Elektrik üretimi ocakta yüzde 6,1 arttı
Türkiye’de lisanslı elektrik üretimi ocakta yıllık bazda yüzde 6,1 artarken, tüketimde de dikkat çeken yükseliş yaşandı. Üretimde doğal gaz ve ithal kömürün ağırlığı sürerken, sanayi tüketimi ilk sıradaki yerini korudu.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun ocak ayı verilerine göre, Türkiye’nin lisanslı elektrik üretimi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,1 artarak 31 milyon 259 bin 275 megavatsaate ulaştı.
Rapora göre elektrik üretiminde en büyük pay yüzde 27 ile doğal gaz santrallerine ait olurken, ithal kömürün payı yüzde 22,7 olarak kaydedildi. Rüzgar enerjisi yüzde 16,6 ile üçüncü sırada yer alırken, hidrolik santraller yüzde 13,5, linyit santralleri yüzde 11 ve jeotermal kaynaklar yüzde 3,4 pay aldı. Bu kaynakları biyokütle, güneş, taş kömürü, asfaltit ve fuel-oil santralleri izledi.
Elektrik tüketiminde de artış dikkat çekti. Faturalanan tüketim miktarı ocakta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,6 yükselerek 26 milyon 148 bin 333 megavatsaat oldu. Tüketimin yüzde 39,6’sını sanayi, yüzde 30,9’unu meskenler, yüzde 26,2’sini ise kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer aboneler oluşturdu. Aydınlatmanın payı yüzde 2,1 olurken, tarımsal faaliyetlerin payı yaklaşık yüzde 1,2 seviyesinde kaldı.
Elektrik abone sayısında da artış sürdü. Ocak itibarıyla toplam tüketici sayısı yıllık bazda yüzde 2,4 artarak 52 milyon 22 bin 27’ye yükseldi. Alt kırılımlarda sanayi tüketicileri yüzde 1,7, mesken tüketicileri yüzde 2,5, aydınlatma aboneleri yüzde 2,3, kamu ve özel hizmetler sektörü aboneleri yüzde 2,2 ve tarımsal faaliyet aboneleri yaklaşık yüzde 1,8 artış gösterdi.
Öte yandan Türkiye’nin lisanslı elektrik kurulu gücü de aynı dönemde yüzde 1,8 artarak 99 bin 255 megavata çıktı. Kurulu gücün yaklaşık yüzde 24’ünü barajlı hidrolik ve doğal gaz santralleri oluştururken, rüzgarın payı yüzde 14,8 oldu. İthal kömür santralleri yüzde 10,5, linyit santralleri ise yüzde 10,3 pay aldı. Kalan bölüm ise diğer enerji kaynaklarından sağlandı.
Veriler, elektrik üretimi ve tüketiminde artış eğiliminin sürdüğünü ortaya koyarken, enerji üretiminde fosil yakıtların ağırlığının devam etmesi dikkat çekti. Yenilenebilir kaynakların payındaki artışa rağmen, doğal gaz ve kömürün sistemdeki belirleyici rolü korunuyor.