Güneş panelleri için son tarih verildi: Dünya kadar masraf çıkacak

Yenilenebilir enerjiye geçişin lokomotifi olan güneş panelleri, kullanım ömürlerinin sonuna yaklaştıkça devasa bir atık krizini tetikliyor. Uzmanlar, mevcut tasarım anlayışının değişmemesi durumunda 2050 yılına kadar 250 milyon tonluk atık oluşacağı ve milyarlarca dolarlık ekonomik kayıp yaşanacağı konusunda kritik uyarılarda bulunuyor.

Küresel enerji sektöründe 2000’li yılların başından itibaren yaşanan büyük güneş enerjisi atılımı, beraberinde geri dönüşümü neredeyse imkansız bir çevre sorununu getirdi. Temiz enerji üretimi amacıyla kurulan sistemler, onarımı veya parçalarına ayrılmayı zorlaştıran yapısal tasarımları nedeniyle geleceğin en büyük atık kalemlerinden biri olma riski taşıyor. Onlarca yıllık zorlu hava koşullarına dayanması için üretilen bu sistemlerin, miadını doldurduğunda doğaya vereceği zarar sektörü yeni çözümler aramaya itiyor.

2050 YILINA KADAR ATIK MİKTARI 1000 KAT ARTABİLİR

Lancaster Üniversitesi tarafından yayımlanan güncel analizler, endüstrinin tasarım standartlarını değiştirmemesi durumunda dünya genelindeki panel atığının 250 milyon tona ulaşabileceğini öngörüyor. Mevcut paneller; cam, plastik ve fotovoltaik hücrelerin çok güçlü yapıştırıcılarla birleştirilmesiyle "tek ve ayrılmaz bir bütün" olarak inşa ediliyor. Bu dayanıklılık odaklı yapı, panellerde meydana gelen küçük bir arızanın bile onarılmasını imkansız kılıyor.

Almanya, Avustralya, Japonya ve ABD gibi gelişmiş pazarlar, kullanım ömrünü tamamlayan panellerin yarattığı çevre yüküyle şimdiden mücadele etmeye başladı. Mart 2025 tarihli raporlar, güneş paneli atıklarının 2050 yılına kadar mevcut seviyesinden 1.000 kat daha fazla artacağını gösteriyor. Sektör temsilcileri, sadece dijital takip sistemlerinin yeterli olmayacağını, fiziksel tasarımın "sökülebilir" şekilde yeniden kurgulanması gerektiğini vurguluyor.

15 MİLYAR DOLARLIK DEĞER ÇÖPE GİDİYOR

Mevcut geri dönüşüm tekniklerinin kaba parçalama yöntemlerine dayanması, panellerin içindeki ekonomik değeri yüksek madenlerin kaybına yol açıyor. Bir panelin kütlesel olarak çok küçük bir kısmını oluşturmasına rağmen, toplam malzeme değerinin yaklaşık yüzde 40'ını temsil eden gümüş, parçalama işlemi sırasında cam ve plastik tozlarıyla karışarak geri kazanılamaz hale geliyor.

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı verilerine göre, doğru söküm ve geri dönüşüm yöntemleri uygulanabilirse, 2050 yılına kadar 15 milyar dolarlık bir ekonomik değerin kurtarılması mümkün görünüyor. Uzmanlar, bu ekonomik kaybın önüne geçilmesi için yüksek sıcaklıklarda çözülebilen "akıllı yapıştırıcılar" ve modüler üretim modellerinin bir an önce devreye alınması gerektiğini ifade ediyor.

DİJİTAL ÜRÜN PASAPORTU VE YENİ DÜZENLEMELER

Avrupa Birliği, bu krizin yönetilmesi amacıyla 2027 yılından itibaren kademeli olarak "Dijital Ürün Pasaportu" uygulamasını hayata geçirmeyi planlıyor. Bu sistem sayesinde panellerin içeriği, kullanılan malzemeler ve söküm prosedürleri hakkında dijital ortamda şeffaf bilgi sağlanacak. Ancak bilim insanları, söküm prosedürleri ne kadar iyi bilinirse bilinsin, parçaların birbirinden ayrılmasını engelleyen fiziksel yapıştırıcılar değişmediği sürece bu sorunun çözülemeyeceğine dikkat çekiyor.

Enerji dönüşümünün sürdürülebilirliği için güneş panellerinin yaşam döngüsü boyunca "döngüsel ekonomi" modeline uygun hale getirilmesi şart görünüyor. Aksi takdirde, karbon emisyonunu azaltmak için kurulan milyonlarca panel, 2050 yılına gelindiğinde dünyanın karşılaştığı en büyük endüstriyel kirlilik kaynaklarından biri olarak tarihe geçebilir.