Erdoğan'dan Brüksel'e 'Made in Europe' mektubu

Avrupa Birliği'nin peş peşe imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmaları Türkiye'de derin bir rahatsızlığa neden olurken, AB'nin kamu ihalelerinde 'Made in Europe' kuralını uygulamaya karar vermesi taraflar arasında görünmeyen krizi derinleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 4 Aralık 2025'te Brüksel'e hitaben kaleme aldığı mektupta, 'Made in Europe' uygulamasına yönelik endişelerini dile getirdi.

Avrupa Birliği (AB) ve Hindistan arasında serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin olumlu sonuçlanmasının ardından Güney Amerika ülkelerine ek olarak Hindistan ürünleri de AB pazarında avantajlı gümrük tarifelerinden yararlanacak.

Söz konusu durumun Türkiye'nin ticaret dengesini olumsuz etkilemesi beklenirken, AB ile yürütülen üyelik süreçlerinde imzalanan 6 Mart 1995 tarihli Gümrük Anlaşması gün geçtikçe işlevini kaybetmeye devam ediyor.

ERDOĞAN, BRÜKSEL'E ENDİŞELERİNİ BİLDİRDİ

Türkiye'nin anlaşmanın revize edilmesine yönelik taleplerine Avrupa kulak kapatırken, Middle East Eye'ın haberine göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen ay Avrupa Komisyonu Başkanı’na gönderdiği mektupta kamu ihalelerinde “Made in Europe” otomotiv ürünlerine öncelik tanıyacak yeni AB düzenlemesine ilişkin endişelerini iletti.

Konuyla ilgili bilgi sahibi yetkililer, Middle East Eye’a (MYY) Erdoğan’ın mektubu 4 Aralık’ta gönderdiğini söyledi. Yetkililere göre mektup, Ankara’nın Türkiye’nin bu tür girişimlerde “üçüncü ülke” konumunda değerlendirilmesinin bölgesel değer zincirleri ile Türkiye-AB Gümrük Birliği açısından riskler yaratacağı yönündeki uyarısının parçası.

TÜRKİYE KAPSAM DIŞI BIRAKILDI

Türkiye ve Avrupa Birliği arasında 1995’ten bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği anlaşması, sanayi ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsarken; hizmetler, dijital ticaret ve ham tarım ürünlerini dışarıda bırakıyor. Türkiye ve AB arasındaki ticari ortaklığın en güçlü ayağını ise otomotiv sektörü oluşturmakta. 2025 verilerine göre Türkiye, toplam otomotiv ihracatının %72’sine denk gelen yaklaşık 30 milyar dolarlık satışı AB pazarına gerçekleştirdi.

AB’nin yeni taslak düzenlemesi, ürünlerde belirli oranda "Avrupa menşeli" içerik şartı arıyor. Ancak "Made in Europe" tanımı şimdilik sadece AB üyeleri ile İzlanda, Norveç ve Lihtenştayn’ı (Avrupa Ekonomik Alanı) kapsarken, Türkiye bu tanımın dışında tutulmakta. Serbest ticaret anlaşması olan ülkeler için bazı istisnalar öngörülse de durum belirsizliğini koruyor.

Middle East Eye’a konuşan kaynaklar, düzenlemenin yasalaşmasının bir yılı bulabileceğini ve Türkiye’nin AB ile olan derin ekonomik bağları sayesinde istisna kapsamına alınabileceğini belirtiyor. Ancak sektör temsilcileri için ciddi bir uyarı da var: Türk şirketlerinin lobi faaliyetlerinde geç kaldığı ve yıllarca sadece devlet kanallarına güvendiği vurgulanıyor. Uzmanlar, Türk firmalarının artık ABD veya Çinli rakipleri gibi doğrudan ve kesintisiz lobi yapması gerektiğinin altını çiziyor.