Erdoğan'ı yenecek isim kim? İmamoğlu mu, Fidan mı, Bilal Erdoğan mı?

Aksoy Araştırma Başkanı Ertan Aksoy , 25 yıllık kuşak değişimini yorumlayarak; Erdoğan'ı yenecek adaylar değerlendirmesi yaptı. İmamoğlu–Fidan–Bilal Erdoğan analizi yapan Aksoy, Ekrem İmamoğlu’nun öne çıktığını belirtti.

Aksoy Araştırma Genel Müdürü Ertan Aksoy, iktidarın iç dinamiklerini değerlendirerek siyasette yaklaşık 25 yılda bir kuşak değişimi yaşandığını söyledi. Aksoy, İsmet Paşa–Ecevit ve Erbakan–Erdoğan örneklerini hatırlatarak İmamoğlu'na dikkat çekti.

'İMAMOĞLU, ERDOĞAN’IN GERİSİNE DÜŞMEDİ'

Aksoy Araştırma Genel Müdürü Ertan Aksoy, iktidarın iç dinamiklerini değerlendirdi. Aksoy, yapılan ölçümlerde Ekrem İmamoğlu’nun 2019 Eylül ayından bu yana Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerisine hiç düşmediğini belirtti. Aksoy’a göre iktidarın yargı hamleleri de bu tabloyla bağlantılı; baskının temel motivasyonu, “yenilgi korkusu” olarak okunabilir.

'BİLAL ERDOĞAN: LİDERLİK DEVRİ'

Aksoy, Bilal Erdoğan’ın son dönemde artan profilini doğrudan bir “liderlik devri” olarak görmediğini söyledi. Bu durumu iktidarın zamanla çevresine olan güveninin azalması ve “aileye doğru kapanma” eğilimiyle ilişkilendiren Aksoy, Türkiye sosyolojisinde babadan oğula geçişin güçlü bir karşılık üretmesinin zor olduğunu savundu.

'HAKAN FİDAN: MALİYETLER KURMAYLARA YAZILIR'

Aksoy, Hakan Fidan’ın toplumsal karşılığının yüksek olduğunu belirtirken, lider partilerinde kurmayların her zaman risk altında bulunduğunu vurguladı. “Cirolar lidere, maliyetler kurmaylara yazılır” kuralını hatırlatan Aksoy, Fidan’ın çok güçlendiği bir eşikte sistem tarafından pasifize edilme ihtimalinin artabileceğini dile getirdi.

'2027 YOLUNDA MUHALEFET...'

Aksoy’a göre muhalefet, “Erdoğan aday olamaz” gibi hukuki tartışmalara yaslanmak yerine, sahada kazanacak bir “kurmay planı” ile ilerlemeli. Seçimlerin yalnızca isimlerle değil, somut kalkınma ve refah politikalarıyla kazanılacağını belirten Aksoy, iktidarın kendini “iş konuşan”, muhalefeti ise “hak arayan” pozisyonuna sıkıştırmaya çalıştığını söyledi. Bu baskıyı kırmanın yolunun da toplumun önüne reel, inandırıcı bir gelecek vizyonu koymaktan geçtiğini vurguladı.