'Her şey yolunda' diyenlerin aslında yardım istediğini gösteren 10 cümle

İnsanların en çok zorlandığı dönemler, dışarıdan bakıldığında her şeyin kusursuz göründüğü anlar olabilir. Çevrenizde sürekli gülümseyen, her soruya "iyiyim" diye yanıt veren dostlarınız aslında ağır bir duygusal yük taşıyor olabilir. İşte iyi olduğunu söyleyen ama içten içe desteğe ihtiyaç duyan kişilerin en sık kurduğu 10 gizli cümle...

İnsanların en çok zorlandığı dönemler, dışarıdan bakıldığında her şeyin yolunda göründüğü zamanlar olabilir.

Bazı kişiler, içlerinde ağır bir mücadele yaşarken bile çevrelerine gülümseyebilir ve iyi olduklarını söyleyebilir. Sorunlarını başkalarına yüklemek istemedikleri için duygularını içlerine atabilir ve yaşadıkları sıkıntıları olduğundan daha küçük göstermeye çalışabilirler.

Bu nedenle, kişinin kullandığı bazı ifadeler aslında gerçek duygularına dair ipuçları taşıyabilir. Sürekli iyi olduğunu söylemesine rağmen aşağıdaki cümleleri sık sık kullanan biri, dışarıdan göründüğünden daha fazla desteğe ihtiyaç duyuyor olabilir.

İyi olduğunu söyleyen ama aslında iyi olmayan kişiler bunları sık sık söyler:

1. "Sadece yorgunum"

"Sadece yorgunum" diyen bir kişi, her zaman yalnızca fiziksel bir yorgunluktan söz etmiyor olabilir. Küçük bir rahatsızlık gibi ifade etse de yaşadığı durum, yoğun bir zihinsel ve duygusal yorgunluğun göstergesi olabilir.

Sürekli devam eden yorgunluk, depresyonla birlikte görülebilen belirtilerden biridir. Bu nedenle kişinin yalnızca yorgun olduğunu söylemesi, özellikle başka belirtiler de eşlik ediyorsa, daha derin bir sorunun işareti olabilir.

2. "Bununla başa çıkabilirim"

Her şeyi kontrol altında tuttuğunu göstermeye çalışan biri, aslında yaşadığı güvensizlikleri veya kırılganlığını gizliyor olabilir. "Bununla başa çıkabilirim" demek, kişi kendisini dağılıyor gibi hissetse bile güçlü görünmesini sağlayan bir savunma mekanizmasına dönüşebilir.

Bazı insanlar, sorunlarıyla yüzleşmek veya başkalarından yardım istemek yerine sert bir duruş sergileyerek öz şüphelerini gizlemeyi tercih eder. Ancak bu tutum, kişinin ihtiyaç duyduğu desteği almasını zorlaştırabilir.

Psikoterapist Mel Schwartz, The Possibility Principle: How Quantum Physics Can Improve the Way You Think, Live, and Love adlı kitabında, kişinin kendisini korumak için başkalarının yaklaşmasını engelleyen bir savunma duvarı oluşturabileceğini belirtiyor. Schwartz'a göre kırılganlık ve açıklık ise insanlar arasındaki yakınlığı güçlendirebilir.

3. "Önemli bir şey değil"

Bir kişi üzgün, öfkeli veya kırgın olsa bile gerçek duygularını gizlemek için "Önemli bir şey değil" diyebilir. Bu ifade, güçlü görünme, çatışmadan kaçınma veya yaşanan durumla başa çıkma yöntemi olarak kullanılabilir.

Her şeyin yolunda olduğu izlenimini korumak isteyen kişiler, ne kadar zor olursa olsun her durumun üstesinden gelebileceklerine kendilerini inandırabilir. Yaşadıkları sorunun önemsiz olduğunu düşünmek de bu dayanıklılık hissini güçlendirebilir.

Ancak bazen kişinin ihtiyacı olan şey, yaşadığı duyguların küçümsenmemesi ve hissettiklerinin anlaşılmasıdır. Duyguların kabul edilmesi, kişinin yaşadığı zorluğu daha sağlıklı biçimde ele almasına yardımcı olabilir.

4. "Son zamanlarda çok stresliydim"

Bir kişinin davranışlarında bir şeylerin yolunda gitmediği açıkça görülüyorsa, bunu yalnızca strese bağlaması mümkün. Yoğun iş temposundan, teslim tarihlerinden veya ailevi sorunlardan söz ederek yaşadığı değişimleri açıklamaya çalışabilir.

Ancak uzun süre devam eden stres, kişinin düşündüğünden daha ciddi sonuçlara yol açabilir. Kronik stres; yüksek tansiyon ve kalp hastalığı riskindeki artışla ilişkilendirildiği gibi kaygı ve depresyon belirtilerini de ağırlaştırabilir.

Bu nedenle kişinin sürekli olarak yaşadığı sıkıntıları "stres" olarak tanımlaması, sorunun boyutunu fark etmediği anlamına gelebilir.

5. "Daha kötülerini de atlattım"

"Daha kötülerini de atlattım" cümlesi, kişinin mevcut sıkıntısını küçümsemesine neden olabilir.

Geçmişte daha ağır bir hastalık, kayıp veya başka bir zorluk yaşanmış olması, bugün hissedilen acının önemsiz olduğu anlamına gelmez. Her yaşantının kişide bıraktığı etki farklıdır.

Geçmişte yaşanan zorlukları hatırlamak kişiye güç verebilir. Ancak bunu mevcut duyguları görmezden gelmek için kullanmak, kişinin yaşadığı sorunu kabullenmesini ve ihtiyaç duyduğu desteği almasını zorlaştırabilir.

6. "Bugün kötü bir gün geçiriyorum"

İyiymiş gibi görünmeye çalışan kişiler, yaşadıkları duyguları geçici bir duruma bağlamayı tercih edebilir. "Bugün kötü bir gün geçiriyorum" demek de bunun bir yolu olabilir.

Elbette herkesin bazı günleri diğerlerinden daha zor geçebilir. Uyku düzeni, günlük koşullar ve yaşanan olaylar ruh halini etkileyebilir. Ancak kötü hissetme hali sürekli tekrarlanıyor ve iyi günlerden daha fazla yer kaplıyorsa, bunun yalnızca "kötü bir gün" olarak değerlendirilmesi yanıltıcı olabilir.

Kişinin sık sık mutsuzluğunu geçici bir güne bağlaması, altında daha uzun süreli bir sorunun bulunabileceğini gözden kaçırmasına neden olabilir.

7. "Yardıma ihtiyacım yok"

Bazı insanlar, güçlü görünmek için başkalarından yardım istemeyi reddeder. Yardım talep etmenin ne kadar zorlandıklarını ortaya çıkaracağından veya onları savunmasız göstereceğinden endişe edebilirler.

Özellikle ruh sağlığıyla ilgili sorunlarda yardım aramanın önündeki engellerden biri de damgalanma korkusudur. Araştırmalar, depresyon yaşayan bazı kişilerin yanlış anlaşılma, utanç veya başkaları tarafından olumsuz değerlendirilme korkusu nedeniyle profesyonel yardım aramaktan kaçınabildiğini gösteriyor.

Bu nedenle "Yardıma ihtiyacım yok" cümlesi her zaman kişinin gerçekten desteğe ihtiyaç duymadığı anlamına gelmeyebilir.

8. "Dayanmaya çalışıyorum"

"Dayanmaya çalışıyorum" ifadesi, kişinin yaşadığı durumu iyileştirmekten çok mevcut koşullara katlanmaya çalıştığını gösterebilir.

Bu cümle, kişinin elindeki son enerjiyle hayatını sürdürmeye çalıştığı ve kendisini eskisi kadar iyi hissetmediği bir dönemi anlatabilir. Bir anlamda "İyi değilim ama hâlâ devam ediyorum" demenin bir yolu olabilir.

Bu nedenle böyle bir ifade, özellikle sık sık kullanılıyorsa, kişinin yaşadığı zorluğun göründüğünden daha büyük olabileceğine işaret edebilir.

9. "Bu konuda konuşmak istemiyorum"

"Bu konuda konuşmak istemiyorum" cümlesi, kişinin kendisini belirli bir konuda savunmasız hissettiğini gösterebilir. Acı veren bir konuyu açmaktan, duygularıyla yüzleşmekten veya başkalarının tepkisinden çekiniyor olabilir.

Klinik psikolog Jill P. Weber, insanların zor duygularını paylaşmaktan kaçınmasının nedenlerinden birinin savunmasız kalma ve bunun sonucunda reddedilme, suçlanma ya da utandırılma korkusu olduğunu belirtiyor.

Bazı insanlar, kendilerini rahatsız eden konular hakkında konuşmak yerine dikkatlerini başka şeylere yöneltir. Böylece dışarıya iyi oldukları izlenimini vermeye devam edebilirler.

10. "İyiyim"

"İyiyim" kelimesi, çok az şey söylemesine rağmen bazen çok şey anlatabilir.

Ruh Sağlığı Vakfı'nın eski CEO'su Jenny Edwards tarafından aktarılan bir ankette, 2 bin kişinin "İyiyim" ifadesini haftada ortalama 14 kez kullandığı, ancak yalnızca yüzde 19'unun bunu gerçekten hissettiği belirtilmişti.

Edwards, insanların duyguları hakkında açıkça konuştuğunu düşünmesine rağmen, çoğu zaman önceden belirlenmiş bir sosyal kalıba uyduğunu ve bunun bir "destek yanılsaması" yaratabildiğini ifade etmişti.

Bazı insanlar için "İyiyim" demek, konuşmayı kısa sürede sonlandırmanın ve gerçekte nasıl hissettiklerini açıklamaktan kaçınmanın en kolay yoludur. Karşısındaki kişinin gerçekten kendi sorunlarını duymak istemeyeceğini düşünen biri, yalnızca nezaket gereği sorulan "Nasılsın?" sorusuna bu kısa yanıtı verebilir.

Bu nedenle "İyiyim" demek her zaman kişinin gerçekten iyi olduğu anlamına gelmez. Bazen bu iki kelime, anlatılması zor duyguların üzerini örten en kolay cevap olabilir.