Gülistan'ı adım adım takip etmiş: Eski sevgilisinin ifadesi ortaya çıktı
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada, eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov’un jandarmada verdiği ifade ortaya çıktı. İfadesinde Gülistan Doku’nun telefonunda kendi Google hesabının kayıtlı olduğunu belirten Abarakov, “Google hesabımdan telefonunun yerini bulmaya çalıştım” dedi.
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başlar başlamaz Gülistan Doku dosyasını raftan indirip incelemeye başladı. Soruşturmayı baştan ele alan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla, ‘Jandarma Dedektifleri’ olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel ekip kuruldu.
Gülistan Doku'nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri, PTS kayıtları toplandı. Gülistan'a ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67'si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi.
Gülistan'ın kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile görüşmek için geldiği kafeye nereden geldiğinin, kafeden ne zaman çıkıp öğretmenine gittiğinin de ortaya çıktığı görüntüler, Başsavcılık ve özel ekip tarafından saniye saniye izlenerek, Gülistan’ın akıbeti araştırıldı. Ayrıca dosyaya bazı şüpheliler eklenerek, HTS, PTS çalışmaları da yapıldı.
Gerekli çalışmaların tamamlanmasının ardından da operasyon başlatıldı. Kayıp dosyasından ‘cinayet’ soruşturmasına dönen dosyada, cinayet şüphesiyle 14, 17 ve 24 Nisan’da operasyonlar düzenlendi. 17 şüpheli gözaltına alındı. Dosyada şüpheli olan ve ABD’de bulunan Umut Altaş içinse kırmızı bülten çıkarıldı.
Gülistan Doku Davasında Kan Donduran Gelişme: "Etkinlik Takibi" Dosyada!
Tunceli’de kayboluşunun üzerinden yıllar geçmesine rağmen gizemini koruyan Gülistan Doku soruşturmasında, dijital veriler karanlık noktaları aydınlatmaya devam ediyor. Başşüpheli Zeinal Abarakov’un jandarmadaki ifade tutanaklarına yansıyan ayrıntılar, genç kızın kaybolmadan hemen önce adım adım izlendiğini ortaya koydu.
Dijital Ayak İzleri Sır Perdesini Aralıyor
Ulusal Kriminal Büro tarafından titizlikle yürütülen teknik incelemeler, Gülistan Doku’nun cep telefonunun bir "etkinlik takibi" (activity tracking) kıskacına alındığını belgeledi. Hazırlanan raporlarda, Doku’nun dijital dünyasındaki her hareketin, kaybolmadan önceki kritik saatlerde mercek altına alındığı tespit edildi.
Kritik Saatler: 22.21, 07.13 ve 10.00
İnceleme sonuçlarına göre, Gülistan’ın telefonundaki hareketlilik şu zaman dilimlerinde yoğunlaşıyor:
-
4 Ocak 2020 (Saat 22.21): Kaybolmadan bir gece önce gerçekleştirilen ilk saptamalar.
-
5 Ocak 2020 (Saat 07.13 - 10.00): Olay günü sabahın erken saatlerinde başlayan ve saatlerce süren kesintisiz takip kayıtları.
Google Etkinlik Kayıtları ve "Rusça" Detayı
Jandarma sorgusunda Abarakov’un önüne konulan en çarpıcı bulgulardan biri, SMS ve mesajlaşma uygulamalarına yönelik Google etkinlik kayıtları oldu. Veri tabanı analizlerinde, cihaz kayıtlarının başında "GÜ" ibaresinin yer aldığı ve toplamda 17 farklı etkinlik bulgusunun sisteme düştüğü belirlendi.
Soruşturmanın seyrini değiştiren asıl detay ise bu takip işlemlerinin dilinde gizli. Etkinlik kayıtlarının Rusça olması, jandarma birimlerinde bu izleme faaliyetinin doğrudan Zeinal Abarakov tarafından gerçekleştirildiği şüphesini güçlendirdi.
Jandarmadan Abarakov’a Sert Sorular: "Neden Takip Ettiniz?"
Sorgu tutanaklarına göre, başşüpheliye yöneltilen sorular Doku’nun özel hayatına müdahale ve siber takip üzerinde yoğunlaştı:
"Takip edilen bu cihazın Gülistan Doku’ya ait olduğu kesinleşmiştir. Genç kızı neden takip etme gereği duydunuz? Mesaj içeriklerine erişim mi sağladınız? Cihaza özel bir takip yazılımı mı yüklediniz ve bu takipler neticesinde hangi mahrem bilgilere ulaştınız?"
Doku davasında "dijital takip" bulgularının ortaya çıkması, olayın seyri açısından yeni bir hukuki dönemin kapısını aralıyor.
‘TELEFONUNDA BENİM GOOGLE HESABIM KAYITLIYDI’
İfadesinde, kaybolduktan sonra Gülistan’ın telefonundaki hesabına telefonun yerini bulmak için erişmeye çalıştığını belirten Abarakov, “Gülistan’ın sosyal medya uygulamalarının hiçbirisinin şifrelerini bilmiyordum. Gülistan’ın sosyal medya hesaplarına girmeye çalıştığımı hatırlamıyorum. Gülistan’ın telefonunda benim kullandığım Google hesabı kayıtlıydı. Ben de Google hesabımdan Gülistan’ın telefonunun yerini bulmaya çalıştım. Hatta Antalya’da otelde kaldığımız zaman bizi koruyan polislere bu hesabı ve şifrelerini de verdim. O polisler de verdiğim bilgilerle hesabıma bakmışlar ancak bir şey bulup bulmadıkları konusunda dönüş yapmadılar. Bu polislerden sadece E. müdürü tanıyorum. Otele ilk yerleştiğimiz dönemlerde de E. müdür yanımızdaydı. Bu hesapları polislere vermeden önce Google hesabımda arama geçmişinde 05 Ocak 2020 tarihinden sonra ‘KYK YURT’ şeklinde arama yapıldığını fark ettikten sonra hesabı polislere bu konu hakkında araştırma yapmaları için verdim. Ben kesinlikle bu arama işlemini yapmadım ve hatta KYK’nın ne olduğunu bilmiyorum. Biz Gülistan ile beraberken tam tersine Gülistan Doku’nun telefonumdaki mesajlara ulaşmak için benim telefonuma uygulama yüklediğini fark ettim” dedi.
DÖNEMİN VALİSİ VE OĞLU İLE BİRLİKTE 12 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı.
Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov'un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı.
Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa’da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de 'Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı.
Tuncay Sonel ise 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, 'Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme', 'Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı.
Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi'nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla ‘Delilleri yok etme ve gizleme’ suçlamasıyla gözaltına alınan Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.