Eski Sarıyer Belediye Başkanı'na 7 yıl 6 ay hapis cezası

Eski Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç'e 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

Eski Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç'in de aralarında bulunduğu 25 sanıklı "Kazova Tekstil" davasında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, kararını açıkladı. Abdullah Der, Deniz Kutlu, Hatice Yazlık ve Haydar Özgül’ün beraatına karar veren heyet, “Terörizmin Finansmanın Önlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalafet” suçlamasıyla Kalender Özdemir ve İsmail Erdem hakkında 6 yıl 3 ay; Mahmut Serdar Kızılay ve Şükrü Genç hakkında ise 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmetti. İsmail Erdem ve Kalender Özdemir’in hükümle birlikte tahliyesi karar verildi.

Eski Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ve yardımcısı İsmail Erdem’in de aralarında bulunduğu 5'i tutuklu 25 kişinin, “Kazova Tekstil üzerinden 2013-2014 yıllında DHKP-C’ye finansman sağladıkları” iddiasıyla yargılandıkları davanın karar duruşması, İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

“Ben suçlu değilim; terörizmle ilgili hiçbir cümle kurulamaz”

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in de takip ettiği duruşmada sanıklara son sözleri soruldu. Tutuklu sanık İsmail Erden, şöyle konuştu:

“Söylenecek her şey söylendi. Benimle ilgili söylenen her şey yok hükmündedir. Bilerek ve isteyerek kimseyle iletişimde bulunmadım, suç işlemedim. Bu görevimde gece gündüz çalıştım. Bu yaşıma geldim, herhangi bir terör örgütüyle iletişime geçmedim. Benim 11 aydır burada olmam aileme ve ülkeme zarar veriyor. Biz üreten insanlarız. Ben suçlu değilim; terörizmle ilgili hiçbir cümle kurulamaz. Sadece tek bir şeyi kabul ediyorum: Evet, biz bir ihale yaptık. Onca yaptığımız işten biridir ama en küçüğüdür.”

“Ben suçsuzum ve hayati riskim var”

Kalender Özdemir ise şunları söyledi:

“12 celsedir suçsuzluğumuzu ispat etmeye çalışıyoruz. Hiçbir suçlamada bile yer almadım. Benim yaşantım bellidir. Böyle bir örgütün finansmanına destek sağlamadım. Bu suçların hiçbirini işlemedim. 4,5 ay önce kalp krizi geçirdim. Üç damarım değişti. Ben suçsuzum ve hayati riskim var.”

“Özgürlüğümü istiyorum”

Şükrü Genç de son sözlerinde şu ifadelere yer verdi:

“İnşallah son sözümüz olur ama bizim sonumuz olmaz. Temel'e idam cezası vermişler, 'son sözün ne?' demişler; 'ha bu bana ders olsun' demiş. Ben buradan nasıl ders çıkaracağımı bilmiyorum. Tam 316 gündür tutukluyum. Her daim serzenişte bulunduğum bir suçtan cezaevindeyim. Vatandaş adalete güvenmezse tutunacak dalı kalmaz. Ben umudumu hiç kaybetmedim. Hak ve hukukun mutlaka tecelli edeceğini biliyorum. İçinde bulunduğum sağlık sorunlarımın daha da artabileceği endişesini yaşadım. Eğer bir umutsuzluğum olsaydı buralara kadar gelemezdim. Davamıza benzer bir davada çok güzel bir söz vardı. Bir avukat demişti ki: 'Son söz olamaz; biz hukukçular yaşadıkça konuşmalıyız. Son söz ancak sizde olabilir' Sayın Başkanım, son söz sizlerindir. İnancım, bizleri sarıp sarmalayacaktır. Özgürlüğümü istiyorum.”

4 beraat, 2 tahliye kararı

Mahkeme heyeti duruşmaya 15 dakikalık ara verdi. Aranın ardından kararını açıklayan heyet; Abdullah Der, Deniz Kutlu, Hatice Yazlık ve Haydar Özgül’ün beraatına karar verdi.

Ayrıca “Terörizmin Finansmanın Önlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalafet” sulamasıyla Orhan Beğenmiş, Mehrali Seçme, Erdoğan Yıldız, Abdurrahman Emin hakkında 1 yıl 13 ay; Zafer Eskiköy, Sinan Çetiz, Necati Demirci, Muhittin Yetimler, Melih Morsünbül, Kaya Emir Dönmez, Kalender Özdemir, İsmail Yalnız, İsmail Erdem, Haydar Battal hakkında 6 yıl 3 ay; Mahmut Serdar Kızılay ve Şükrü Genç hakkında ise suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildi. Sanıklar İsmail Erdem ve Kalender Özdemir’in hükümle birlikte tahliyesi karar verildi.

Genç; parkinson, şeker hastası ve kolon kanseri

Genç’in (71) sağlık durumu hakkında avukatı Hüseyin Cengiz, Genç’in parkinson ve şeker hastası olmasının yanı sıra kolon kanseri olduğunu; ancak tutuklandığı için kanser tedavisine devam edemediğini aktarmıştı. “Bundan sonra iki seçenek var” diyen Cengiz, “Dosyada bulunan tüm raporlara, cezaevi revirinde yapılan muayenelere, Adli Tıp Kurumu’nda yapılan incelemelere rağmen Şükrü Genç tutuklu olarak yatacak ve içeride yavaş yavaş ölecektir. İkinci seçenek hastalığı sabit, tedavisi gerekli 70 yaşının üzerinde bir kişinin içeride tutulması yerine serbest bırakılmasıdır” demişti.