Gülistan Doku dosyasında kritik 2 dakika: Valinin eşi telefonda, şüpheli araç köprüde
Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali Kahraman ve eşinin savcılık ifadeleri ortaya çıktı. Dosyada Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Köprüsü’nden yalnızca 2 dakika sonra eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali Kahraman’ın kullandığı aracın geçtiği, tam o dakikalarda eşi Burçin Hızlı Kahraman’ın dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel ile telefon görüşmesi yaptığı belirlendi.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Gülistan Doku'nun 5 Ocak 2020 tarihinde saat 12.25'te Sarısaltuk Köprüsü'nde görüldüğü tespit edildi. PTS kayıtlarına göre, Ali Kahraman'ın kullandığı aracın da yaklaşık saat 12.27'de aynı köprüden geçtiği belirlendi.
KRİTİK İKİ DAKİKA
Burçin Hızlı Kahraman'ın kullandığı telefon hattından, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel'in kullandığı hatta saat 12.27.51'de arama yapıldığı tespit edildi. Başsavcılık, aracın Sarısaltuk Köprüsü üzerinde bulunduğu değerlendirilen zaman ile telefon aramasının saniyeler düzeyinde çakışmasını şüphelilere sordu.
İfade tutanağında, söz konusu zamanlamanın ve devamındaki telefon görüşmelerinin "tesadüften çok öte belli bir plan ve kurgu dahilinde ilerleyen sürecin parçaları" olarak değerlendirildiği belirtilerek Kahraman çiftine Gülistan Doku'yu araçlarına alıp almadıkları soruldu.
"GÜLİSTAN DOKU'YU ARABAMIZA ALMADIK"
Ali Kahraman, suçlamayı kesin bir dille reddetti. Kahraman, eşinin Handan Sonel'i kendilerini Tunceli'de ağırladığı için teşekkür etmek ve kentten ayrıldıklarını bildirmek amacıyla aradığını öne sürdü.
Eski jandarma komutan yardımcısı ifadesinde, eşi ve kızlarıyla hiçbir yerde durmadan Pertek Vapur İskelesi'ne gittiklerini belirterek "Biz Gülistan Doku'yu arabamıza almadık, böyle bir eyleme asla katılmayız." savunmasını yaptı.
Burçin Hızlı Kahraman da aynı şekilde Gülistan Doku'yu görmediklerini savundu. Hızlı Kahraman, 12.27'deki aramanın Handan Sonel'e teşekkür amacıyla yapıldığını ileri sürerek köprü üzerinde herhangi bir kişiyi görmediklerini, durmadıklarını ve yola devam ettiklerini anlattı.
PEŞ PEŞE GÖRÜŞMELERE “KADIN KADINA SOHBET” SAVUNMASI
Soruşturma dosyasında Burçin Hızlı Kahraman ile Handan Sonel arasında kritik dakikaların ardından peş peşe telefon trafiği bulunduğu da belirlendi. Kahraman çiftine görüşmelerin içeriği soruldu.
Ali Kahraman, eşinin ilk olarak teşekkür etmek amacıyla Handan Sonel’i aradığını, sonraki görüşmelerin ise “kadın dedikodusu” niteliğinde olduğunu ileri sürdü. Burçin Hızlı Kahraman ise telefonların bazılarının çekmeyen noktalarda başarısız aramalar olduğunu, daha sonra annesinin selamını iletmek için Handan Sonel’i yeniden aradığını söyledi.
Hızlı Kahraman, yaklaşık 12 dakika süren görüşmede de katıldığı bir davette tanıştığı kadınlar hakkında konuştuklarını belirterek görüşmeyi “kadın kadına yapılan basit ve normal bir sohbet” olarak nitelendirdi.
"TESADÜFLE AÇIKLANAMAYACAK KADAR DÜŞÜK İHTİMAL"
Başsavcılık, şüphelilere yönelttiği sorularda, Gülistan Doku’nun köprüde bulunduğu kritik zamanla Kahramanların araç geçişinin ve hemen ardından gerçekleşen telefon görüşmesinin aynı dakikalara denk gelme ihtimalinin son derece düşük olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Ayrıca Kahraman çiftinin Tuncay Sonel, Handan Sonel ve Şükrü Eroğlu gibi dosyanın diğer şüphelileriyle Tunceli ziyareti sırasında irtibatlı olmaları da sorgulandı. Burçin Hızlı Kahraman ise bu çakışmanın “gerçekten kötü bir tesadüften ibaret” olduğunu savundu.
KAHRAMAN ÇİFTİNİN ARAÇ TRAFİĞİ DOSYADAN GİZLENDİ
Soruşturmada Dinar Köprüsü ve üniversite güzergâhındaki PTS kayıtlarında bulunan bazı kritik araç sürücüleri ve yolcuların ifadelerinin alınmadığı tespit edildi. Bunlar arasında Kahraman çiftinin bulunduğu aracın da yer aldığı kaydedildi.
Başsavcılık, kritik araç ve kişilerin dosya dışında bırakılmasını “bilinçli, planlı ve organize bir delil karartma faaliyeti” şüphesi kapsamında değerlendirdiğini şüphelilere bildirdi. Ali Kahraman ise bu konuda “Keşke bizim de o ifadesi alınan şahıslar gibi bizi de çağırıp ifademizi alsalardı.” dedi.
Burçin Hızlı Kahraman da çağrılmaları halinde ifade vermeye geleceklerini belirterek neden soruşturmaya dahil edilmediklerini bilmediğini savundu.