Ekrem İmamoğlu: Seçim sandığı, bir müjdeli haber gibi, milletin önüne bereketiyle gelecek
CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, partisinin Yalova mitingine gönderdiği mesajında "Seçim sandığı, bir müjdeli haber gibi, milletin önüne bereketiyle gelecek" dedi.
CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, partisinin Yalova mitingine gönderdiği mesajında, "Bir kişinin, bir partinin, bir kesimin değil, ortak çıkarlarımızın, ortak değerlerimizin, ortak hayallerimizin iktidarını kuracağız. Milletin iktidarında, milletin hakkı milletin olacak. Ülkeyi bu hale getirenler, vatandaştan, sokaktan, sandıktan kaçamayacaklar. Seçim sandığı, bir müjdeli haber gibi, milletin önüne bereketiyle gelecek. Ülkemiz; gayretli, adaletli, liyakatli, yepyeni bir yönetime kavuşacak" dedi.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 84'üncüsü Yalova Cumhuriyet Meydanı'nda yapıldı..
Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, otobüs üzerinden yaptığı konuşmada, gazeteci yazar Uğur Mumcu'yu rahmetle andığını belirterek, "Bugün Yalova Meydanı önemli tarihi bir anını yaşıyor. CHP Genel Başkanı'nı ağırlayacak. Bundan 22 ay önce ben ve arkamda gördüğünüz belediye başkanı arkadaşlarıma inandınız, güvendiniz, destek verdiniz ve bizi belediyeleri siz yönetin diye görevlendirdiniz. 22 aydır büyük bir samimiyetle, büyük bir inançla çalmadan, çaldırmadan, kimseyi ekstra kayırmadan bütün enerjimizle sizlere hizmet için uğraşıyoruz. Tabii bu bir kesim insanın hoşuna gitmiyor. Engellemeye çalışıyorlar bizi. Silkelemeye çalışıyorlar. Silkelemeye çalışsalar da çatlasalar da patlasalar da sonuna kadar hizmet edeceğiz. En fazla, geciktirecekler. 50 şey yapacağımıza 45 tane yapabileceğiz. Hayalimizin yüzde 100'ünü değil yüzde 90'ını gerçekleştireceğiz ama halkın iktidarını, halkçı belediyeciliği, sosyal belediyeciliği engelleyemeyecekler. Atatürk'ün ruhuna sahip olduğumuz için, namuslu ve dürüst olduğumuz için, engelleyemeyecekler" ifadesini kullandı.
Muharrem İnce: "Göklerdeki bayrak indiriliyor, koruyamıyorlar"
Ardından konuşan eski Grup Başkanvekili, CHP üyesi Muharrem İnce şöyle konuştu:
- Ormanlarımız yanıyor koruyamıyorlar, göklerdeki bayrak indiriliyor, koruyamıyorlar. Bir zamanlar Kıbrıs'ta bir Rum Türk bayrağını indirmişti. Orada bir paşa ne demişti? 'Bayrağı indireni indirin' demişti. Şimdi bayrağı indireni indiren paşalarımız yok. Gemi maketi tutan paşalarımız var. Pasaportumuz hiçbir işe yaramıyor. Yurtlarda çocuklar tecavüze uğruyor. Paramız oldu pul. General resmi araçla insan taşıyor. Milletvekili, altın kaçakçısı. Adli emanetçi adli emaneti soyuyor. Şaka gibi ama hakim, savcıyı vuruyor. Hükümlü savcıyı kurtarıyor. Kirazın tanesi 10 lira, karpuz dilimle, altın yarım gramla, zeytinyağı fincanla gençler vize kuyruğunda, umutsuz, hayalsiz, mutsuz. Taze ekmek kuyruğu ayrı. Taze ekmek kuyruğunun yanında, bayat ekmek kuyruğu ayrı. Bu ülkede Milli Piyango vardı. Ayın 9, 19, 29'unda çekilirdi. Spor Toto vardı, Spor Loto vardı. Envai çeşit kumarı AKP buldu, Erdoğan buldu. Her yer kumar cenneti.
"Atatürk'ün yazlık başkentini IŞID'in karargahı yaptılar utanmazlar"
- Burası Atatürk'ün yazlık başkenti Yalova. 'Benim kentim' dediği yer. Atatürk'ün yazlık başkentini IŞID'in karargahı yaptılar utanmazlar. Ama enseyi karatmak yok. Çözeceğiz. Yolunu bulacağız. Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenirse hepsi yanlış iliklenir. Önce hukukun üstünlüğü bağımsız, etkin, hızlı, tarafsız bir yargı. Özerk bir Merkez Bankası. Sadakat yerine liyakat. İhalede rekabet. Güvenilir ve öngörülebilir bir yatırım ortamı. İsrafa son veren bir devlet. Devlete olan güveni yeniden kurmak. Nitelikli bir eğitim, özgür bir basın. Konuşan bir üniversite. Öncelikli sektörlerini belirlemiş, yazılımla uğraşan, markayla uğraşan bir Türkiye mümkün. Bunu yapabiliriz. Beş yıldızlı bir demokrasiyle beş yıldızlı bir turizmi yeniden kurabiliriz."
Ekrem İmamoğlu: "Hep birlikte direneceğiz; adaletsizliğe, haksızlığa geçit vermeyeceğiz"
CHP Yalova İl Başkanı İsmail Erdem Doğancı da İmamoğlu'nun mesajını okudu. İmamoğlu, mesajında şunları kaydetti:
- Atatürk’ün emaneti, güzel Yalova, merhaba. Değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, güzel yüzlü çocuklar, cesur gençler… Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sizleri çok özledim. Her birinizi hasretle kucaklıyorum. CHP'nin halkçı ve icraatçı uygulamalarının en özel örneklerini Yalova’da hayata geçirmek için çalışan kıymetli başkanım Mehmet Gürel’e teşekkür ediyor, kolaylıklar diliyorum. Örgütümüzün güçlü iradesini temsil eden il başkanımız İsmail Erdem Doğancı’yı yürüttüğü kararlı mücadele için yürekten kutluyorum. Bu zor günleri, sizlerin onurlu mücadelesiyle aşacağız. Hep birlikte direneceğiz; adaletsizliğe, haksızlığa geçit vermeyeceğiz.
- Ülkemizin sorunları çok ama hepsinin de ortak bir sebebi var. Sorunlarımızın ortak sebebi; adalet duygusunu yitirmiş, vicdanı körelmiş bu iktidardır. Ülkeyi yönetenler adaletten uzaklaşırsa, memleketin bereketi kaçar. Ne refah olur ne huzur olur. Bugün yaşamakta olduğumuz tam da budur. İcraatlarıyla, hizmetleriyle milleti mutlu edemeyen, vatandaşın oyunu gönül rızasıyla alamayan iktidarlar, koltuklarını korumak için baskıdan, zorbalıktan medet umarlar. Ülkede korku iklimi hakim olsun diye uğraşırlar. Maalesef, Türkiye’yi bu hale getirdiler. Yapılan bir araştırma, ülkemizde her 10 kişiden 8’inin yalan yanlış bir suçlamayla, haksız yere hapse girmekten endişe ettiğini gösteriyor. Çünkü vatandaş, devlet yönetimini teslim ettiği iktidara, iktidarın adaletine güvenmiyor.
"Milletin tadını, memleketin bereketini kaçırdılar"
- İş bulamayan, iş bulsa kazandığı parayla geçinemeyen, borçlanmadan yaşayamayan on milyonlarca dar gelirli, iktidarın ekonomi politikalarından umudu kesti. Çünkü bu iktidarın aldığı ekonomik kararların özünde, temelinde adalet yok. Esnaf, çiftçi, tüccar, sanayici; iktidarın şekillendirdiği ekonomik, siyasi, hukuki ortama güvenemediği, önünü göremediği için zor durumda. Gençler, onları bekleyen hayatın belirsizliğinden dolayı umutsuz. Kadınlar, engelliler, dışlanmaya, ayrımcılığa uğrayan tüm kesimler, devletin gücünü yanlarında hissedemedikleri için mutsuz, çaresiz. Milletin tadını, memleketin bereketini kaçırdılar. Çünkü ülkenin kurumlarından ve kurallarından adaleti söküp aldılar. Bu büyük ve acil sorunun adı, ‘adalet krizidir’. Önce adalet krizini çözeceğiz, sonra tüm krizler tarih olacak.
- Türkiye’yi adalet krizine sokan; siyasi rakibinin diplomasını yargı marifetiyle gasp etmeye kalkan akıldır. Türkiye’yi adalet krizine sokan; milli iradeyi temsil eden belediye başkanlarının, hukukun ve uygulamaların aksine, tutuklu yargılanmalarına sebep olan akıldır. Türkiye’yi adalet krizine sokan; bir avuç insanın gücünü ve zenginliğini artırmak uğruna milleti, ülkenin zenginliklerinden, devletin imkanlarından mahrum bırakan akıldır. Bu kötü akıl, milletin hiçbir sorununu çözemez. Çözemiyor zaten. Geçmişte ‘çözüm’ diye yaptıkları ne varsa, sonradan hepsi milletin başına daha büyük bir dert oldu. Ekonomide öyle oldu, eğitimde öyle oldu, sağlıkta öyle oldu. Gerçek ve kalıcı çözüm için ilk şart, herkes için, her yerde adaleti sağlamaktır.
"Sandıktan kaçamayacaklar"
- Biz işte her şeyden önce bunu başaracağız. Bu büyük ve aziz millet, geçim derdi çekmeden, gelecek kaygısı hissetmeden, can ve mal güvenliğinden endişe etmeden yaşayacak. Bu ülkenin her bir ferdi, insanca barınma, beslenme imkanlarına, en kaliteli eğitim ve sağlık hizmetlerine kolayca ulaşacak. Vatandaş, mahkemelere ve tüm devlet kurumlarına gözü kapalı güvenecek. Yöneticiler, vatandaş karşısında haddini bilecek. Bir kişinin, bir partinin, bir kesimin değil, ortak çıkarlarımızın, ortak değerlerimizin, ortak hayallerimizin iktidarını kuracağız. Milletin iktidarında, milletin hakkı milletin olacak. Ülkeyi bu hale getirenler, vatandaştan, sokaktan, sandıktan kaçamayacaklar. Seçim sandığı, bir müjdeli haber gibi, milletin önüne bereketiyle gelecek. Ülkemiz; gayretli, adaletli, liyakatli, yepyeni bir yönetime kavuşacak. Her şey çok güzel olacak.