En eski yıldız haritası bulundu: Alet kullanmadan çıplak gözle çizildi ama şaşırtıcı derecede doğru

Yaklaşık bin yıllık bir parşömen parçasındaki sır perdesi aralandı. İnsanlık tarihinin en eski yıldız haritası gün yüzüne çıkarıldı.

Stanford Üniversitesi'ne bağlı SLAC Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı'ndaki bilim insanları, astronominin babası olarak bilinen M.Ö. 2. yüzyıl matematikçisi Hipparchus'un binlerce yıldır kayıp olan yıldız haritasını keşfetti.

Antik gökyüzü koordinatları Orta Çağ'a ait dini bir metnin katmanları arasından X-ışını teknolojisi kullanılarak gün yüzüne çıkarıldı. Bilim dünyasını heyecanlandıran bu buluş, antik astronomların büyüteçli aletler olmadan nasıl bu kadar hassas veriler elde edebildiği sorusuna ışık tutuyor.

ÖNCE SİLİNİP SONRA YAZILMIŞ

"Codex Climaci Rescriptus" olarak bilinen el yazması, üzerine yeniden yazılmak için kazınmış bir parşömende bulunuyor.

Orta Çağ'da parşömen üretimi oldukça maliyetli olduğu için (bir kitap için koca bir koyun sürüsü gerekebiliyordu), Mısır'daki Aziz Katerina Manastırı'ndaki keşişler eski materyalleri geri dönüştürüyordu.

Bu vakada, Hipparchus'un orijinal Yunanca astronomik notları; süt veya limon suyuyla ıslatılıp ponza taşıyla kazınarak, 6. veya 7. yüzyılda yaşamış bir keşiş olan Aziz John Climacus'un eserlerinin Süryanice tercümesine yer açmak için silinmişti.

X IŞINI KULLANILARAK ÇÖZÜLDÜ

Araştırma süreci, farklı dönemlerde kullanılan mürekkeplerin özgün kimyasal imzalarına dayanıyor.

Keşişlerin kullandığı üst katman mürekkep demir bakımından zenginken, altta kalan ve yüzyıllardır görünmez bir leke olarak duran Yunanca metin güçlü bir kalsiyum sinyali içeriyor.

SLAC ekibi, X-ışını ışınlarını ayarlayarak bu katmanları birbirinden ayıran elemental haritalar oluşturdu.

Bu süreçte, elektronları neredeyse ışık hızına çıkaran bir parçacık hızlandırıcı (sinkrotron) kullanıldı. Bu sayede, çıplak gözle görülemeyen antik yazılar, üstteki dini metin görüntüyü engellemeden yüksek çözünürlükle okunabilir hale geldi.

'ŞAŞIRTICI DERECEDE DOĞRU'

Laboratuvardaki monitörlerde satır satır beliren antik Yunanca metinlerde bilim insanları, şimdiden "Kova" (Aquarius) takımyıldızının adını ve bu takımyıldız içindeki 'parlak' yıldızların tariflerini tespit etmeyi başardı.

Uzmanlar, Hipparchus’un hiçbir büyüteçli alet kullanmadan, sadece çıplak gözle elde ettiği koordinatların günümüz modern bilimi için bile şaşırtıcı derecede doğru ve hassas olduğunu vurguluyor. Bilim insanları, "Dünyamız hakkında bildikleri inanılmazdı" diyerek antik düşünürlerin ulaştığı seviyeye dikkat çekiyor.

ASIRLIK TARTIŞMA SON BULDU

Keşif aynı zamanda bilim tarihindeki asırlık bir tartışmaya da son veriyor. Yıllardır tarihçiler, ünlü Romalı astronom Ptolemaios'un (Batlamyus) yıldız kataloğunu Hipparchus'un çalışmalarından çalıp çalmadığını tartışıyordu.

SLAC taramalarından elde edilen yeni veriler, Ptolemaios'un bazen Hipparchus’un verilerini kullandığını ancak bunları diğer kaynaklarla sentezlediğini kanıtlıyor. Araştırmacılar bunun bir intihal değil, verileri birleştirerek en iyi sonuca ulaşma çabası, yani gerçek bir bilimsel süreç olduğunu ifade ediyor.

YENİDEN İNŞA EDECEKLER

Bu hassas süreçte, Müze of the Bible tarafından sağlanan 11 sayfalık parşömen, nem kontrollü özel çantalarda ve elden taşınarak laboratuvara ulaştırıldı.

Parşömenlerin zarar görmemesi için her bir X-ışını darbesi sadece bir insan saçı genişliğindeki noktaya odaklanırken, radyasyon dozu tıbbi bir röntgen filmi seviyesinde tutuldu. Çalışmanın bir sonraki aşamasında antik Yunanca uzmanları, bu koordinatları ve tanımları titizlikle çevirerek 'astronominin babası' Hipparchus’un kayıp kataloğunu tamamen yeniden inşa edecek.