Eriyen buzullar gizli bir tehdidi ortaya çıkardı

Dünya genelinde hızla eriyen buzullar, sadece deniz seviyelerinin yükselmesine neden olmakla kalmıyor, aynı zamanda binlerce yıldır buzun içinde hapsolmuş tehlikeli genetik materyalleri de gün yüzüne çıkarıyor. Bilimsel araştırmalar, buz kütlelerinin antik dönemlerden kalan antibiyotik direnç genlerini barındıran devasa birer depolama alanı olduğunu ortaya koyuyor.

Earth.com bilimsel dergisinde yayımlanan son çalışmaya göre, buzulların erimesi sadece yerel ekosistemleri bozmakla kalmayıp, küresel epidemiyolojik tabloyu da değiştirebilir. Binlerce yıl boyunca biyolojik materyalleri muhafaza eden doğal bir dondurucu görevi gören buzullar, ısınmayla birlikte bu genetik arşivi aktif bir yayılım kaynağına dönüştürüyor.

BUZULLARIN GENETİK ARŞİVİNDEKİ SİNSİ RİSK

Çalışmanın başyazarı Guangnan Mao'nun açıklamalarına göre, buzullar antibiyotik direncine dair genleri barındıran kritik birer biyolojik kaynak niteliği taşıyor. Kamuoyunda yaygın olan inanışın aksine, antibiyotiklere dirençli "süper mikroplar" sadece modern tıp ve tarımdaki ilaç kullanımıyla ortaya çıkmıyor.

Doğada, insan müdahalesi olmadan kendiliğinden oluşmuş pek çok direnç geni bulunuyor ve bu genler buzullarda büyük miktarlarda korunabiliyor. Erime sularıyla birlikte serbest kalan bu genetik materyaller, buzullardan beslenen akarsular ve göller aracılığıyla ekosistemin geri kalanına karışıyor.

İÇME SUYU KAYNAKLARI TEHDİT ALTINDA

Buzul sularıyla beslenen nehirler ve göller, dünya genelinde milyonlarca insan için temel su kaynağı oluşturuyor. Direnç genlerinin bu sistemlere dahil olması, modern bakterilerle etkileşime girmelerine ve mikrobiyal topluluklar içinde hızla yayılmalarına zemin hazırlıyor.

Mikrobiyal dünyada genlerin sadece üreme yoluyla değil, organizmalar arasında doğrudan aktarılabiliyor olması, bu direnç genlerinin yayılım hızını artırıyor. Bilim insanları, bu sürecin modern tıbbın enfeksiyonlarla mücadelesini zorlaştırabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.

SÜPER MİKROPLAR İÇİN TEHLİKELİ KOMBİNASYONLAR

Araştırmacılar, buzulların doğrudan süper mikroplar ürettiğini iddia etmese de, serbest kalan direnç genlerinin hastalık yapma potansiyeli yüksek bakterilerle buluşmasının büyük bir risk teşkil ettiğini vurguluyor. Bu karşılaşma, mevcut antibiyotiklerin etkisiz kalacağı tehlikeli bakteri kombinasyonlarının oluşma ihtimalini artırıyor.

Küresel ısınmanın devam etmesi, bu antik genetik materyallerin daha fazla salınmasına neden olacak. Uzmanlar, buzullardaki bu gizli tehdidin kontrol altına alınabilmesi için iklim değişikliğiyle mücadelenin ve su kaynaklarındaki mikrobiyal izleme çalışmalarının hayati önemde olduğunu belirtiyor.