Hangi ilden ne kadar vergi tahsil edildi?

Vergiler sadece rakamlardan ibaret değildir, çok şey söyler. Aynı şekilde; bir ülkenin vergi haritası da aslında o ülkenin üretim noktalarını, ticaret rotalarını ve finans merkezlerini gösteren en canlı belgedir. 2025 yılı vergi tahsilatının iller itibarıyla dağılım verilerine baktığımızda, Türkiye’nin ekonomik gücünün coğrafi dağılımına dair önemli ipuçları görüyoruz. Bu veriler, sadece vergi tahsilat haritasını değil; aynı zamanda illerimizin ekonomik kimliklerini de yansıtıyor.

Vergi tahsilatının yarısından fazlası İstanbul’dan

Verilerdeki en çarpıcı detay, İstanbul’un tek başına toplam vergi tahsilatının %50.81’ini karşılamasıdır. Yani Türkiye’de toplanan her 2 liralık verginin 1 lirası İstanbul kaynaklı. Onu takip eden Ankara (%10,.44), Kocaeli (%8.94) ve İzmir (%8.61) ile birlikte bu dört il, Türkiye’nin toplam vergi yükünün yaklaşık %79’unu sırtlanmış durumdadır.

Dikkat çekici bir diğer nokta ise Kocaeli. Nüfusu İstanbul veya Ankara ile kıyaslanamayacak düzeyde olsa da 456.986 TL ile kişi başına düşen vergi tahsilatında Türkiye şampiyonu konumundadır. Bu durum, sanayi üretiminin ve dev tesislerin verimliliğinin doğrudan bir yansımasıdır.

Listenin diğer ucu: Anadolu’nun sakin şehirleri

Listenin sonunda yer alan Bayburt, Ardahan, Tunceli ve Gümüşhane gibi illerimizin toplam tahsilat içindeki payları %0.01 gibi oldukça sembolik düzeylerde kalıyor. Bu illerimizde vergi gelirlerinin düşük olması, sadece nüfusun azlığıyla değil, büyük ölçekli sanayi yatırımlarının ve ticari hareketliliğin bu bölgelerde henüz istenilen seviyeye ulaşmamasıyla açıklanabilir.

Hatay: “Ben hâlâ buradayım!” diyor

Listenin 9. sırasında yer alan Hatay, bu tablonun en anlamlı verisini sunuyor. Yaşanan büyük deprem felaketinin ardından yaralarını sarmaya çalışan şehrin, tüm zorluklara rağmen vergi tahsilatında ilk onda yer alması; Hatay’ın ekonomik hafızasının, sanayi altyapısının ne kadar köklü olduğunun ve şehrin üretim azminin takdire şayan bir göstergesidir.

Vergi tahsilatı neden az sayıda ilde yoğunlaşıyor?

Peki, neden vergi tahsilatı belirli illerde bu kadar yoğunlaşıyor? Bu durumun pek çok sebebi bulunuyor. Başlıcalarını sıralayalım:

Genel Müdürlük Etkisi: Türkiye’deki pek çok büyük sanayi kuruluşu ve enerji firması Anadolu’nun farklı şehirlerinde üretim yapsa da şirket merkezleri (genel müdürlükleri) genellikle İstanbul veya Ankara’dadır. Vergi usul kanunlarına göre vergi, şirketin kanuni merkezinin bulunduğu yerdeki vergi dairesine ödenir. Bu da İstanbul ve Ankara’nın vergi tahsilat rakamlarını büyütür.

İstanbul’un vergi gelirlerindeki dominant durumunun önemli bir nedeni de; bankacılık ve finansın merkezi konumunda olmasıdır. Bir bankanın Hakkari’deki veya Artvin’deki şubesinden yapılan işlemlerin yarattığı Kurumlar Vergisi, o bankanın genel müdürlüğünün bulunduğu ilde, yani İstanbul’da tahakkuk eder ve tahsil edilir.

ÖTV şampiyonu rafinerilerin bulunduğu, Kocaeli ve İzmir gibi iller de bu durum nedeniyle çok yüksek vergi tahsilat rakamlarına sahip olurlar.

Lojistik ve Liman Avantajı: Kocaeli, Mersin ve İzmir gibi illerin listenin üst sıralarında yer alması tesadüf değildir. Liman şehirleri, gümrük vergileri ve ithalat-ihracat hareketliliği sayesinde yüksek vergi potansiyeline sahiptir.

Sanayi Kümelenmesi: Bursa ve Tekirdağ gibi iller, organize sanayi bölgeleri ve üretim zincirine olan yakınlıkları sayesinde sürdürülebilir bir vergi matrahı oluşturmaktadır.

Turizm Merkezi Olma: Turizm özellikle Antalya gibi iller açısından önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor.

Vergi ve ekonomik aktivite haritasının daha dengeli hale gelmesi gerekir

İllerin vergi tahsilatındaki payı verileri bize önemli uyarı sinyalleri gönderiyor. Verginin, sınırlı sayıda ilde temerküz etmesi, sanayinin, ticaretin, finansın, turizmin belli illerde yoğunlaşmasıyla çoğu kez paralellik gösteriyor.

Bazı ekonomik faaliyetlerin, doğası gereği bazı bölgelerde yoğunlaşması kaçınılmazdır. Ancak, işin dozu kaçtığında sorunlar ortaya çıkar. Unutmamak gerekir ki; ülkenin tüm önemli ekonomik faaliyetlerinin belli bölgelerde yoğunlaşması sağlıklı bir durum değildir. Sanayinin, ticaretin, lojistik altyapının, turizmin, finansın daha dengeli dağılımı gerekir. Aksi durumda, ekonomik aktivitelerin yoğunlaştığı bölgelerdeki bir doğal afet veya olumsuzluk ülke ekonomisine onulmaz yaralar açabilir. Bu nedenle, başta İstanbul ve çevresinin yükünü hafifletirken Anadolu’nun bereketini ve üretim gücünü tablonun geneline yaymak önemli bir hedef olarak belirlenmelidir.

Ve en önemli mesele: sadece vergiyi nerede topladığımız değil, o verginin yarattığı refahı 81 ilimize, tüm ülke sathına nasıl yaydığımızdır.

Yazarın Diğer Yazıları