Erciyes'te devasa dağın tepesindeki sır karlar eriyince açığa çıktı
Kayseri'de elde edilen görüntüler Erciyes'teki devasa Lifos Dağı'nın tepesinde ilgi çekici bir keşfe imza atıldı. Havaların ısınmaya başlaması ile birlikte karlı dağların tepesindeki soğuk iklim de değişmeye başladı. Dağların tepesindeki karlar erimeye başladığında şaşırtıcı bir sır kapısı aralandı.
Kayseri’den gelen son görüntüler, tarih dünyasını heyecanlandıran muazzam bir gizemi açığa çıkardı. Hacılar ilçesinde, Erciyes Dağı’nın hemen kuzeyinde yükselen 2 bin 509 metre yükseklikteki Lifos Dağı'nda karlar eridi. Binlerce yıl boyunca zirvede saklı kalan devasa surlar, saray temelleri ve yerleşim kalıntıları, beyaz örtünün kalkmasıyla drone kameraları tarafından ilk kez bu kadar net görüntülendi. Yapılan ilk incelemeler, bu alanın sıradan bir kale değil, antik dönemin en gizemli inanç merkezlerinden biri olduğunu gösteriyor.
ERCİYES DAĞI'NI TANRI OLARAK KABUL ETMİŞLER
Tarihçi-yazar Halit Erkiletlioğlu, bu gizemli zirveyi günümüzün Vatikan’ına benzetiyor. Antik çağda bu bölgenin "devlet içinde bir devlet" gibi bağımsız bir tapınak şehri olduğunu belirten Erkiletlioğlu, o dönemin Pagan inananlarının buraya adeta "hacı olmak" ve günahlarından arınmak için geldiklerini ifade ediyor. Antik dünyada Erciyes Dağı kutsal bir tanrı olarak kabul edildiği ve paraların üzerine resmi basıldığı için, insanlar tanrıya olabildiğince yakın olmak istemişler. Bu yüzden tapınak şehrini Erciyes’in hemen önündeki en yüksek zirveye, muhtemelen de Baş Tanrı Zeus adına inşa etmişler.
Şehrin mimari yapısı, gökyüzünün ortasında büyüleyici bir mühendislik barındırıyor. Tam 74 bin 300 metrekarelik devasa bir krater düzlüğünü kaplayan bu tapınak şehri, harç kullanılmadan üst üste yığılan taşlarla yapılmış 1 kilometre uzunluğunda surlarla korunuyor. Kuzey tarafı tamamen uçurum olan şehre sadece güneydeki patika bir yoldan ulaşılabiliyor. Doğudan batıya dikdörtgen şeklinde uzanan bu dev yapıda, askeri bir dehayla her 66 metrede bir savunma burcu yerleştirilmiş. İçeride bulunan büyük saray temelleri ve yaşamın sürekli olduğunu kanıtlayan 4 adet büyük su sarnıcı, buraya zamanında çok ciddi bağışlar aktığını ve zengin bir nüfusa ev sahipliği yaptığını gösteriyor.
DENİZ AVCILARININ KISKACINA KARŞI ACİL KORUMA ÇAĞRISI YAPILDI
Anadolu tarihi için Kültepe’den sonraki en eski yerleşimlerden biri olmaya aday bu gökyüzü şehri, ne yazık ki bugünlerde büyük bir tehlikeyle karşı karşıya. Karların erimesiyle tüm yapıları korumasız şekilde ortada kalan antik kent, define avcılarının kaçak kazılarıyla kontrolsüzce tahrip ediliyor. Uzmanlar, Türkiye turizmine muazzam bir zenginlik katacak olan bu sırlı tapınağın daha fazla zarar görmeden acilen koruma altına alınması ve profesyonel arkeologlar tarafından kapsamlı bir kazı çalışmasıyla tarihe kazandırılması gerektiğini vurguluyor.