En fazla elektrik harcayan cihaz belli oldu: Tüm beyaz eşyaları geride bıraktı
Yaz aylarında yüksek elektrik faturalarının sorumlusu olarak genellikle klimalar görülse de arka planda kesintisiz çalışan bir başka cihazın enerji tüketimi beyaz eşyaları geride bırakıyor. Uzmanlar, banyo ve mutfaklarda yer alan termosifonların doğru kullanılmadığında yıllık bütçeye büyük bir yük getirdiğine dikkat çekiyor.
Yaz sezonunun açılmasıyla birlikte hanelerdeki enerji tüketimi tartışmalarında odağın büyük kısmı klimalara kayıyor. Ancak yapılan tüketim analizleri, evlerde sessizce çalışan ve faturadaki payı çoğunlukla gözden kaçan bir başka donanıma işaret ediyor: Termosifonlar.
Mutfakta ya da banyoda konumlandırılan bu su ısıtıcıları, buzdolabı veya çamaşır makinesi gibi dönemsel ya da belirli periyotlarla yoğunlaşan bir çalışma prensibine sahip değil.
İçerisindeki rezistans vasıtasıyla suyu ısıtan cihaz, termostat düzeni nedeniyle bu sıcaklığı sabit tutmak adına gün boyunca defalarca devreye girip çıkıyor. Musluk açılmasa dahi tanktaki suyun zamanla soğuması, cihazın sürekli bir ısı koruma mesaisi harcamasına ve dolayısıyla tüketimin zamana yayılarak büyümesine neden oluyor.
BEYAZ EŞYALARI GERİDE BIRAKIYOR
Enerji verimliliği çalışmalarına göre termosifonlar, anlık güç tüketiminden ziyade "süreklilik" esasıyla çalıştığı için yıllık toplamda fırın, çamaşır makinesi ve hatta buzdolabının önüne geçebiliyor.
Standart evsel kullanımlara göre hazırlanan yıllık enerji tüketim kıyaslaması şu şekildedir:
100 Litrelik Termosifon: Kullanım yoğunluğuna ve hane nüfusuna bağlı olarak yıllık ortalama 2.200 ile 2.900 kWh (kilovatsaat) elektrik tüketiyor.
Buzdolabı: 7/24 prizde kalmasına karşın, gelişen kompresör teknolojileri sayesinde yıllık bazda termosifonun gerisinde bir grafik çiziyor.
Çamaşır Makinesi: Günlük tek çalıştırma periyoduyla yıllık tüketimi birkaç yüz kilovatsaat düzeyinde kalıyor.
Fırın: Kısa süreli kullanıldığı için yıllık toplam tüketim listesinin en alt sıralarında yer alıyor.
İklimlendirme ve ana ısıtma sistemleri genel enerji tüketiminde ilk sıradaki yerini korurken, termosifonlar günlük ev cihazları arasında en yüksek maliyet kalemlerinden biri olarak öne çıkıyor.
KİREÇLENME FAKTÖRÜ MALİYETİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR
Termosifonların performansını ve enerji tüketimini etkileyen en önemli çevresel faktörlerin başında suyun sertlik derecesi geliyor. Türkiye genelinde pek çok bölgede şebeke suyunun yüksek kireç oranına sahip olması, cihazın iç mekanizmasında deformasyonlara yol açıyor.
Zamanla rezistansın üzerinde biriken kireç tabakası, ısı transferini engelleyen bir bariyer oluşturuyor. Kireçlenen rezistans, suyu hedef dereceye ulaştırabilmek için normalden çok daha uzun süre çalışmak zorunda kalıyor ve bu durum faturalara doğrudan artış olarak yansıyor.
TÜKETİMİ KONTROL ALTINA ALMAK İÇİN ALINABİLECEK ÖNLEMLER
Cihaz değişimi yapmadan, sadece kullanım alışkanlıklarını değiştirerek termosifon kaynaklı elektrik tüketimini dengeli bir seviyeye çekmek mümkün. Sektör temsilcileri ve enerji uzmanları şu yöntemleri öneriyor:
Zaman Saati Entegrasyonu: Termosifonu gün boyu kesintisiz açık tutmak yerine, harici bir zaman ayarlı priz kullanarak sadece ihtiyaç duyulan saatlerden (örneğin duş öncesi) 1-2 saat önce çalışmasını sağlamak tüketimi önemli ölçüde azaltıyor.
İdeal Sıcaklık Ayarı: Cihazın sıcaklık değerini 50 ile 55 derece arasında sabitlemek, hem gereksiz enerji harcanmasını önlüyor hem de kireçlenme hızını yavaşlatıyor. Ayrıca 50 derece ve üzeri sıcaklıklar, su deposunda bakteri üremesini engellemek için hijyenik açıdan güvenli sınır kabul ediliyor.
Periyodik Rezistans Temizliği: Özellikle sert su bölgelerinde cihaz rezistansının yılda bir kez temizlenmesi veya şebeke girişine filtre takılması, cihazın fabrika çıkışındaki verimlilik değerlerini korumasına yardımcı oluyor.