Faturayı anında katlıyor: Çamaşır makinesini bu sıcaklıkta yıkayanların cebinde para kalmıyor

Televizyon programlarına konuk olan Dr. Xand van Tulleken, çamaşır makinelerinde yıkanan çamaşırlar ile ilgili çarpıcı bir iddiayı ortaya attı. Van Tulleken tarafından yapılan açıklamaya göre çamaşır makinelerinde yıkanan kıyafetlerin belirli bir derece yıkanması hem mikrop riskini artırıyor hem de fazladan masraf çıkarıp faturaları yükseltiyor.

Çamaşır makinesini çalıştırırken eliniz otomatik olarak 40 dereceye mi gidiyor? "Ne çok sıcak ne çok soğuk, en iyisi budur" diye düşünüyorsanız, bütçenize ve kıyafetlerinize farkında olmadan zarar veriyor olabilirsiniz.

BBC’nin ünlü Morning Live programında konuşan televizyon doktoru Dr. Xand van Tulleken, milyonlarca evde her gün yapılan çamaşır yıkama alışkanlıklarına dair ezber bozan açıklamalarda bulundu. Dr. Van Tulleken, çamaşır makinelerinde en sık seçilen bazı sıcaklık programlarının hem gereksiz bir maliyet tuzağı oluşturduğunu hem de beklenen temizliği sağlamadığını belirtiyor. İşte enerji faturalarınızı doğrudan etkileyecek ve kıyafetlerinizin ömrünü uzatacak o teknik detaylar...

40 DERECEDE YIKAMAK ADETA BİR TUZAK

Dr. Xand van Tulleken’in çamaşır yıkama rutinlerinde en çok eleştirdiği ayarların başında 40 derece programı geliyor. Birçok kullanıcının "güvenli bölge" olarak gördüğü bu sıcaklık, aslında tam bir verimsizlik noktası.

Mikroplara Etki Etmiyor: 40 derece, çamaşırlardaki zararlı mikropları ve bakterileri öldürecek kadar yüksek bir sıcaklık sunmuyor.

Tasarruf Sağlamıyor: Madalyonun diğer yüzünde ise bu ayar, bütçenizi koruyacak veya enerji tasarrufu sağlayacak kadar düşük bir sıcaklık da değil.

Kısacası 40 derece, ne tam hijyen ne de tam tasarruf sağlayan, arada kalmış ve gereksiz enerji tüketen bir program olarak nitelendiriliyor. Uzmanlar, bu gri alanda kalmak yerine ihtiyaca göre çok daha düşük veya çok daha yüksek spesifik sıcaklıkların seçilmesini öneriyor.

DERECELERİ DÜŞÜRMEK TASARRUF SAĞLIYOR

Günlük çamaşırların çok büyük bir kısmı aslında yüksek sıcaklıklara ihtiyaç duymaz. Dr. Van Tulleken, modern deterjan teknolojilerinin artık soğuk sularda bile mükemmel sonuçlar verdiğini hatırlatarak ekonomik alternatifler sunuyor.

Rutin, çok kirli olmayan günlük çamaşırlarınızı 40 derece yerine 30 derecede yıkamak, temizlik performansından ödün vermeden enerji tüketiminde yaklaşık yüzde 40'a varan bir tasarruf sağlıyor.

Dr. Van Tulleken, kendi evinde spor kıyafetleri hariç neredeyse tüm çamaşırları 20 derecede yıkadığını belirtiyor. Bu ekstrem düşük sıcaklık tercihi, makinenin suyu ısıtmak için harcadığı enerjiyi minimuma indirerek enerji maliyetlerini yüzde 62'ye kadar düşürebiliyor.

YÜKSEK SICAKLIĞI KULLANACAĞINIZ ZAMANI BİLMELİSİNİZ

Makinelerdeki 90 derece programı mikroorganizmaların çok büyük bir kısmını yok etse de adeta bir kaynatma işlemidir. Bu durum hem giysilerin kumaş yapısını hızla yıpratıp ömrünü kısaltır hem de elektrik faturasını tırmandırır. Sadece havlu ve nevresim gibi dayanıklı beyazlarda, nadiren tercih edilmelidir.

Ev halkından birinin norovirüs gibi bulaşıcı ve dirençli bir enfeksiyona yakalanması durumunda 60 derecelik program hayat kurtarıcı olur. Doğru deterjan, mekanik temizleme gücü ve 60 derecelik ısı birleştiğinde, hastalıklara yol açan zararlı mikroorganizmalar giysilerden tamamen temizlenebilir.

Çamaşır yıkarken tek bir programa bağlı kalmak yerine; normal günler için 20-30 dereceyi, salgın ve ağır lekeler için ise 60 dereceyi seçmek hem cüzdanınızı hem de gardırobunuzu siber harcamalardan ve yıpranmalardan korumanın en akıllı yoludur.