Ekonomi yönetimi iktisatçıların desteğini kaybediyor

Ekonomi yönetimi, baştan beri kendisine destek veren, ana akım iktisatçıların desteğini kaybediyor. Merkez Bankası’nın enflasyon tahmininde yaptığı son değişiklik, bir süredir uygulamaları eleştiren bu iktisatçıların, enflasyonla mücadelede başarı umutlarını yitirmelerine neden oldu.

Berat Albayrak’ın Bakanlığı ile başlayan, sonradan adına “nas” denilen rasyonel olmayan politikalarla ekonomideki bozulma hızlandı. Merkez Bankası Başkanlığı’na getirilen Naci Ağbal’ın faiz artırdığı için görevden alınması, ekonomideki umutları öldürdü. Nurettin Nebati ve getirdiği KMM ile duvara çarpmak artık an meselesi olmuştu.

2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine gidilirken, muhalefetin güçlü ekonomi kadrosu umut vermiş, muhalefet kazanınca ekonominin rasyonel yola gireceği algısı oluşmuştu. Cumhurbaşkanı, bunu görüp, teknisyenliğiyle bilinen eski Bakan Mehmet Şimşek’in ekonomi yönetimini devralacağını ilan etti.

Seçimin ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek göreve gelince, ana akım iktisatçılar ve eski bürokratlarda, rasyonel yola dönülebileceği konusunda umut yaratıldı. Nas politikalarıyla oluşan hasar çok büyüktü ve radikal kararlar alınması gerekiyordu. AKP yönetim anlayışına sıcak bakmamalarına rağmen, iktisatçılar Şimşek’e destek verdiler.

Tabi ki iktisatçılar tek bir görüşte birleşmiş değiller. Bazı iktisatçılar baştan beri “bilindik politikalarla bu işin düzeltilemeyeceğini” belirtirken, bazısı “Erdoğan rasyonel politika uygulanmasına izin vermez” diyordu. Ana akım iktisatçılar ve piyasa iktisatçılarının çoğu ise yapılması gerekenlerin belli olduğunu, parasal tedbirlere maliye politikaları desteğiyle, kararlı gidilirse enflasyonun düşeceği görüşündeydiler. Ancak bu desteği verirken, radikal reformların yapılması, yapısal tedbirlerin uygulamaya girmesi, varlıklı kesimlerin vergi yükünün artırılarak yükün adil dağıtımını şart koşuyorlardı. Zaten bu iktisatçıların ilk hayal kırıklığı yapısal tedbir ve reform alanlarına hiç dokunulmaması üzerine oluşmaya başladı. Buna rağmen, son döneme kadar desteklerini sürdürdüler.

SAVUNULACAK YÖNÜ KALMADI

Bakan Şimşek’in vergi reformları kabul görmeyip, yükün sadece çalışanlar ve emeklilerin üzerine yıkılması tedirginliği artırdı. Mali destekten umut kesilirken, Merkez yönetiminin bu süreçte yaptığı hatalar da artık göze batmaya başladı.

Son olarak Merkez Bankası’nın daha yılın ilk ayı sonunda, “ben yeni hedefimi de tutturamıyorum” anlamına gelen revizyona gitmesi, iktisatçılarda “siyasi baskının parasal kararlardaki etkisi çok arttı” izlenimini pekiştirdi. Bununla birlikte yüzde 21’lik enflasyon hedefi nedeniyle, asgari ücrete yüzde 30 zammı makul görüp açıklayan iktisatçılar, ekonomi yönetiminin bu tavrıyla, “işin savunacakları hiçbir yeri kalmadı” fikrine geldiler.

Anaakım iktisatçılar, AKP’ye uzak olmalarına rağmen, ekonomik programa bir an önce enflasyonun düşürülmesi için destek vermişlerdi. Şimdi ekonomi yönetiminin yetersizliğinin, siyasi baskıya eklenmesiyle birlikte, “mevcut iktidarla enflasyonun düşürülemeyeceği” görüşü ağırlık kazanmaya başladı.

Ana akım iktisatçılar ve eski bürokratların programa desteği, hem programın inandırıcılığı hem de yabancı yatırımcının algısı açısından çok önemliydi. Şu anda gördüğümüz kadarıyla; sadece “bu gidişattan hâlâ para kazanma imkanı olduğunu” gören piyasa iktisatçıları programa desteklerini bir süre daha devam ettirecekler. Ana akım iktisatçıların desteğinin çekilmesinin, başta iş dünyası olmak üzere enflasyon beklentilerini olumsuz etkilemesi kaçınılmaz görülüyor.

Yazarın Diğer Yazıları