Her içtiğimizde karaciğerimizi bitiriyormuş: Koladan daha zararlı
Dünya genelinde sudan sonra en çok tüketilen içecek olan yeşil çay, kanserden korunmadan kilo vermeye kadar pek çok alanda mucizevi bir içecek olarak kabul ediliyor. Ancak GastroHep dergisinde yayınlanan son bilimsel inceleme, bu popüler içeceğin karanlık bir yüzü olabileceğini ortaya koydu
Araştırmacılar, yeşil çayın her bünyede aynı olumlu etkiyi yaratmadığını ve bazı durumlarda karaciğer sağlığını ciddi şekilde tehdit edebileceğini vurguluyor. İşte sağlıklı yaşamın vazgeçilmezi yeşil çay hakkında bilinmesi gereken yeni gerçekler.
KARACİĞERDE GİZLİ TEHLİKE: BİTKİSEL TOKSİN RİSKİ
İsrail’deki Kaplan Tıp Merkezi tarafından yürütülen geniş kapsamlı çalışma, yeşil çayda bulunan bazı bileşenlerin karaciğer iltihabına yol açabileceğini saptadı. Bitki içerisinde doğal olarak bulunan toksinlerin, bazı kişilerde metabolik reaksiyonları tetiklediği belirlendi.
Nadir görülmesine rağmen "bitkisel kaynaklı karaciğer hasarı" (HILI) olarak adlandırılan bu durum, akut karaciğer yetmezliğine kadar gidebiliyor. Dünya genelinde belgelenmiş vaka sayısı az olsa da, iyileşme sürecinin yıllar sürebildiği ifade ediliyor.
HAP FORMUNDAKİ ÖZLERE DİKKAT: RİSK DAHA YÜKSEK
Ulusal Tamamlayıcı ve Bütünleyici Sağlık Merkezi (NCCIH) verilerine göre, sıvı çay tüketiminden ziyade hap formundaki yeşil çay özleri daha büyük risk taşıyor. Konsantre haldeki bu takviyeler, karaciğer üzerinde beklenmedik bir yük oluşturabiliyor.
Özellikle zayıflama amacıyla bilinçsizce tüketilen bu kapsüller, karaciğer fonksiyonlarını bozabiliyor. Uzmanlar, bitki karışımlarının içeriğindeki ağır metallerin ve kalitesiz ham maddelerin de bu hasarı tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.
ANTİOKSİDAN DEPOSU AMA ÖLÇÜ ŞART
Yeşil çay, içeriğindeki kateşinler sayesinde meme, prostat ve kolorektal kanser riskini azaltma potansiyeline sahip. Aynı zamanda kan akışını iyileştirerek kolesterol seviyelerini düşürüyor ve kalp sağlığını koruyor.
Metabolizmayı hızlandıran ve yağ yakımına yardımcı olan bu içecek, kilo kontrolü için ideal bir seçenek sunuyor. Ancak bu faydaların tamamı, doğru miktar ve doğru kullanım koşullarına bağlı olarak değişkenlik gösteriyor.
27 MİLYAR DOLARLIK PAZAR VE KALİTE SORUNU
Yeşil çay pazarının bu on yılın sonuna kadar 27 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Profesör Stephen Malnick, pazarın büyüklüğüne dikkat çekerek ürün kalitesinin önemini vurguluyor.
Farklı ülkelerden gelen malzemelerin karışımıyla üretilen çaylar, sağlığa zararlı ağır metaller içerebiliyor. Bu nedenle tüketicilerin güvenilir kaynaklardan yüksek kaliteli ve sertifikalı ürünleri tercih etmesi kritik önem taşıyor.
GÜNLÜK TÜKETİMDE "GÜVENLİ SINIR" NEDİR?
Bilimsel raporlar, yeşil çay tüketiminde ölçülü olmanın karaciğeri korumak adına temel şart olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, genel sağlık durumuna bağlı olarak günde 2-3 fincanlık tüketimin makul bir sınır olduğunu belirtiyor.
Yeşil çayın diğer ilaçlar veya bitkisel takviyelerle birleştirilmesi, karaciğer üzerindeki yan etki riskini artırabiliyor. Beklenmedik bir belirti yaşanması durumunda ise vakit kaybetmeden bir sağlık uzmanına başvurulması gerektiği hatırlatılıyor.