Hanife Ceyda Kaya'nın ek ifadesi ortaya çıktı: 'Çıplak fotoğraf iddiası'

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında geçtiğimiz hafta düzenlenen operasyonda aralarında fenomen ve iş insanlarının da bulunduğu 27 şüpheli gözaltına alınırken, bu isimler arasında Dilek İmamoğlu'nun ağabeyi Ali Kaya da yer almıştı. “Mama” olarak anılan Hanife Ceyda Kaya, soruşturma kapsamında verdiği ek ifadede tutuklu Kaya hakkında çeşitli iddialarda bulunurken, Kaya'nın avukatı söz konusu iddiaların tamamını yalanladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında yeni detaylar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Soruşturma kapsamında tutuklanan isimler arasında yer alan Ali Kaya ile ilgili dosyaya giren ifadeler kamuoyuna yansıdı.

Soruşturmada ifade veren bir diğer isim Hanife Ceyda Kaya oldu. Sabah'ta yer alan ifadelere göre; Kaya, Ali Kaya ile İstanbul Başakşehir’de bir güzellik salonu aracılığıyla tanıştığını söyledi. Tanışmanın ardından kendisine elden 2 bin dolar verildiğini iddia eden Kaya, arkadaşlık süreci boyunca farklı taleplerle karşılaştığını ileri sürdüğü bildirildi.

'UYUŞTURUCU MADDE İÇMEMİ SÖYLEDİ'

Tutuklu şüphelilerden Yasmin Yürük verdiği itirafçı ifadesinde Ali Kaya ile 2022 yılında Bodrum Bitez'de 15 bin dolar karşılığında görüştüğünü söylemişti. Yürük, "Kendisiyle cinsel ilişki yaşadım. Bu kişi bana kokain, ketamin benzeri uyuşturucu madde ikram etti.

Cinsel ilişkiyi uyuşturucusuz yapamayacağını, benim de uyuşturucu madde içmemi söyledi. Yüksek dozda uyuşturucu madde kullanıyordu. Hayatımda yaşadığım en büyük tuhaflıklar bu kişide vardı" diye konuşmuştu. Soruşturmada Kaya ile ilgili farklı bir isim daha ifade verdi.

'GECELERİ FOTOĞRAF İSTİYORDU'

Hanife Ceyda Kaya isimli şüpheli verdiği ifadede, Ali Kaya ile İstanbul Başakşehir'de Deniz Beauty isimli güzellik salonu sahibi Deniz isimli kadın aracılığıyla tanıştığını aktardı. Hanife Ceyda Kaya, "Deniz isimli kişi daha önce erkeklere kadın ayarlardı. Ali Kaya benimle tanıştıktan sonra bana elden 2 bin dolar para verdi.

Arkadaşlığımız devam ettiği süre zarfında benden geceleri çıplak fotoğraf istiyordu. Çok değişik fantezileri vardı. Bazen telefonla konuşmamızda sert kabaca da konuşmuşluğu oluyordu" dedi.

'BİRLİKTE BODRUM'A GİTTİLER'

2022 yılından beri Kaya ile tanışıklığı olduğunu belirten Hanife Kaya, "Daha sonra onu Yasmin Yürük ile tanıştırdım. Yürük'ün Ali Kaya ile randevulaşıp Bodrum'a gittiğini biliyorum. Ertesi gün ikilinin cinsel ilişki esnasında ve sonrasında Ali Kaya'nın fantezilerinden dolayı Yasmin Yürük'le tartıştığını öğrendim. Yürük beni telefonla arayarak yaşadığı kötü anları anlattı" ifadelerini kullandı.

'ISIRMASINA ENGEL OLMAYA ÇALIŞTIM'

Yürük'le telefonla konuştuğunda kendisine, Ali Kaya'nın uyuşturucu madde kullandıktan sonra başka bir insan olduğunu aktardığını belirten Hanife Kaya, "Yürük, bana Kaya'nın ısırmasından dolayı engel olmaya çalıştığını, kullandığı maddeden dolayı tuhaf tuhaf hareketlerinin olduğunu söyledi. Ben de bundan dolayı Ali Kaya'yı engelledim" şeklinde ifade verdi.

'İDDİALARIN TAMAMI YALAN VE HAYAL ÜRÜNÜDÜR'

Hanife Ceyda Kaya tarafından ortaya atılan iddialara Ali Kaya'nın avukatı Birsen Ekmek tarafından yanıt verildi. Ekmen, söz konusu iddiaların soyut beyanlara dayandığını ve Ali Kaya'nın söz konusu şahsı hiç tanımadığını, hayatında bir kez dahi görüşmediğini ve iddia edilen dönemde bölgede bulunmadığının açık olduğunu söyledi.

Ekmen, müvekkili Ali Kaya'ya yöneltilen suçlamalara şu ifadelerle yanıt verildi:

"Ortada uyuşturucu madde yoktur, para transferi yoktur, kamera kaydı yoktur, tanık yoktur, iletişim tespiti yoktur; kısacası iddiayı destekleyen tek bir somut delil dahi bulunmamaktadır. Buna rağmen verilen tutuklama kararı, hukukun temel ilkelerine ve masumiyet karinesine açıkça aykırıdır

Sadece tek bir beyanın esas alınarak tutuklama kararı verilmesi, yalnızca müvekkil açısından değil, tüm toplum açısından hukuk güvenliğini ortadan kaldıran, hukuk devleti ilkesini fiilen işlevsiz hale getiren son derece tehlikeli bir uygulamadır. Zira bu yaklaşım, herhangi bir kişinin hiçbir somut delile dayanmadan, yalnızca bir iddia ile özgürlüğünden mahrum bırakılabilmesinin önünü açmakta; yargılamayı delillerle değil, söylentiler ve ithamlarla yürütülebilecek bir noktaya taşımaktadır. Bu durum kabul edilemez olduğu gibi, adalet sistemine duyulan güveni de ağır şekilde zedelemektedir. Kendisine yönelik bu soyut ve dayanaksız iddialarda bulunan şahıs hakkında iftira ve ilgili sair suçlar kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuş, söz konusu beyanların gerçeğe aykırı olduğu ve müvekkilin özgürlüğünü hedef alan kasıtlı bir kurgu niteliği taşıdığı hususu yargı mercilerinin takdirine sunulmuştur.

Henüz yargılama başlamadan sosyal medya üzerinden yürütülen linç kampanyaları ve yönlendirmeler yalnızca kabul edilemez değil, aynı zamanda açıkça bir itibar suikastıdır. Kamuoyunun, delilsiz iddialar üzerinden manipüle edilmesi hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

Tutuklama kararına karşı gerekli tüm başvurular yapılmış olup, bu açık hukuksuzluğun giderilmesi için sonuna kadar mücadele edilecektir."