Günde '2 litre su içme' kuralı tarih oluyor

Bilim dünyasında yıllardır kabul edilen 'günde 2 litre su' kuralı, Science dergisinde yayımlanan kapsamlı bir araştırmayla geçerliliğini yitirdi. 23 ülkeden 5 bin 600 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen çalışma, su ihtiyacının yaş, iklim ve vücut yapısına göre kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterdiğini kanıtladı.

Bilim insanları tarafından yürütülen geniş kapsamlı yeni araştırmalar, yıllardır genel bir sağlık önerisi olarak kabul edilen "günde iki litre su tüketimi" kuralının bilimsel bir temeli olmadığını ve su ihtiyacının bireysel faktörlere göre radikal değişiklikler gösterdiğini ortaya koydu.

5 BİN 600 KİŞİ ÜZERİNDE ARAŞTIRILDI 

Japon bilim insanı Yosuke Yamada ve ekibi tarafından Science dergisinde yayımlanan çalışma kapsamında, 23 ülkeden 5 bin 600 katılımcının verileri incelendi. Araştırma sonuçları, evrensel bir su tüketim miktarı yerine; yaş, kas kütlesi, iklim koşulları ve fiziksel aktivite seviyesinin belirleyici olduğunu gösterdi.

SIVI İHTİYACI BİREYLER ARASI FARKLILIK GÖSTERİYOR 

Çalışmaya göre günlük sıvı gereksinimi bireyler arasında büyük farklılıklar sergiliyor. Bazı yetişkinler için günde 1-1,5 litre su yeterli olurken, yüksek enerji harcayan veya ekstrem koşullarda yaşayan bireylerde bu miktar 6 ila 10 litreye kadar yükselebiliyor. Veriler, ortalama su tüketiminin 30’lu yaşlardaki erkeklerde 4,3 litre, kadınlarda ise 3,4 litre civarında olduğunu; 70 yaş sonrasında ise bu oranların sırasıyla 3,1 ve 2,8 litreye gerilediğini kaydediyor.

KAS KÜTLESİ BELİRLEYİCİ UNSUR 

Uzmanlar, kas dokusunun yağ dokusuna oranla daha fazla su içerdiğini, bu nedenle yüksek kas kütlesine sahip kişilerin su ihtiyacının daha fazla olduğunu belirtti. Ayrıca çevresel faktörlerin etkisi de verilerle desteklendi. Hava sıcaklığının 10 dereceyi aşmasıyla su gereksiniminin hızla arttığı, en yüksek ihtiyacın ekvator çevresindeki bölgelerde olduğu saptandı.

YETERSİZ SIVI TÜKETİMİ SODYUM DÜZEYİNİ YÜKSELTİYOR 

Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsü’nden araştırmacı Natalia Dmitrieva, yetersiz sıvı tüketiminin vücuttaki sodyum düzeyini yükselttiğine dikkat çekti. Yüksek sodyum seviyelerinin ise erken yaşlanma belirtileriyle birlikte kalp yetmezliği, felç, diyabet ve demans gibi kronik hastalıklarla doğrudan bağlantılı olabileceği vurgulandı.