Enflasyonu 40’ın altına indirebilirler ama gerisi yine zor

Ekonomi yönetiminin yaptığı son düzenlemeyle, pazartesi günü açıklanacak yıllık enflasyonu yüzde 40’ın altına indirmeyi amaçladığı ortaya çıktı.

Böylece, Erdoğan’a söz verdikleri faiz indirimine, piyasaların tepkisi olmadan, devam edecekler. Şimdi indirseler sonrası da zor olacak. Çünkü 40’ın altına inecek enflasyonun, mart sonunda fazla inmesi de mümkün gözükmüyor.

Bu kez nisan için söz verdikleri faiz indirimini yapmakta zorlanacaklar. Özetle; enflasyonla mücadelede güven vermeden enflasyonu indirmeleri, yani söz verdikleri seri faiz indirimlerini yapmaları çok zor.

Merkez Bankası’nın eski Araştırma Müdürü Çağrı Sarıkaya, enflasyonda hangi oranda takılacağımıza ilişkin, sosyal medya hesabından, yaptığı hesaplamayı paylaştı. Özetle; “Her yarıyıl başında yapılan kamu zamlarının, yeni maaş zammı olmasa bile, takip eden aylarda enflasyonu yükselttiğini” söylüyor. Buradan yola çıkarak da yıllık enflasyonun mevcut koşullarda, 30’un hemen altında takılı kalacağını tahmin ediyor.

Sarıkaya, geçen hafta düzeltilip tekrar yayımlanan sağlık uygulama tebliğinin etkisiyle, “Şubat ayı enflasyonunun yüzde 2.8, şubat sonu yıllık enflasyonun da yüzde 39.8’e inebileceği” hesabını paylaştı. Daha önce bazı yabancı bankalar da, yüzde 3.5 beklenen şubat enflasyonunun, yeni düzenleme ile yüzde 2.7’ye kadar inebileceğini söylemişlerdi.

EKONOMİ YÖNETİMİ İNANDIRICI OLAMADIĞINI BİLİYOR

Bu hesaplar ekonomi yönetiminin “pişkin bir biçimde”, çıkardıkları tebliği bir ay geçmeden tekrar neden değiştirdiklerini ortaya koyuyor. Amacın faiz indirimi için zemin hazırlamak için, şubat ayı enflasyonunu düşük çıkarmak olduğu da iyice ortaya çıkıyor.

“Pişkin” diyoruz, çünkü kamu yöneticilerinin bir ay içinde çıkardıkları tebliği sil baştan değiştirmesi, aslında o yöneticilerin beceriksizliğini gösterir. Eğer çıkardıkları tebliğin etkisini hesaplayamıyorlarsa, bu işi yapmalarının bir anlamı da kalmaz. AKP döneminde alıştık ama bu hatalar normal dönemlerde affedilecek bir bürokrasi hatası değildir.

Diyebilirsiniz ki; “Sağlık Bakanlığı’nın ekonomi yönetimine sormadan yaptığı bir iş” olabilir. Zaten ekonomi yönetimi de bu yönde görüş belirtiyor. Ancak bu yapılan hatayı hafifletmiyor; aksine ekonomi yönetiminin koordinasyonu sağlayamadığını gösteriyor. Yani “bunun koordinasyonunu bile yapamıyorlarsa, nasıl olup da enflasyonu tek haneye indirebilecekler” düşünsenize...…

Ayrıca; bilerek ya da bilmeden yaptıkları bu hatayı, düzeltmek yerine savunmaları çok daha uygun olabilirdi. “Bunun tek defalık bir enflasyon artışı olduğunu”, “bunun kalıcı olmayacağını”, “başka fiyatları etkilemeyeceğini” söylemeleri daha doğru olabilirdi. Ayrıca “bu tebliğ ile bütçe açıklarının düzelteceklerini, bunun da enflasyonla mücadeleye ek katkı vereceğini” söyleyebilirlerdi. Buradan doğan açık şimdi neyle
karşılanacak?

Asıl büyük sıkıntılar da işte burada ortaya çıkıyor. Birincisi; bunu akıl edemeyişleri, yani bu konudaki beceriksizlerini ortaya koymaları.

Sorunun temelinde ise “ekonomi yönetimine güven olmaması” yatıyor. Bu argümanları açıklayıp ikna etmeleri doğrusu olur, bu iletişimle faiz indirimini makul hale getirebilirlerdi. Ancak piyasalar üzerinde itibarları olmadığı için, belli ki buna cesaret edemediler.

Yine aynı noktaya geliyoruz; “Güven sağlayamayan bir ekonomi yönetimi ve iktidar anlayışıyla enflasyonu tek haneye indirmek mümkün değil”.

Yazarın Diğer Yazıları