Gözaltına alınan Bennu Gerede'nin dedesi bakın kim çıktı

Soruşturmayla gündeme gelen Bennu Gerede'nin soyadı, Türkiye tarihinin en önemli isimlerinden birine uzanıyor. Dedesi Hüsrev Gerede, Atatürk'ün silah arkadaşı, yakın çalışma arkadaşı ve genç Cumhuriyet'in önemli diplomatlarından biri olarak tarihte yer aldı.

Son günlerde torunu Bennu Gerede ile yeniden gündeme gelen Hüsrev Gerede, Türk Kurtuluş Savaşı'nın önemli isimlerinden biri ve Cumhuriyet'in ilk döneminin önde gelen asker ve diplomatları arasında yer alıyor.

Mustafa Kemal Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşlarından biri olan Gerede, Milli Mücadele'de üstlendiği kritik görevlerin ardından uzun yıllar Türkiye'yi yurt dışında büyükelçi olarak temsil etti.

Samsun'a çıkan isimlerden biriydi

12 Mart 1886'da Edirne'nin Karaağaç semtinde dünyaya gelen Hüsrev Gerede, Hersekli Ferik (Korgeneral) Mehmet Ali Paşa ile Mah-I Nur Hanım'ın oğludur. Çocukluğu, babasının görev yaptığı farklı şehirlerde geçti. İlk öğrenimine Erzurum'da başlayan Gerede, babasının vefatının ardından ailesiyle birlikte İstanbul'a taşındı ve eğitimini burada tamamladı.

1905 yılında Harp Okulu'ndan, 1908'de ise Harp Akademisi'nden kurmay yüzbaşı olarak mezun oldu. Askerlik kariyerine II. Ordu'da başlayan Gerede, Adana Olayları'nın bastırılmasında görev aldı. Balkan Savaşları sırasında 7. Tümen Kurmay Başkanlığı görevini yürüttü. Ardından Trakya sınırını belirleyen komisyonda çalıştı ve 1913 yılında Atina'ya askeri ataşe olarak atandı.

I. Dünya Savaşı yıllarında Doğu Cephesi'nde Kafkas Orduları Harekât Şube Müdürlüğü görevini üstlenen Gerede, savaşın ardından Erzurum'da Kazım Karabekir Paşa'nın komutasındaki 15. Kolordu'da kurmay başkanı olarak görev yaptı.

Mondros Mütarekesi'nin ardından İstanbul'a gelen Hüsrev Gerede'nin hayatı, Mustafa Kemal Atatürk ile aynı hedef doğrultusunda kesişti. Atatürk'ün Anadolu'ya geçiş hazırlıkları sırasında oluşturduğu 18 kişilik ekipte yer alan Gerede, 16 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkan isimlerden biri oldu. Bu yolculuk, Atatürk ile ömür boyu sürecek yakın dostluğunun ve çalışma arkadaşlığının da başlangıcıydı.

Gerede Ayaklanması'nı bastırdı soyadı oldu

Milli Mücadele boyunca Mustafa Kemal Paşa'nın karargâhında İstihbarat ve Siyasi Şube Müdürü olarak görev yapan Hüsrev Gerede, Erzurum ve Sivas kongrelerine katıldı, Heyet-i Temsiliye'nin başkâtipliğini üstlendi. Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nda Trabzon milletvekili olarak görev yaptıktan sonra, İstanbul'un işgali üzerine Ankara'ya geçerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışına Trabzon milletvekili sıfatıyla katıldı.

TBMM'de Milli Savunma ve Dışişleri komisyonlarında görev alan Gerede, Bolu İsyanı sırasında yaşanan Gerede Ayaklanması'nın bastırılmasındaki başarısıyla dikkat çekti. Atatürk, bu başarısı nedeniyle Soyadı Kanunu'nun ardından kendisine "Gerede" soyadını verdi.

1921 yılında Londra Konferansı'na gönderilen TBMM heyetinde yer alan Hüsrev Gerede, Meclis'te 66 konuşma yaptı. 1924 yılında askerlik görevinden ayrıldıktan sonra Urfa ve Sivas milletvekilliği yaptı.

Oğlunun hayatını kaybetmesi anılarını yarım bıraktı

1936 yılında Tokyo Büyükelçiliği'ne atanmasıyla yeniden devlet hizmetinde diplomatik görev üstlenen Gerede, daha sonra Berlin, Budapeşte, Sofya, Tahran ve Rio de Janeiro büyükelçiliklerinde bulundu. Görev yaptığı ülkelerde Türk dış politikasının şekillenmesine katkı sağladı; özellikle Türk-Japon ve Türk-Alman ilişkilerinin gelişmesi için önemli çalışmalar yürüttü. Tokyo Büyükelçiliği sırasında Ertuğrul Şehitliği'ndeki anıtın restorasyonunu da gerçekleştirdi.

1934 yılında İran Şahı Rıza Pehlevi'nin Türkiye ziyaretinin organizasyonunda önemli rol üstlenen Gerede, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin güçlenmesine katkı sundu. 1949 yılında yaş haddinden emekliye ayrıldı.

Siyasi ve diplomatik kariyerinin yanı sıra yazarlık da yapan Hüsrev Gerede, anılarını kitaplaştırmayı planladı. Hayattayken yalnızca İran Hatıratı yayımlanırken, Harp İçinde Almanya adlı eseri ölümünden yıllar sonra okurla buluştu. Atatürk ve Kurtuluş Savaşı'na ilişkin notlarının ise büyük bölümü Osmanlıca el yazmaları halinde kaldı. Büyük oğlu Faruk'un yedek subaylık eğitimi sırasında hayatını kaybetmesi, Gerede'nin anılarını yayına hazırlama sürecini yarıda bırakmasına neden oldu.

Adı Teşvikiye'de bir caddeye verildi

Diplomat Galip Kemal Söylemezoğlu'nun kızı Lamia Hanım ile evlenen Hüsrev Gerede'nin Ali Faruk ve Mehmet Selçuk adında iki oğlu oldu.

20 Mart 1962'de İstanbul'da 76 yaşında hayatını kaybeden Hüsrev Gerede, Edirnekapı Şehitliği'ne defnedildi. İstanbul Teşvikiye'de uzun yıllar yaşadığı caddeye "Hüsrev Gerede" adı verilirken, anısına bir anıt da dikildi.

Bugün Hüsrev Gerede, yalnızca Cumhuriyet'in ilk yıllarının önemli bir diplomatı değil; aynı zamanda Bandırma Vapuru'yla Samsun'a çıkan, Erzurum ve Sivas kongrelerinde görev alan ve Mustafa Kemal Atatürk'ün en güvendiği isimler arasında yer alan Milli Mücadele kahramanlarından biri olarak hatırlanıyor.