Hamam böceklerine özel dalış kıyafeti yaptılar: 'Biyolojik dron' dönemi başlıyor
Sineklerin ve kaplumbağaların farklı ülkeler tarafından casus olarak kullanıldığı bir gerçek. Ancak bir ülke tüm bu standartların ötesine geçti. Hamam böceklerine özel dalış kıyafetleri hazırlandı ve özel reaktör ile desteklendi. Bu sayede hamam böcekleri dalgıç gibi denizin dibinde görev yaptı.
Teknoloji ve doğa, arama-kurtarma çalışmalarında çığır açmak üzere bir kez daha bir araya geldi. Singapur’daki Nanyang Teknolojik Üniversitesi (NTU) bilim insanları, afet bölgelerinde devrim yaratacak bir başarıya imza attı. Dayanıklılığıyla bilinen Madagaskar hamam böcekleri, 3D yazıcıyla üretilen özel mini dalış kıyafetleri sayesinde su altı biyolojik dronlarına dönüştürüldü. Bu sibernetik canlılar; sel basmış enkazlarda ve insanların girmesinin imkansız olduğu riskli alanlarda hayat kurtarmak için su altında saatlerce görev yapabiliyor.
ÖZELLİKLE SEÇİLMESİNİN BİR SEBEBİ VAR
Mekanik robotların aksine, canlı organizmalar arama-kurtarma operasyonlarında çok daha büyük avantajlar sunuyor. Araştırmacıların Madagaskar hamam böceğini seçmesinin arkasında, bu canlıların robotlar gibi sürekli şarja ihtiyaç duymaması ve kendi enerjilerini tüketmesi yatıyor. Aynı zamanda üretim maliyetleri neredeyse sıfır olan bu böcekler, inanılmaz derecede hafif yapılarıyla öne çıkıyor. En önemlisi ise zorlu fiziksel koşullara, radyasyona ve ezilmelere karşı gösterdikleri ekstrem hayatta kalma motivasyonu, onları bu tehlikeli görevler için ideal birer aday haline getiriyor.
Hamam böcekleri her ne kadar dayanıklı olsalar da anatomik olarak su altında nefes almaya uygun değillerdir. Sel ve su baskınlarının yaşandığı afet bölgelerinde bu engeli aşmak isteyen Singapurlu ekip, böceklere özel bir mini dalış kıyafeti tasarladı.
Hamam böcekleri, "spirakül" adı verilen küçük açıklıklardan nefes alırlar. Geliştirilen 3D kıyafet, bu açıklıkları su sızdırmayacak şekilde kapatıyor. Bacaklara yakın olan solunum noktaları ise özel hortumlarla ana sisteme bağlanıyor. Böylece canlının hem nefes alması sağlanıyor hem de hareket kabiliyeti ve yürüme yeteneği hiçbir şekilde kısıtlanmıyor.
OKSİJEN TÜPÜ YERİNE KİMYASAL REAKTÖR İLE 3 SAAT DALIŞ
Böceklerin su altında hayatta kalabilmesi için sırtlarına ağır bir oksijen tüpü yerleştirmek imkansızdı. Bilim insanları bunun yerine dâhice bir kimyasal yöntem geliştirdi. Kıyafetin içerisine hidrojen peroksit ve manganez dioksit karışımı entegre edildi. Bu iki madde reaksiyona girerek zamanla parçalanıyor ve böceğin su altında ihtiyaç duyduğu oksijeni kesintisiz olarak üretiyor.
Ekip ayrıca, böceğin hareket kalitesini düşüren "sırt çantası" yönteminden vazgeçerek uzaktan kontrolü sağlayan mikro çip ve batarya birimini doğrudan gövdenin iç kısmına yerleştirmeyi başardı.
Yapılan laboratuvar testlerinde, sibernetik hamam böcekleri suyun altında tam 3 saat boyunca kesintisiz olarak yürümeyi başardı. Üstelik su altındaki ilerleme hızlarının, karadaki yürüme hızlarına neredeyse yakın olduğu gözlemlendi. En önemli gelişme ise testlerin ardından yaşandı. Görev tamamlandıktan günler sonra bile hamam böceklerinde hiçbir olumsuz yan etki veya sağlık problemi tespit edilmedi.
HEDEF YALNIZCA DÜNYA DEĞİL
Bu projenin ilk ve en önemli kullanım alanı deprem, sel ve heyelan gibi doğal afetlerin yaşandığı enkaz alanları olacak. İnsanların ya da büyük robotların sığamadığı dar ve su dolu çatlaklara bu biyo-dronlar sızarak kazazedelerin yerini tespit edecek.
Ancak projenin vizyonu bununla da sınırlı değil. Araştırmacılar, bu hibrit teknolojinin gelecekte Mars yüzeyi gibi ekstrem ve zorlu ortamlara sahip gezegenlerin keşfinde de aktif rol oynayabileceğini belirtiyor. Canlıların adaptasyon yeteneği ile teknolojinin gücü, geleceğin uzay görevlerini şekillendirebilir.