Fransız polisinin suratına biber gazı kapsülü ateşlediği gencin çenesi paramparça
Paris banliyösünde 14 yaşındaki bir lise öğrencisinin polis müdahalesi sonucu ağır yaralanması Fransa genelinde tepkileri artırırken, okul koşulları için başlatılan eylemler güvenlik güçlerinin müdahale yöntemlerine yönelik tartışmalar eşliğinde ülke geneline yayıldı.
Geçtiğimiz ay bir Paris banliyösündeki okulun önünde yaşanan gerginlik sırasında polisin müdahale ettiği 14 yaşındaki bir öğrencinin ağır yaralanması, Fransa genelinde geniş çaplı tepkilere yol açtı.
Eylül ayı sonunda liselerdeki fiziki koşulların iyileştirilmesi ve öğretmen istihdamının artırılması talebiyle başlayan öğrenci eylemleri, güvenlik güçlerinin sert müdahalede bulunduğu iddialarıyla birleşerek ülke genelinde son yılların en şiddetli sokak hareketlerinden birine dönüştü.
Okul girişinde bekleyen ve ailesi tarafından yalnızca Eden olarak tanıtılan 14 yaşındaki öğrenci ile polis memurları arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüdü.
Bu tartışma sonucu çocuğun yüzü paramparça olurken, polise sadece soruşturma açıldı.
2 METRE DİBİNDE SİLAH ATEŞLEDİ
The New York Times tarafından doğrulanan görüntülere göre bir erkek polis memuru öğrenciyi göz yaşartıcı gaz fırlatıcısıyla itti; savcılar, video kayıtları ve olaya tanıklık eden öğretmen Mathieu Moreau’nun beyanlarına göre ise bir kadın polis memuru gence copla vurdu.
Çocuğun kadın memura tekme savurmasının ardından, yaklaşık iki metre mesafede duran erkek polis memuru öğrencinin yüzüne doğru göz yaşartıcı gaz bombası ateşledi.
Çene kemiği kırılan ve çok sayıda dişi dökülen Eden, olayın ertesi günü geçirdiği ameliyattan bu yana konuşamadığı için avukatı Elsa Marcel aracılığıyla dahi ifade veremedi.
Kadın memurun tehlikede olduğunu düşündüğü gerekçesiyle ateş ettiğini belirten erkek polis memuru görevden uzaklaştırılarak hakkında soruşturma başlatıldı; İçişleri Bakanlığı ise olayla ilgili açıklama yapmayı reddetti.
PROTESTOLARI TETİKLEYEN KIVILCIM
Eden’in yaralanması, eylül sonunda başlayan lise gösterilerindeki öfkeyi tetikleyerek hem öğrencilerin hem de yetişkinlerin sokağa çıkmasına zemin hazırladı.
Hükümet verilerine göre göstericilerin en az 24 okulu ateşe vermesi veya yağmalaması üzerine polisin güç kullanması tansiyonu daha da artırdı.
Lise eylemlerinde yaklaşık 8 bin kişinin gözaltına alınması ve sersemletici el bombaları gibi tartışmalı kalabalık kontrol yöntemlerine başvurulması, polis şiddeti suçlamalarını gündeme getirdi.
Cumartesi günü tüm yaş gruplarından geniş kitlelerin katılımıyla düzenlenen gösteriler sırasında dükkanların yağmalanması ve kamu binalarının kundaklanmasıyla olaylar tırmandı.
Güvenlik güçleri cumartesi günkü olayları önlemede yetersiz kalmakla ve öncesindeki eylemlerde orantısız güç kullanmakla suçlandı.
Bu duruma pazartesi günü değinen Başbakan Sébastien Lecornu, "Son üç haftadır polisin insanları öldürdüğünü veya yaraladığını duyuyoruz. Son iki gündür ise bize 'Polis ne yapıyor?' diye soruluyor. Çok Fransız usulü bir şizofreni." ifadelerini kullandı.
ÇOCUKLARIN ELİ KOPUYOR, GÖZÜ ÇIKIYOR
Hükümet kanadı polisin eylemlere müdahalesini savunurken, İçişleri Bakanı Laurent Nuñez Parlamentoda düzenlenen bir oturumda, "Burada bıçak sırtında yürüyoruz çünkü bu yönetilmesi zor bir durum. Gösteriler barışçıl bir şekilde gerçekleştiğinde polis gözaltısı olmuyor." değerlendirmesinde bulundu.
Buna karşılık savcılar ve Fransa polis denetleme kurumu, haftalar süren eylemler sırasında polisin görev kusuru işlediğine yönelik en az 34 iddiayı incelemeye aldı.
Soruşturulan vakalar arasında, İçişleri Bakanlığı'nın büyük olasılıkla polisin sersemletici bombanın patlaması sonucu sol elinin koptuğunu açıkladığı 15 yaşındaki bir çocuk, savcılara göre plastik mermi benzeri bir mühimmatla gözünden yaralanan 16 yaşındaki bir genç ve yine bir el bombası nedeniyle eli parçalanan 17 yaşındaki bir diğer eylemci yer alıyor.
Polisin müdahale biçimine ilişkin benzer kaygılar, 2018 ile 2020 yılları arasında yüksek akaryakıt fiyatlarını protesto eden Sarı Yelekliler hareketinde bazı eylemcilerin plastik mermilerle gözlerini kaybetmesi sürecinde de gündeme gelmişti.