Galatasaray kevgire döner

Özel çıkacak gazeteden dolayı maçın yorumunu yazmaya 78. dakikada başladım. Öncelikle şunu yazalım: Maçta kalite yok. Arada Galatasaray iyi şeyler yapıyor ama şöyle güzel ortalar, güzel şutlar, indirmeler, bindirmeler yok. Osimhen güzel şeyler yapıyor. Tek başına o oynuyor. Tabiri caizse hem çalıyor hem oynuyor.

Okan Buruk, Barış Alper’e 75 dakika nasıl tahammül etti, inanmak mümkün değil. Çünkü Galatasaray o dakikaya kadar sahada 10 kişi. Peki bu iş, sahadaki diğer oyunculara ayıp olmuyor mu? O da Okan’ın sorunu tabii ki. İlk yarı Galatasaray bütün hava toplarını kaybetti. Zaten defans hatasından iki tane gol yediler. Bu pozisyonları Şampiyonlar Ligi’nde verirsen adamı kevgir yaparlar. İkinci yarı yine Osimhen sahneye çıktı, skor 3-1 oldu. Galatasaray takımı, tam “Rahatladım”dedi seyirciyle ama kazın ayağı öyle olmadı. Defans yine vazifesini yaptı, golü yediler.

Göztepe eski Göztepe değil. İlk yarı tempoyu yüksek tuttular. Ama ikinci yarı gözüktü ki o tempoyu 60-70 dakika yapacak güçleri yoktu. Hep geliyoruz klasik cümleye: Okan iki sene Icardi’nin üstüne bindi gitti, şimdi de Osimhen sırtlıyor. Şöyle bir düşünüyorum da bu takımdan Osimhen’i alın ne olur? Tek cümleyle duman olur.

Galatasaray’ın belli bir oyun planı yok. Şu bir gerçek: Galatasaray’a kanat adamından daha da önemlisi bir orta saha lazım. Daha doğrusu bir beyin lazım. Galatasaray yönetimi beynin yerine sakatata yöneliyor. Beyin ve arka tarafa çabuk ve süratli bir stoper peynir ekmek gibi lazım. Maçta o kadar çok hata yapıldı ki atılan goller de öyle oldu. Bir tek Galatasaray’ın ikinci golünün yapılışı ve atılışı son derece kaliteliydi.

Hakemin penaltıyı kaçırıp VAR’a gitmesi doğruydu. O penaltıyı da Osimhen resmen rakibine yaptırdı. Yani Osimhen rakibini tuzağa düşürdü.

Yazarın Diğer Yazıları