Financial Times'tan altın analizi: Yeni rekor için tarih belli oldu
Fed’in faiz artışı beklentileri altın fiyatlarını baskılamaya devam ederken; jeopolitik riskler, artan kamu borçları ve merkez bankalarının güçlü talebi nedeniyle uzmanlar değerli metalin önümüzdeki 12 ila 24 ay içinde yeni rekor seviyelere ulaşabileceğini öngörüyor.
ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artışlarına devam edebileceği beklentisi altın fiyatlarını baskılarken, yatırım fonlarının yöneticileri değerli metalde uzun vadeli yükseliş beklentilerini korumaya devam etti.
Financial Times’ın haberine göre sektör temsilcileri, artan kamu borçları, jeopolitik riskler ve merkez bankalarının rezerv tercihlerinin altın fiyatlarını desteklemeyi sürdürebileceğini düşünüyor.
MERKEZ BANKALARININ ALTIN TALEBİ ARTTI
Ons altın dün ABD'den gelen enflasyon rakamlarının ardından sert düşüş yaşayarak 4 bin 75 dolara geriledi. Ocak ayında 5 bin 500 ABD Doları’nı aşarak tarihi zirvesini gören altın, son düşüşe karşın yüksek seviyelerdeki seyrini sürdürüyor.
Financial Times’ın (FT) düzenlediği Değerli Metaller Sempozyumu’nda konuşan fon yöneticileri ve madencilik sektörü temsilcileri, fiyatlardaki gerilemenin kalıcı olmayabileceğini söyledi.
Jeopolitik gerilimler, artan kamu borçları, finansal piyasalardaki belirsizlik ve merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirme arayışı, altına yönelik talebi destekleyen başlıca unsurlar arasında gösterildi.
Dünya Altın Konseyinin (WGC) geçici verilerine göre merkez bankaları, eylül ayında yaklaşık 63 ton altın alımı gerçekleştirdi. Bu oran Kasım 2024'ten bu yana en güçlü artış oldu.
YENİ REKOR İÇİN TARİH VERİLDİ
Troy Asset Management fon yöneticisi Charlotte Yonge, altının önümüzdeki 12 ila 18 ay içinde yeni bir zirveye ulaşabileceği tahmininde bulundu.
ABD’nin artan kamu borcuna ve hükümetlerin bozulan mali dengelerine dikkat çeken Yonge, olası ekonomik durgunluklarda para arzının artırılmasının da altına olan talebi güçlendirebileceğini belirtti.
Aon Investments yöneticisi Paul Carne de altının önümüzdeki iki yıl içinde yeni rekor seviyelere ulaşabileceğini söyledi. Carne, ABD’nin doları yaptırım ve dış politika aracı olarak kullanmasının ülkeleri alternatif rezerv varlıklarına yöneltebileceğini, bu süreçte altının öne çıkabileceğini söyledi.
ALTINDA 4 BİN DOLAR DESTEĞİ
Endeavour Mining Üst Yöneticisi (CEO) Ian Cockerill, küresel ekonomik koşulların altın fiyatlarını desteklemeyi sürdürdüğünü belirtti. Geleneksel para birimlerine yönelik güven kaybı ve merkez bankalarının rezervlerinin değerini koruma arayışının altına ilgiyi artırdığını söyleyen Cockerill, 4 bin ABD Doları’nın kesin bir taban olup olmadığının bilinmediğini ancak bir sonraki yükseliş öncesinde güçlü bir destek seviyesine yakın olunabileceğini ifade etti.
Standard Chartered Küresel Emtia Araştırmaları Başkanı Suki Cooper, merkez bankalarının altına yönelik talebinin güçlü seyrini koruduğunu ileri sürdü.
Cooper, bazı ülkelerin ABD ve İsrail’in İran’la savaşının başlamasının ardından finansman ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla bu yıl altın sattığını hatırlattı.
Buna karşın merkez bankalarının genel eğiliminin altın rezervlerini artırmak yönünde olduğunu ifade eden sektör temsilcileri, küresel piyasalarda dolara duyulan güvenin azalması halinde alımların daha da hızlanabileceğini öngörüyor.
ÇİN’İN ALTIN REZERVLERİ YÜKSELDİ
Financial Times’ta yer alan habere göre, Çin Merkez Bankasının altın rezervlerini artırmayı sürdürdüğü belirtildi. Dünya Altın Konseyi verilerine göre Çin’in altın varlıkları yaklaşık 2 bin 410 tona ulaşırken altının toplam uluslararası rezervler içindeki payı yüzde 9’a çıktı.
Çin başta olmak üzere gelişmekte olan ülkelerin altın alımlarını artırması, küresel finans sisteminde ABD dolarına olan bağımlılığı azaltma arayışının kritik bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Uzman Yonge, alternatif varlıklara yönelen bu ülkeler için altının; Euro ve Japon yeni gibi önde gelen para birimlerine kıyasla daha güçlü bir seçenek olarak öne çıkabileceğini belirtti.
Altında uzun vadeli yükseliş beklentileri korunurken, ABD'de enflasyonun beklentileri aşmasıyla gündeme gelen yeni faiz artışı ihtimalleri kısa vadede fiyatları baskılıyor. Yükselen faizler, faiz getirisi sunmayan altının tahviller karşısındaki cazibesini geçici olarak zayıflatıyor. Buna karşın fon yöneticileri; jeopolitik risklerin, artan kamu borçlarının ve merkez bankalarının kararlı alımlarının değerli metalin uzun vadeli görünümünü desteklemeyi sürdürdüğünü öngörüyor.
*BU HABERDE YER ALAN İFADELER YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR.