Genetik mutasyon geçiren kabilenin sadece 2 parmağı var
Modern dünyayla tüm bağlarını koparan o kabilenin ayaklarını görenler gözlerine inanamıyor. Yüzyıllardır süren katı gelenekleri yüzünden genetik mutasyona uğrayan ve ayaklarında sadece iki parmak bulunan bu topluluk, imkansız denileni başararak doğadaki yaşam mücadelesiyle tıp dünyasını şaşkına çeviriyor.
Zimbabve'nin kuzeybatısındaki Zambezi Vadisi'nin balta girmemiş ormanlarında yaşayan Vadoma Kabilesi, tıp dünyasının en sıra dışı vakalarından birine ev sahipliği yapıyor. Dış dünyayla neredeyse hiç temas kurmayan bu topluluktaki herkes, doğuştan gelen ve ayak yapısını tamamen değiştiren sıra dışı bir mutasyonla dünyaya gözlerini açıyor.
TIPTA YENGEÇ KISKACI SENDROMU OLARAK BİLİNİYOR
Tıp literatüründe "ectrodactyly" (yengeç kıskacı sendromu) olarak bilinen bu durum, Kromozom 7'de meydana gelen bir değişimden kaynaklanıyor. Ayaktaki üç orta parmağın hiç oluşmaması ve kalan iki parmağın içeriye doğru kıvrılmasıyla kendini gösteren bu mutasyon, ebeveynlerden çocuklara yüzde 50 oranında aktarılıyor. Kabilenin kendi içine kapalı yaşaması ve katı gelenekleri, bu yapının asırlardır bozulmadan günümüze kadar ulaşmasını sağlıyor.
KABİLE SERT YASALARLA KORUNUYOR
Vadoma halkının bu kadar belirgin bir genetik özellikle varlığını sürdürmesinin en büyük sebebi, koydukları sert kabile kuralları. Sert yasalar gereği kabile dışından biriyle evlenmek kesinlikle yasaklanmış durumda. Yüzyıllardır süren bu izolasyon, mutasyonun nesiller boyu baskın kalmasına zemin hazırlıyor.
AĞAÇLARA ROKET GİBİ TIRMANIYORLAR
İlk bakışta büyük bir fiziksel engel gibi görünen bu durum, Vadoma halkı için zorlu doğa koşullarında devasa bir avantaja dönüşmüş durumda. Ayakkabı kullanmayan kabile üyeleri, iki parmaklı ayak yapısı sayesinde engebeli ve kayalık arazilerde muazzam bir denge kuruyor. İçe kıvrık iki dev parmak, adeta bir pençe görevi görerek yüksek ağaçlara ve dik kayalıklara tırmanmayı son derece kolaylaştırıyor.
AĞAÇTAN DOĞDUKLARINA İNANIYORLAR
Modern dünyayla bağlarını tamamen koparan, avcılık ve toplayıcılıkla yaşamlarını sürdüren Vadoma üyeleri, oldukça ilginç bir mitolojiye inanıyor. Atalarının dev Baobab ağaçlarından çıktığını ve gökyüzündeki yıldızlardan inen kuş soyundan geldiklerini düşünen kabile, geleneksel yaşam tarzlarını koruyarak modern tıbbın ve teknolojinin getirdiği her şeye karşı mesafeli durmaya devam ediyor.