Eyfel Kulesi'nden uzun 13 milyar dolarlık yüzen şehir: 4.500 kişi yaşıyor!
Eyfel Kulesi'nden uzun, 100.000 tonluk 13 milyar dolarlık savaş makinesinin içinde 4500 kişi yaşıyor. İçinde hastane var, spor salonu var, şapel var. İşte Dünyanın en büyük savaş makinesi USS Gerald R. Ford...
1910 yılında bir ABD pilotunun ahşap bir kruvazör güvertesinden yaptığı o ilk kırılgan deneme kalkışından bu yana uçak gemileri çok değişti. Bugünün şahikası olan USS Gerald R. Ford, sadece bir gemi değil; içinde binlerce insanın yaşadığı, 24 saat çalışan yüzen bir havalimanı ve devasa bir savaş makinesidir.
İşte inşası 10 yıldan fazla süren ve (uçakları hariç) 13 milyar dolara mal olan bu nükleer devin akıl almaz teknik özellikleri:
1. FİZİKSEL BOYUTLAR VE NÜKLEER GÜÇ
Eyfel Kulesi'nden Uzun: Gemi 337 metre uzunluğunda, 78 metre genişliğinde ve tam 100.000 ton (deplasman) ağırlığındadır.
Sınırsız Menzil: Geminin kalbinde iki adet devasa nükleer reaktör bulunur. Bu reaktörler, gemiye neredeyse sınırsız bir menzil sağlarken, 100.000 tonluk bu çelik dağı denizde 55 km/sa (30 knot) gibi çok yüksek bir hıza ulaştırır.
Yüzen Şehir: En yoğun görev anında gemide 4.500 kişi yaşar. Gemi içinde yatakhaneler, spor salonları, atölyeler, tam teşekküllü hastaneler ve hatta şapeller bulunur.
2. HAVACILIK GÜCÜ: 90 UÇAKLIK ARSENAL
Bir uçak gemisinin asıl gücü kendi silahlarında değil, gövdesinde taşıdığı uçaklarda yatar. USS Ford, bünyesinde farklı görevler için tasarlanmış yaklaşık 90 hava aracı barındırır:
Hava üstünlüğü ve kara saldırıları için savaş jetleri,
Düşman hareketlerini yüzlerce mil öteden tespit eden erken uyarı uçakları,
Denizaltı avlamak ve arama-kurtarma yapmak için helikopterler,
Gözetleme ve otonom saldırılar için insansız hava araçları (İHA'lar).
Karşılaştırma yapmak gerekirse: Fransa'nın en büyük amiral gemisi Charles de Gaulle uçak gemisi sadece 40 uçak taşıyabilmektedir.
3. OYUNU DEĞİŞTİREN YENİ TEKNOLOJİLER
Ford sınıfını önceki uçak gemilerinden (Nimitz sınıfı) ayıran en büyük özellik, mekanik sistemlerin yerini elektromanyetik sistemlerin almasıdır:
EMALS (Elektromanyetik Fırlatma): Eski gemiler uçakları fırlatmak için buhar basınçlı mancınıklar kullanırdı. Ford ise uçakları devasa mıknatıslar (elektromanyetik güç) ile iter. Bu sayede uçaklar daha sarsıntısız kalkar ve uçak gövdelerinin ömrü uzar.
Gelişmiş Durdurma Sistemi: İniş yapan jetleri yakalayan eski hidrolik çelik halatlar yerine, uçağın enerjisini bilgisayar kontrollü olarak emen sofistike sistemler kullanılarak inişler daha güvenli ve hızlı hale getirilmiştir.
Daha Yüksek Sorti Oranı: "Ada" adı verilen kontrol kulesi küçültülüp geriye çekilerek güvertede devasa bir uçuş alanı yaratılmıştır. Tüm bu teknolojilerin tek bir amacı vardır: Günde çok daha fazla uçağı (sorti oranını) havaya kaldırabilmek.
PEKİ, BU DEV BİR HEDEF TAHTASI MI?
Bu kadar büyük bir gücün elbette zayıf noktaları var. 13 milyar dolarlık bir gemiyi ve içindeki 4.500 askeri tek bir noktada toplamak, gelişmiş anti-gemi füzeleri veya hayalet denizaltılar karşısında onu devasa ve cazip bir "hedef tahtası" haline getirir.
Bu nedenle hiçbir uçak gemisi denizde tek başına dolaşmaz. USS Ford, her zaman etrafında onu koruyan güdümlü füze muhripleri, hava savunma fırkateynleri, lojistik destek gemileri ve suyun altında sinsice dolaşan nükleer saldırı denizaltılarıyla birlikte "Uçak Gemisi Görev Gücü" olarak seyreder.