En çok doğum yapan kadının çocuk sayısı akıllara durgunluk verdi

18. yüzyıl Rusya’sında yaşadığı öne sürülen Valentina Vassilyeva, olağanüstü doğurganlık hikayesiyle tarihe geçti. Tekil doğum yapmadığı iddia edilen Vassilyeva’nın yaşamı, bilim dünyasında tartışma konusu oldu.

Rusya’nın Moskova yakınlarındaki Shuya kasabasında 18. yüzyılda yaşadığı öne sürülen Valentina Vassilyeva, tarihin en sıra dışı doğurganlık anlatılarından biriyle anılıyor. Çiftçi bir aileden geldiği belirtilen Valentina’nın, yaşamının önemli bir bölümünü hamilelik süreçleriyle geçirdiği iddia ediliyor.

Valentina Vassilyeva’nın ünü, yalnızca doğum sayısının fazlalığıyla değil, doğumların alışılmışın dışında yapısıyla da dikkat çekiyor. Kayıtlara göre hayatı boyunca çok sayıda doğum yaptığı ve bu süreçte hiçbir kez tekil doğum gerçekleştirmediği ifade ediliyor. Anlatımlara göre 69 çocuğu olan kadının doğumlarının büyük bölümünü ikiz, üçüz ve hatta dördüz gebelikler oluşturuyor.

Bu sıra dışı tablo, günümüzde “hiperovülasyon” olarak bilinen ve birden fazla yumurtanın aynı anda döllenmesiyle açıklanan biyolojik durumla ilişkilendirilmeye çalışılıyor.

BİLİMSEL AÇIDAN ŞÜPHEYLE YAKLAŞILIYOR

Modern tıp uzmanları bu hikayeye temkinli yaklaşıyor. Teorik olarak bir kadının uzun yıllar boyunca doğurgan kalması mümkün görülse de, bu kadar yüksek sayıda çoğul doğumun gerçekleşmesi ve özellikle bebeklerin büyük kısmının o dönemin koşullarında hayatta kalması oldukça düşük bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.

DOĞUMLAR MANASTIR KAYITLARINDA

Valentina’nın doğumları 1783 yılında Nikolskiy Manastırı tarafından tutulan kayıtlarda yer alıyor. Ayrıca bu olağanüstü doğurganlık olayının Rus İmparatoriçesi II. Katerina’ya kadar ulaştığı da rivayet ediliyor.

Buna karşın bazı tarihçiler, dönemin kayıt sistemlerinin kesin doğrulama için yeterince güvenilir olmayabileceğini ve hikayenin zaman içinde abartılmış olabileceğini belirtiyor.

BABAYA DAİR ÇARPICI İDDİA

Anlatının bir diğer dikkat çekici yönü ise Valentina’nın eşi Feodor ile ilgili iddialar. Feodor’un, Valentina’nın ölümünden sonra yaptığı ikinci evlilikten de çok sayıda çocuk sahibi olduğu söyleniyor. Bu durum, bazı yorumlarda olağanüstü doğurganlığın yalnızca anneye değil, baba tarafındaki genetik özelliklere de bağlı olabileceği şeklinde değerlendiriliyor.