Dudak ısırtan gösteriş yatırımları. Lider şişiren süslü törenler. ‘Dünya devleti olduk’, ‘Dünya lideri çıkardık’ desinler diye NATO toplantısı için özel pist döşemeler. Sadece temsil ve ağırlamaya 1 milyar lira savurmalar. Ankara’da Pentagon’dan 3 kat, NATO karargahından ise 4 kat daha büyük “Ay Yıldız Müşterek Karargahı” yapmalar.
Övünme şahane!
Enkaz büyüyor.
★★★
Ankara’da “Savunma Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı’nın Merkez Karargah Binası Ay Yıldız” ile ABD’yi geçeceğiz, dünyanın en büyüğü olacağız.
ABD milli geliri:
31 trilyon dolar.
Türkiye milli geliri:
1.6 trilyon dolar.
Böylece yıllık milli gelir üretiminde “Türkiye’den yaklaşık 19 kat daha büyük olan ABD’yi askeri karargah büyüklüğünde 3 misli geçmiş” olacağız.
★★★
Hangi hesap yapıldı?
Hangi akıl karar verdi?
Niçin bu kadar büyük?
Açık kaynaklardan okuyup öğrendiğim bilgilere göre Toplu Konut İdaresi, ihaleyi, iktidarın gözde holdinglerinden biri olan Rönesans’ın inşaat şirketine verdi. 30 Ağustos 2021’de temeli atıldı. Amerikalılar Pentagonlarını İkinci Dünya Savaşı sonrasında 83 milyon dolara (bugünün satın alma gücüyle kabaca 1.5- 2 milyar dolar) mal etmişlerdi.
★★★
Bizim “Ay Yıldız Müşterek Karargahını” kaç milyar dolara mal edeceğimiz bilinmiyor. Güvenlik sırrı olarak gizli tutuluyor. 12 milyon metrekare yerleşke alanı üzerine yaklaşık 2 milyon metrekare kapalı inşaat, 2 milyon metreküp beton, 125 bin ton çelik, 25 kilometre yüksek kalitede iç yol, 6 bin 400 araçlık kapalı oto park, çok sayıda teknik tesis, güvenlik altyapısı, komuta kontrol merkezi, 3 bin 200 kişilik 5 konferans salonu üzerinden hesap yapanlar, Karargahın 7 milyar dolar ile 9 milyar dolar arasında bir harcamayla biteceğini söylüyorlar. Amerikalılar, Pentagonlarını, bugünkü satın alma gücü hesabıyla, 2 milyar dolara mal etti. Biz, 9 milyar dolara mal edeceğiz.
Övüneceğiz!
★★★
Sadece karargahta değil.
Her alanda harcama bol.
Fakat enkaz büyüyor.
Cari açık hızla şişiyor.
Dış borç ölçüsü kaçtı.
Dış borç kabarıyor.
★★★
Türkiye pahalı ülke oldu.
Tekstilini Mısır’a kaptırdı.
Turistini de Mısır’a...
Sanayi fabrikaları, düşük ve orta teknoloji tuzağına saplandılar, çıkamıyorlar. İthal ara malına dayalı sanayi yapısı devam ediyor. Türkiye “net ihracatını artıran ülke” olamadı.
★★★
Türkiye, vatandaşa yüksek vergi bindiren, zenginlerine ise yüksek faiz yoluyla gelir transfer eden ülke oldu. Bu yılın ilk altı ayında bütçeden faize giden para 1.5 trilyon lirayı geçti. Devlet, “yatırıma 1 fakat faize 5.5 ayırır” hale geldi. Hazine, bu yılın ilk 6 ayında yüzde 69 faiz ödeyerek 3 trilyon lira borçlandı.
Yüksek faiz veriyor.
Lira borçlanıyor.
Yüksek faiz veriyor.
Altın borçlanıyor.
Yüksek faiz veriyor.
Dolar borçlanıyor.
Türkiye dünyada en yüksek faizle borçlanan ülke oldu.
★★★
Enflasyon inmiyor.
Enflasyon altında yoksullaşan kesimin kredi kartı borcu 6 milyar TL’yi geçti. En büyük banknot paramız 200 TL, en düşük paramız oldu. 200’lük banknotun dolaşımdaki payı yüzde 89’a çıktı. 100 TL’lik banknotun payı yüzde 8’e, 20’lik banknot yüzde 1’e indi. 10 TL kağıt parayı dilenciye uzatsan hakaret sayıyor. Bütçe açığı, cari açık, yatırım açığı, ahlak açığı, adaletimizdeki büyük açık, yönetim açığı kol kola verdiler. Ekonominin karnında “yüzde 25 oranında devalüasyon ve yüzde 40 oranında enflasyon” şişiyor.
Enkaz büyüyor!
PORTAKAL SANDIĞI ÜSTÜNDEN
Soğanımızı NATO gücüyle değil kendi öz gücümüzle korumaya aldık!
Marketlerde ve semt pazarlarında kuru soğanın kilosu 75 liraya kadar yükseldi. Mutfağın temel gıdası kuru soğan bu kadar artınca Ticaret Bakanlığı, “NATO gücüne gerek duymadan kendi öz gücümüzle” kuru soğanımızı korumaya aldı (!) Soğan ithalatında yüzde 49.5 olan gümrük vergisini yüzde 5’e indirdi. Böylece ucuza gelecek olan yabancı ve ithal soğanı çekiç yapıp, yerli ve milli soğanın başına indirdi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi, bakanlar, “hem soğan üreticisi çiftçiyi ve hem de soğanı tüketen şehirliyi koruyacak bir yol, yöntem” bulamadı. Ama gösteriş yatırımında çok iyi!