Her gün tekrar ediyoruz: O alışkanlığın vücudu mahvettiği ortaya çıktı
Yemek yerken yapılan bir hata açığa çıktı. Beslenme uzmanlarının herkesin sağlığı adına yaptığı bu açıklamalarda belirli bir gıdanın insan sağlığı açısından ciddi risk teşkil edebileceği ortaya çıktı. Uzmanlar herkesi bu gıdanın yanlış tüketimine karşı uyardı.
En taze sebzeleri seçiyor, mutfakta saatlerce uğraşıyor ve sırf sağlığımıza iyi gelsin diye en kaliteli yemekleri, rengarenk salataları hazırlıyoruz. Ancak yemek tabağımız bittikten hemen sonra, neredeyse hepimizin bir refleks gibi yaptığı öyle bir alışkanlık var ki, vücudumuza aldığımız tüm o faydalı vitamin ve mineralleri kelimenin tam anlamıyla "sıfırlıyor."
Geleneklerimize o kadar yerleşmiş ki tehlikenin farkında bile değiliz! Kültürümüzün bir parçası olan bu masum alışkanlık; cildimize, enerjimize ve bağışıklık sistemimize her gün gizli bir darbe vuruyor.
MEĞER O ALIŞKANLIK SAĞLIK DÜŞMANIYMIŞ
Evet, yanlış duymadınız. Akşam yemeklerinin hemen ardından demlenen o dumanı üstünde siyah çay ve keyifle yudumlanan Türk kahvesi, tabağınızdaki yemeğin tüm biyoyararlılığını (vücudun besinlerden faydalanma oranını) yok ediyor.
Özellikle et, sebze, bakliyat veya yumurta gibi besinlerden alacağımız en kritik mineraller, çay ve kahvenin içindeki bileşenler yüzünden vücut tarafından emilemeden doğrudan dışarı atılıyor. Yani aslında o sağlıklı besinleri tamamen boşa tüketmiş oluyorsunuz.
VÜCUTTA MİNERAL KİLİTLEME TUZAĞI
Peki, bu süreç nasıl işliyor ve çay/kahve vitaminleri nasıl "öldürüyor"? İşin arkasında tamamen kimyasal bir tuzak var:
Tanen ve Polifenol Bağlanması: Siyah çayda yoğun olarak bulunan tanenler (tanninler) ve kahvedeki polifenoller, yemekle aldığımız bitkisel kaynaklı demiri ve kalsiyumu adeta bir mıknatıs gibi çeker.
Emilim Engeli: Bu maddeler minerallere kimyasal olarak bağlanarak onları kilitler. Vücudumuz bu bağlı molekülleri sindiremez ve bağırsaklardan emilmesini engelleyerek doğrudan vücuttan atar.
DEMİR EMİLİMİNİ BÜYÜK ÖLÇÜDE AZALTIYOR
Yapılan araştırmalar, yemek esnasında veya hemen sonrasında tüketilen çay ve kahvenin, demir emilimini %50 ila %60 oranında azalttığını gösteriyor. Bu durum, toplumda çok sık görülen ve bir türlü geçmek bilmeyen halsizlik, sürekli yorgunluk ve kansızlık (demir eksikliği) şikayetlerinin de bir numaralı sebebi!
Üstelik tehlike sadece demirle sınırlı değil. Bu alışkanlık, cildimizin genç kalması ve bağışıklığımızın güçlü olması için şart olan C vitamininin de vücut tarafından efektif bir şekilde kullanılmasının önüne geçiyor.
Yemeklerden aldığınız vitamin ve minerallerin çöpe gitmesini istemiyorsanız, çay ve kahve keyfinizle yemeğinizin arasına en az 45-60 dakika mesafe koyun. Bırakın vücudunuz önce o değerli besinleri sindirsin.