Güneş panellerinde bir devir kapanıyor: 15 milyar dolarlık tasarruf kapıda

Güneş paneli üretiminde kullanılan gümüş fiyatlarının rekor seviyelere ulaşması, dev üreticileri radikal bir değişim kararı almaya zorladı. Kar marjları daralan sektör temsilcileri, panel maliyetlerini düşürmek için "beyaz metal" gümüşten vazgeçip rotayı çok daha ekonomik olan bakıra çeviriyor. Uzmanlara göre bu teknolojik dönüşüm, küresel ölçekte yıllık 15 milyar dolarlık devasa bir tasarrufun kapısını aralayabilir.

Güneş enerjisi (fotovoltaik) sektörü, halihazırda dünyadaki toplam gümüş talebinin %17’sini tek başına karşılıyor. Ancak gümüşün metrik ton fiyatının 2,5 milyon dolara dayanması, üreticileri "bakır tabanlı metalizasyon" teknolojilerine yöneltti.

MALİYETLER BİR YILDA KATLANDI

Heraeus analistlerinin raporlarına göre, bir güneş hücresinin toplam maliyetinin yaklaşık %30’unu gümüş pasta oluşturuyor. ABD pazarından gelen veriler ise tablonun ciddiyetini gözler önüne seriyor: 2025 yılının başında 450 watt’lık bir panelde 5,22 dolar olan gümüş maliyeti, bugün 17,65 dolara fırlamış durumda.

Rystad Energy analisti Marius Mordal Bakke, 2026 yılı içinde sektör genelinde hibrit (gümüş-bakır karışımı) pastaların ve saf bakır metalizasyonunun ana akım haline geleceğini öngörüyor. Bakırın ton fiyatının 12.823 dolar gibi gümüşe oranla oldukça cüzi bir seviyede olması, bu geçişin en büyük itici gücü olarak görülüyor.

ÇİNLİ DEVLER SERİ ÜRETİM İÇİN GÜN SAYIYOR

Dünyanın en büyük güneş paneli üreticilerinden biri olan Çinli LONGi, bu teknolojik yarışta öncü rol üstleniyor. Şirketin, baz metallere dayalı yeni nesil paneller için Nisan-Haziran döneminde seri üretime geçmeyi planladığı öğrenildi.

Ancak bu devrimsel geçişin önünde bazı teknik engeller de bulunuyor. Gümüşün bakıra kıyasla çok daha yüksek elektrik iletkenliğine sahip olması, mühendisleri verimlilik kaybını önlemek için yeni yöntemler geliştirmeye zorluyor. Uzmanlar, yıllık 500 gigawatt’lık küresel üretim kapasitesinde bakıra tam geçiş sağlanması halinde, enerji dönüşüm maliyetlerinin dünya genelinde önemli ölçüde düşeceğini vurguluyor.