Hayalet ağlar sanata dönüştü
Marmara Denizi’nin ekosistemini tehdit eden hayalet ağlara karşı sanat devreye girdi ve bir sergiyle bu gizli tehlikeye dikkat çekildi.
Denizlerimiz terk edilmiş balıkçı ağları yüzünden büyük tehdit altında…
‘Hayalet ağ’ olarak adlandırılan bu ağlar, deniz canlıları için yıllarca ölümcül tuzaklara dönüşüyor… Tabii insan sağlığı ve sürdürülebilir beslenme açısından da ciddi riskler barındırıyor.
Dolayısıyla bu hayati meselenin göz ardı edilmemesi ve gündemde tutulması gerekiyor. İşte bu noktada farkındalığı artırmayı hedefleyen her etkinlik çok kıymetli…
3 Mart Dünya Omega Günü kapsamında Marmara Denizi’nde gerçekleştirilen hayalet ağ temizliği gibi… Çevre dostu etkinlik; Adalar Belediyesi, Deniz Temiz Derneği (TURMEPA), Orzax, Su Altı Fotoğrafçıları ve Filmcileri Derneği (SUFOD) iş birliğiyle hayata geçirildi…
‘Mavi İz’ projesi kapsamında hayalet ağ konusunda uzmanlaşan dalgıçlar Marmara Denizi’ne dalarak terk edilmiş ağları tek tek çıkardı... Bu ağlar da heykel sanatçısı Büşra Kölmük’ün ellerinde birer sanat eserine dönüştü. Tehlikeyi gözler önüne seren eserler ise Büyükada Taş Mektep’te sergilendi.
Ali Ercan Akpolat
‘Onlar çürümez, ekosistemi çürütür’
Dalışa gönüllü olarak katılan Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, hayalet ağlarla mücadelenin önemine dikkat çekti…
Akpolat, şöyle konuştu: ‘’Bu mücadele, ertelenemez bir sorumluluktur. Bizler ne kadar çaba göstersek de; yeterli ve kalıcı önlemler alınmadığı takdirde hayalet ağlar denizlerimizi tüketmeye devam edecektir... Çünkü hayalet ağlar çürümez; ekosistemi çürütür. Denizlerimizin ekosistemini korumak, su altındaki yaşamı ve tarihi mirası görünür kılmak için çalışan Mavi İz’e; hayalet ağlara karşı yürüttüğümüz bu önemli mücadelede verdikleri kıymetli katkı için teşekkür ediyorum.”
Ali Ercan Akpolat
Göknar: Ortada balıkçı yok ama ağ canlıları yakalamaya devam ediyor...
DenizTemiz Derneği/TURMEPA Genel Müdür Yardımcısı Mine Göknar ise denizlerin hayalet ağlardan temizlenmesinin ekosistemin yanı sıra insan sağlığı ve sürdürülebilir beslenme açısından da kritik önem taşıdığına dikkat çekti… Göknar da bu konuda şunları söyledi:
“Bu ağlar kaybolmuş ya da terk edilmiş olsa bile denizin içinde avlanmaya devam ediyor. Yani ortada balıkçı yok ama ağ, canlıları yakalamayı sürdürüyor. Balıklar ve diğer deniz canlıları bu ağlara takılıp yaşamını yitirebiliyor…
‘Deniz Varsa Hayat Var’
Üstelik sadece balıklar değil; deniz dibindeki yaşam alanları da zarar görüyor. Denizden çıkarılan hayalet ağlar, aslında kurtarılan yaşamlar demek. Her zaman söylediğimiz gibi aldığımız iki nefesten birini denizler sağlıyor. Yani Deniz Varsa Hayat Var.”
‘TEMİZLENMESİ ÇOK ZOR’
TV Programcısı Doğa Aktivisti Güven İslamoğlu da bu soruna şöyle dikkat çekti: “Dünyadaki plastik atıkların yaklaşık yüzde 10’unu oluşturan hayalet ağlar deniz ekosistemini görünmeden tehdit ediyor. Temizlenmesi çok zor ve maliyetli. Büyükada’da biriken ağlar, sorunun boyutunu açıkça ortaya koyuyor. Ağlardan üretilen sanat eserleri ise denizlerimizin geleceği adına güçlü bir mesaj veriyor.”