotik araştırma, geliştirme ve uygulama alanındaki önemli aktörleri bir araya getirmek ve robotların insan yaşamına daha hızlı ve etkili biçimde entegre edilmesini desteklemek olduğu belirtiliyor.
Çin robotik yarışında öne çıkmaya çalışıyor
Organizasyon, Çin'in robotik teknolojilerine yaptığı yatırımların da bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Çin, yapay zekâ ve robotik alanında küresel rekabet gücünü artırmak için yatırımlarını hızlandırıyor. 2025 yılında, önümüzdeki 20 yıl içinde yapay zekâ, robotik ve ileri teknolojilere 148 milyar dolarlık kamu ve özel sektör yatırımı çekmeyi hedefleyen devlet destekli bir sermaye fonu duyuruldu.
ABD'de ise Çin'e kıyasla kapsamlı bir ulusal robotik stratejinin henüz bulunmadığına dikkat çekiliyor. Tesla ve Boston Dynamics gibi şirketler, Çin ile rekabet edebilmek için ABD'de daha güçlü bir robotik stratejisi oluşturulması çağrısında bulunuyor.
Washington ise Çin yapımı robotlara yalnızca ekonomik rekabet açısından bakmıyor. ABD hükümeti, bu teknolojileri aynı zamanda ulusal güvenlik açısından potansiyel bir risk olarak değerlendiriyor.
Geçtiğimiz ay Federal İletişim Komisyonu (FCC), yabancı üretim insansı ve gelişmiş robotların ithalatına yönelik kısıtlamalar getirilmesini talep etti.
Robotlar hızda insanları geçti ama henüz her şeyi yapamıyor
Pekin'deki yarışmalar, insansı robotların geldiği noktayı çarpıcı biçimde ortaya koydu.
Robotlar artık insanlardan daha hızlı koşabiliyor, spor yapabiliyor ve karmaşık hareketleri gerçekleştirebiliyor. Bir kavanozun kapağını açmak, küçük bir nesneyi maşa ile kavramak veya bir kabloyu doğru yere bağlamak gibi insanlar için sıradan olan görevler hâlâ önemli bir mühendislik problemi.
Dolayısıyla robotların geleceğindeki asıl yarış yalnızca daha hızlı koşmak veya daha güçlü olmakla ilgili değil. İnsanların gündelik hayatta farkına bile varmadan gerçekleştirdiği hassas ve çok yönlü el hareketlerini taklit edebilmek, insansı robotların bir sonraki büyük sınavı olacak gibi görünüyor.