Havalimanı pistinin altından 2250 yıllık kraliyet mezarı bulundu
Üzerinden uçakların geçtiği toprakların altında, tam 2250 yıllık devasa bir kraliyet mezarı bulundu.
Çin'in önemli havaalanlarından biri olan Xi'an Xianyang Uluslararası Havalimanı'nın yakınında keşfedilen devasa bir antik mezarın, 2200 yıldan uzun süre önce Çin'i birleştiren hükümdar Qin Shi Huang'ın manevi büyükannesi İmparatoriçe Dowager Huayang'a ait olabileceği düşünülüyor.
Ağır şekilde yağmalandığı belirlenen kraliyet mezarı, havaalanının genişletilmesi için ayrılan bir arazide ortaya çıkarıldı. Arkeologlar, mezarın konumu, mimari özellikleri, tarihi kayıtlar ve bilimsel tarihleme sonuçlarını birlikte değerlendirerek yapının Huayang'a ait olabileceği sonucuna ulaştı.
Yüzyıllar boyunca süren yağmalara rağmen kazılarda yüzlerce eser gün yüzüne çıkarıldı. Bunlar arasında seramik ve bronz objelerin yanı sıra demir, yeşim, akik ve camdan yapılmış çeşitli eserler de bulunuyor.
Araştırmacılar, mezarın sahibini kesin olarak belirleyebilecek bir yazıt, tanımlanabilir insan kalıntısı ya da kimliği doğrulayacak başka bir nesneye ulaşamadı. Buna rağmen elde edilen arkeolojik ve tarihsel veriler, önemli bir kraliyet mensubunu işaret ediyor.
Şaanxi Eyalet Arkeoloji Enstitüsü'nden Zhao Hanqing, yayımladığı araştırma makalesinde, mezarın en muhtemel sahibinin İmparatoriçe Dowager Huayang olduğuna inandığını belirtti.
Yaklaşık 2250 yıllık mezar
Mezardan çıkarılan kemiklerin radyokarbon tarihlemesi, MÖ 389 ile 208 yılları arasına işaret eden bir tarih aralığı verdi. Bu sonuç, mezarın Huayang'ın yaşadığı dönemle örtüşüyor. Tarihi kayıtlara göre Huayang, MÖ 230 yılında hayatını kaybetti.
Arkeologlar bölgede araştırmalara 2018 yılında başladı. Çalışmalar sırasında büyük bir mezarın yanı sıra bağımsız bir mezarlık alanı da tespit edildi.
2022 yılında mezarlığın kuzey bölümünde gerçekleştirilen yeni kazılar, araştırmacıların mezar kompleksinin daha geniş düzenini ortaya çıkarmasına yardımcı oldu.
Mezarın ilk etapta, yüzyıllar sonra MS 557-581 yılları arasında hüküm süren Kuzey Zhou Hanedanı'na ait bir imparator mezarı olduğu düşünülüyordu. Ancak daha sonraki incelemeler, yapının çok daha eski olduğunu ve Savaşan Devletler dönemindeki antik Qin devletiyle bağlantılı bir kraliyet mezarı olduğunu ortaya koydu.
Tarihi kayıtlar ve Qin dönemine ait cenaze gelenekleriyle yapılan karşılaştırmalar ise mezarın muhtemel sahibinin imparatorluk statüsündeki bir kadın olduğunu düşündürdü.
Bir hanedanın yükselişinde önemli rol oynadı
Huayang, Qin Shi Huang'ın iktidara gelmesinden önce Qin kraliyet ailesinde yaşanan taht mücadelelerinde önemli bir konuma sahipti.
Huayang, daha sonra Kral Xiaowen olarak tahta çıkacak olan Qin prensiyle evlendi. Çiftin çocuğu olmadı. Bunun üzerine Huayang, siyasi rehine olarak başka bir devlete gönderilen ve maddi açıdan zor durumda bulunan Qin prensi Ying Yiren'i evlat edindi.
Kral Xiaowen'in kısa süren hükümdarlığının ardından Ying Yiren tahta çıktı. Onun oğlu ise ilerleyen yıllarda Qin Shi Huang olarak Çin tarihinin en önemli hükümdarlarından biri haline geldi.
Qin Shi Huang, rakip devletleri yenerek MÖ 221'de Çin'i siyasi olarak birleştirdi ve Qin Hanedanı'nı kurdu. Böylece birleşik Çin'in ilk imparatoru oldu.
Bu nedenle Huayang, yalnızca imparatorun manevi büyükannesi olarak değil, Qin Shi Huang'ın tahta çıkışına giden süreçte kraliyet ailesi içindeki veraset zincirinin önemli halkalarından biri olarak kabul ediliyor.
Pistlerin hemen yakınındaki mezar gizemi
Araştırmacıların çözmeye çalıştığı en önemli sorulardan biri, Huayang'ın neden ayrı bir mezarlığa gömülmüş olabileceği.
Tarihi kaynaklarda Huayang'ın, Kral Xiaowen'in yanına, Xianyang Ovası'ndaki Shouling bölgesine gömüldüğü belirtiliyor. Kralın mezarı, yeni incelenen yapıdan yaklaşık 2,3 kilometre uzaklıkta bulunuyor.
Araştırmacılar, tarihi kaynaklarda geçen "birleşik mezar" ifadesinin kral ve kraliçenin aynı mezara gömüldüğü anlamına gelmeyebileceğini düşünüyor. Bu ifade, birbirine yakın ancak ayrı türbe komplekslerine de işaret ediyor olabilir.
Böyle bir düzenleme, Qin kraliyet ailesinin cenaze geleneklerinde yaşanan değişimle de örtüşüyor.
Daha eski geleneklerde kralın eşiyle birlikte gömülmesi yaygınken, Kral Xiaowen'in iki eşinin bulunmasıyla bu uygulamanın değiştiği düşünülüyor. Sonraki dönemde krallar ve kraliçeler için ayrı ancak birbirine yakın türbe kompleksleri oluşturulması Qin kraliyet cenaze mimarisinin önemli özelliklerinden biri haline geldi.
Araştırmacılara göre bu değişim, daha sonraki Qin kraliyet mezarlarının tasarımını da etkiledi ve sonunda Qin Shi Huang için oluşturulan devasa mezar kompleksinin temelini hazırlayan geleneklerden birine dönüştü.
Qin Shi Huang'ın Xi'an yakınlarında inşa ettirdiği devasa mozole, yüzyıllar sonra keşfedilen Terracotta Ordusu nedeniyle dünya çapında tanınacaktı.
Havaalanı yakınında bulunan mezarın Huayang'a ait olduğu henüz kesin olarak kanıtlanmış değil. Ancak araştırmacılar, mezarın tarihi, büyüklüğü, konumu, mimari özellikleri ve dönemin cenaze gelenekleri birlikte değerlendirildiğinde Huayang'ın en güçlü aday olduğunu belirtiyor.
Eğer bu tespit doğrulanırsa, keşif, Çin'in birleşmesinden önce Qin kraliyet ailesinde yaşanan siyasi gelişmelere ve Qin Shi Huang'ın iktidara yükselişine iki bin yıldan daha uzun bir süre sonra doğrudan arkeolojik bir bağlantı sağlayabilir.