Haritası bakırdan sakladığı şey devasa: Tonlarca altın ve gümüşün yerini gösteriyor

Avrupa Araştırma Konseyi son yıllarda yönünü belirli bir eserin yaşını belirlemeye ve sırlarını açığa çıkarmaya çevirdi. Ölü Deniz Parşömenleri olarak bilinen koleksiyonun sırlarını aydınlatmak adına başlayan çalışmalarda kimyadan ve yapay zeka teknolojilerinden yardım alındı. Eserlerin en büyük sırrı ise bakır bir hazinenin sakladığı devasa hazine.

Arkeoloji dünyası, insanlık tarihinin en gizemli metinlerinden biri olan Ölü Deniz Parşömenleri'nin kesin yaşını belirlemek için devrim niteliğinde bir projeye imza atıyor. Avrupa Araştırma Konseyi, bu devasa koleksiyonu yapay zekadan kimyasal analizlere kadar en modern yöntemlerle incelemek için tam 2.5 milyon euro bütçe ayırdı. Ancak uzmanlar ne kadar gelişmiş teknoloji kullanırsa kullansın, bir parşömen var ki sırrını asla ele vermeyecek. Çünkü o, ne deriye ne de papirüse yazılmış. Üstelik o sıradan bir kutsal metin de değil; gerçek bir hazine haritası.

TARİHİN KARANLIK NOKTALARI BİR BİR AYDINLANIYOR

Groningen Üniversitesi’nden Profesör Mladen Popovic liderliğindeki "Tracing Scribes and Scrolls" (Katiplerin ve Parşömenlerin İzini Sürmek) projesi, koleksiyondan alınan 250 örneği mercek altına alacak. İsrail Eski Eserler Kurumu ve Avrupa'daki lider laboratuvarların ortaklığında yürütülen bu 5 yıllık çalışma; paleografi, kodikoloji ve yapay zekayı bir araya getiriyor.

Hedef net: 2000 yılı aşkın süredir gizemini koruyan bu metinlerin tam olarak nerede, kimler tarafından ve hangi kültürel atmosferde yazıldığını bulmak.

İsrail Eski Eserler Kurumu'ndan Ilit Cohen-Ofri durumu şöyle özetliyor: "Son yıllarda parşömen, papirüs ve mürekkebin kendi kimyasal yapısından ne kadar büyük bilgiler elde edebileceğimizi fark ettik. Malzemelerin kendisi, iki bin yıllık sırları barındıran birer veri deposu."

Her şey 1947-1956 yılları arasında, Ölü Deniz kıyısındaki Khirbet Qumran yakınlarında başladı. Üç Bedevi çobanın tesadüfen bulduğu 11 mağaradan, tarihin en büyük arkeolojik keşfi fırladı. İbranice Kutsal Kitap'ın (Eski Ahit) bilinen en eski el yazmalarını içeren bu devasa koleksiyon, bugün binlerce parçadan oluşuyor. Ancak onlarca yıllık araştırmalara rağmen, bu belgelerin tam olarak nerede üretildiği hala dev bir soru işareti.

EZBER BOZAN TEK ESER BAKIR BİR PARŞÖMEN

1952 yılında bilim insanları, mağaraların birinde diğer hiçbir esere benzemeyen bir parça buldular. Bu eser papirüs değil, saf bakır üzerine kazınmıştı. Zamanla kırılgan hale gelen ve sıkıca sarılmış olan bu bakır ruloyu açmak tam beş yıl sürdü; uzmanlar çareyi ruloyu şeritler halinde dilimlemekte buldu.

Parçalar bir araya getirilip metin okunduğunda ise şok gerçek ortaya çıktı: Bu bir dini metin değildi. Karşılarındaki şey açıkça bir hazine haritasıydı.

Haritanın girişindeki şu sözler heyecanı artırmaya yetiyordu:

"Achor Vadisi'ndeki kalede, doğuya doğru girilen basamakların kırk arşın altında: Onyedi talant ağırlığında bir para sandığı ve içindekiler."

TONLARCA ALTIN VE GÜMÜŞ NEREDE?

Güney California Üniversitesi (USC) uzmanlarına göre metin, bildiğimiz antik İbranice kelimelerin çok dışında, kutsal kitaplarda asla geçmeyen teknik ve yabancı bir terminolojiye sahipti. Bu yüzden haritada adı geçen coğrafi konumların bugün hala var olup olmadığı ya da tam olarak neresi olduğu bilinemiyor.

Peki bu akılalmaz hazine kime aitti? En güçlü teori, bu zenginliğin M.S. 70 yılında Romalılar tarafından yıkılan Kudüs Tapınağı'na ait olduğu yönünde. King's College London'dan Joan Taylor, konuyu şöyle yorumluyor:

"Hazine o kadar devasa ki, bir bireye veya topluluğa ait olması imkansız. Detaylara baktığımızda, bu servetin doğrudan bir tapınaktan geldiği anlaşılıyor."

Haritaya göre bu devasa servet (altınlar, gümüşler, paralar ve değerli kaplar) tam 61 veya 64 farklı gizli lokasyona paylaştırılarak gömülmüş.

GİZEM KENDİNİ KORUMAYA DEVAM EDİYOR

Tarihçiler, haritanın neden bakır üzerine yazıldığını net bir şekilde açıklıyor: Kalıcılık. Birileri, büyük bir işgal veya felaket anında bu değerli haritanın düşman eline geçmesini önlemek ve zamana meydan okumasını sağlamak için onu yok edilemez bir malzemeye kazımıştı.

Ancak aradan geçen binlerce yıla rağmen bu hazine avı hiçbir sonuç vermedi. Belki de harita, hazine henüz gömülmeden önce hayali bir plan olarak yazılmıştı. Belki de böyle bir servet hiç var olmadı. Ya da tonlarca altın ve gümüş, Ölü Deniz yakınlarındaki 60'tan fazla gizli noktada, kendisini bulacak şanslı kaşifini bekliyor.