Everest'in tepesindeki uyuyan dev uyandı
Yapılan araştırmalar, Everest Dağı’nın en yüksek noktasındaki buzulların 1990’dan bu yana 55 metre inceldiğini saptadı. Katmanlar arasında binlerce yıldır hapsolmuş olan polenler, bakteriler ve mantar sporları çevreye salınmaya başladı.
Bilimsel araştırmalar, Everest Dağı'nın en yüksek noktasında bulunan Güney Geçidi Buzulu'nun son 25 yıl içerisinde kritik düzeyde kütle kaybettiğini ortaya koydu. Elde edilen verilere göre, yaklaşık 2.000 yılda oluşan buzul tabakası, 1990’lı yılların sonundan itibaren 55 metre inceldi. Bu veriler, buzulun oluşum sürecine oranla yaklaşık 80 kat daha hızlı eridiğini gösteriyor.
MİKROORGANİZMALAR ORTAYA ÇIKIYOR
Buzul tabakalarının erimesiyle birlikte, on binlerce yıl boyunca buzun içinde hapsolmuş olan organik maddeler serbest kalıyor. Yapılan incelemeler, eriyen katmanlarla birlikte şu unsurların açığa çıktığını doğruluyor:
Polenler: Binlerce yıl öncesine ait bitki örtüsü kalıntıları.
Bakteri ve virüsler: Aşırı soğuk ortamda metabolizmaları durmuş halde saklanan mikroorganizmalar.
Mantar sporları: Uygun sıcaklık ve sıvı su ile karşılaştığında tekrar aktifleşebilen biyolojik yapılar.
ISI DENGESİ DEĞİŞİYOR
Araştırmacılar, buzul kaybının bölgedeki ısı dengesini değiştirdiğini belirtti. Kar ve buz tabakasının eriyerek yerini koyu renkli kayalık yüzeylere bırakması, yüzeyin güneş ışığını yansıtma kapasitesini düşürüyor. Koyu renkli yüzeylerin daha fazla güneş enerjisi emmesi, yerel sıcaklık artışını tetikleyerek erime sürecini hızlandırdı.
Ayrıca, bölgedeki tatlı su döngüsünün bozulması, bu kaynaklara bağımlı olan ekosistemler için uzun vadeli riskler barındırıyor.