Emekliye Temmuz zammı ve bayram ikramiyesinde kısıtlı artış

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun mali tablosundaki sert kırılmayı analiz eden SGK uzmanı Özgür Erdursun emeklileri bekleyen sürece dair kritik uyarılarda bulundu. 2025’i kârla kapatmasına rağmen 2026’nın ilk ayında 90 milyar TL’nin üzerinde açık veren SGK’daki bu tabloyu değerlendiren Erdursun; bayram ikramiyelerinde artış yapılmadığını, Temmuz ayında ise zam oranlarının sadece enflasyon farkı ile sınırlı kalabileceğini belirtti.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) mali dengesi, 2025 yılındaki olumlu tablonun ardından 2026 yılına sert bir düşüşle başladı. 2025 yılını 35 milyar TL’den fazla kârla kapatan kurum, 2026 Ocak ayında 90 milyar TL’lik bir açıkla karşılaştı. SGK uzmanı Özgür Erdursun Dünya Gazetesi'nde yazdığı köşe yazısında, bu ani mali bozulmanın emekli maaşları ve bayram ikramiyeleri üzerindeki yansımalarını değerlendirdi.

TEMMUZ AYI BEKLENTİLERİ VE İKRAMİYELER 

Emeklilerin merakla beklediği Temmuz ayı zam oranlarına değinen Erdursun, beklentinin sadece enflasyon farkıyla sınırlı kalabileceğine işaret etti. Erdursun, sürece dair şu ifadeleri kullandı:

"Emekliler Temmuz ayında enflasyon farkı alacak. Bu oranın da ortalama SSK ve Bağ-Kur emeklilerinde %15, memur ve memur emeklilerinde ise %11 civarında olacağını bekliyoruz. Emeklilerin beklentisi ise sadece enflasyon farkı değil aynı zamanda emekli aylıklarının enflasyon farkı dışında güncellenmesi yani arttırılması, fakat bu durumda bunun da zor olduğunu söyleyebiliriz" dedi.

Ayrıca, bayram ikramiyelerinde bir artış yapılmadığını hatırlatan Erdursun, önümüzdeki dönemde de yeni bir artışın öngörülmediğini belirtti.

PRİM GELİRLERİNDE DÜŞÜŞ

Mali tablodaki açığın temel nedeninin gider artışından ziyade gelirlerdeki azalma olduğunu vurgulayan Erdursun, 2025 Aralık ayında 452 milyar TL olan prim gelirlerinin 2026 Ocak ayında 327 milyar TL'ye gerilediğine dikkat çekti. Gider tarafındaki yükselişin emekli aylıklarındaki Ocak zammı nedeniyle öngörülebilir olduğunu ifade eden uzman, yaklaşık 125 milyar TL'lik prim kaybının "doğrudan kasaya giren paranın azaldığını" gösterdiğini altını çizdi.

YAPISAL SORUN RİSKİ 

Erdursun, prim tahsilatındaki bu gerilemenin istihdam kaybı, kayıt dışı ekonomi veya işverenlerin ödeme zorluğu çekmesi gibi derin nedenleri olabileceğini belirtti. Ocak ayındaki bu tablonun tek başına bir alarm olmayabileceğini ancak sürdürülebilirliğin sorgulanması gerektiğini ifade eden Erdursun, şu tespitle değerlendirmesini noktaladı:

"Şayet prim tahsilatında toparlanma görülmezse, karşı karşıya olduğumuz durum geçici değil, yapısal bir sorun olarak değerlendirilmek zorunda kalacak" şeklinde açıklamada bulundu. 

SGK'nın mali durumundaki bu gelişmelerin, emeklilerin refah payı ve ek zam beklentileri üzerindeki etkileri önümüzdeki aylarda açıklanacak verilerle daha net bir şekilde görülecek.