Herkes bu soruyu soruyor: Bu 'transfer' neden bozuldu?

CHP'den istifa eden bağımsız Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından AKP'ye geçeceği kulislerde konuşuluyordu... SÖZCÜ TV programcısı Serap Belovacıklı, Dikbayır’ın iddiaları yalanlamasının ardından yaptığı açıklamada, “Şimdi aynı Ümit Dikbayır ‘yalan haber’ diyorsa, yalanladığı buysa, belgesiyle, bilgisiyle aktarmaya devam ederim. 20 yıllık gazeteciyim, hayatımda hiç yalan haber yapmadım” ifadelerini kullandı.

Günlerdir süren tartışma ve tepkilerin ardından AKP ile Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır arasında gerçekleşmesi beklenen transfer sürecinde yeni bir gelişme yaşandı.

Bugün yapılması planlanan rozet takma töreni iptal edildi.

Böylece AKP ve Dikbayır, günlerdir kamuoyunun gündeminde olan transfer konusunda geri adım atmış oldu.

Dikbayır ise yaptığı açıklamada, “Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da doğru bildiklerimi yapmaya, inandıklarımı söylemeye devam edeceğim” dedi. Yaşanan süreci “kirli siyaset arenası” olarak nitelendiren Dikbayır, hakkında ortaya atılan iddialara da tepki gösterdi.

Öte yandan SÖZCÜ TV programcısı Serap Belovacıklı, 1 Ağustos’ta X hesabından yaptığı paylaşımda, Ümit Dikbayır ile görüştüğünü ve Dikbayır’ın 14 Ağustos’ta AKP’ye geçeceği yönündeki iddiaları doğruladığını açıklamıştı....

Belovacıklı, Dikbayır’ın "Daha önce çağırmışlardı, bekledim" dediğini aktarmıştı...

Belovacıklı SÖZCÜ TV yayında şu ifadeleri kullandı:

14 Ağustos’ta Erdoğan tarafından kendisine rozet takılacak” cümlesi direkt Sözcü TV tarafından duyuruldu. Benim özel haberimdi, arkasında durduğumu da açıklayacağım.

“‘Yalan yanlış’ kısmında, ‘kirli bilgiler üzerinden üretilen yalan yanlış haberleri’ ifadelerinin bana hitap edip etmediğini kendisine sordum ama bir yanıt vermedi. Ama kısacası şunu açıklama ihtiyacı hissettim:

Tatile çıkacağım gün, yolda Ümit Dikbayır’la bir telefon görüşmesi yaptım. Kendisi 3-4 defa aradım, geri dönüş yapmadı. Bir arkadaşımız vasıtasıyla geri dönüş yaptı. “Serap Hanım’ı biraz sakinleştirir misin? Serap Hanım, çünkü bu konuda dostluğumuz zarar görsün istemiyorum” anlamında...

Ben de “Ben gazeteciyim, beni ilgilendirmiyor” dedim. Sonrasında kendisi aradı, hatta espriler de yaptı. “Daha önce geçeceğini ama sonrasında bunun ertelendiğini, 14 Ağustos tarihinde mutabık kalındığını ve geçeceğiz” dedi.

Hatta altını da çiziyorum, şu cümleyi de kurdu kendisi. “Neden böyle keskin bir dönüş?” diye sordum. “Telefonda konuşmayalım, yüz yüze konuşalım. Ankara’ya gelin, bir çayımı için” dedi ve telefonu kapattık.

Şimdi aynı Ümit Dikbayır “Yalan haber” diyorsa, yalanladığı buysa, belgesiyle, bilgisiyle aktarmaya devam ederim. 20 yıllık gazeteciyim, hayatımda hiç yalan haber yapmadım.