Hiç bilmediğiniz Alparslan Türkeş
Siyasi kimliğinin ötesindeki Türkeş ve ailesinin çalkantılı hayatını anlatan Homriş kitabı şöyle özetledi: “Bir evin kapısı aralanıyor”.
Cem YIDIRIM
Türk siyasi tarihinin önemli ismi, MHP’nin kurucu lideri Alparslan Türkeş’in kızı Selcen Türkeş Homriş’in, babasını ve ailesini anlatan “Kader Sokak: Türkeş Ailesi” kitabı raflardaki yerini aldı.
Destek Yayınları’ndan okurla buluşan kitap için Homriş “Bu, idealleri uğruna yıpranan bir ailenin hikâyesi. Bir evin kapısı aralanıyor’’ dedi. Homriş kitabında babası Türkeş’i siyasi kimliğinin ötesine geçerek anlattı.
TARİHE İÇERİDEN TANIKLIK
“Kader Sokak: Türkeş Ailesi – Kızının Kaleminden Alparslan Türkeş ve Ailesinin Sıra Dışı Hikâyesi” kitabı aileye ışık tutuyor.
Kitapta,1944 Türkçülük-Turancılık davalarından 27 Mayıs sürgünlerine, Hindistan yıllarından 12 Eylül yargılamalarına uzanan geniş bir dönem anlatılıyor.Homriş, kitabı bir savunma metni ya da siyasi söylem olarak değil, yaşananların unutulmaması amacıyla kaleme aldığını vurguladı. Homriş, “Zorluklar, fedakârlıklar ve bir ailenin taşıdığı yük ön plana çıkıyor. Ailesi için mücadele eden bir babayı ve bir kızın hafızasında iz bırakan derin hatıraları anlatıyor.”
BİLİNMEYEN TÜRKEŞ
Kitabın arka kapağında ise şu ifadeler yer alıyor:
“Kimi için kahraman kimi için daima tartışma konusu oldu. Peki ya evde nasıldı? Bu kitap, kürsüdeki lideri değil; gece yarısı hücrede tek başına kalan insanı, maaşı kesildiğinde hamile eşini geride bırakmak zorunda kalan subayı, kızının ilk hatırası hapishane kapısı olan bir babayı anlatıyor.”
Alparslan ve Muzaffer Türkeş
Sokağa atılan atımız Hilal
27 Mayıs darbesi sonrası... 13 Kasım 1960 gününü, o zaman henüz 13 yaşında olan Selcen Homriş “Acaba 13 Kasım 1960’a kadar uzun bir gün olabilir mi?” sözleriyle anlatıyor.
Sabah 5.00’te kapıları ısrarla çalınıyor ve subaylar Türkeş’e “İkinci bir emre kadar ailece ev hapsindesiniz ve emekli edildiniz, Milli Birlik Komitesi fesedildi” diyordu.
Tüm aile ev hapsindeyken Türkeş’in atı Hilal’i bakıldığı Muhafız Alayı’ndan bir askerle kapılarına kadar getiriyorlar. Homriş şöyle analtıyor:
“Halbuki daha önce bakıldığı Süvari Alayı ahırlarından babama yaranmak için ısrarla Muhafız Alayı’na aldırtan komutan, babam görevden alınınca derhal atımızı sokağa atmış. Apartman önünde bir yarış atı ne kadar tutulabilir? Neyse ki bu kadar kalleşliğin içinde katıksız dostluklar vardı.. Hilal’i bir bağ evinde oturan askeri tarih hocası Tahsin Ünal Bey’in evine özel izinle götürdük.”
Selcen Türkeş, babası ve annesi Muzaffer hanım ile Hindistan’ta...
Türkeş’i vuracaklardı
Babası Türkeş’in o günün akşamı askerlerce götürülüşünü, “Biz evde ağlarken onu cipe bindirip gözlerini bağlamışlar ve öylece hareket etmişler” sözleriyle anlatıyor.
“Epeyce yol gittikten sonra aracı durdurup babamı indirmişler. Uzun bir süre beklemişler. Babam bize bunu anlatırken, ‘Beni vurmak için emir bekliyorlardı. Daha sonra bir araç sesi duydum ve bir şeyler konuştuktan sonra beni tekrar cipe bindirip Mürted Hava Üssü’ne götürüp küçücük bir odaya hapsettiler’ demişti.”
İstenmeyen evlilik
İlk eşi Muzaffer Türkeş’in ölümünden iki yıl sonra, 1976’da kendinden 35 yaş küçük Seval Hanım ile evlenmeye karar veriyor. Selcen Homriş, bu karara üzüldüklerini şöyle anlatıyor:
“Babam 58, evleneceği kız ise 23 yaşındaydı. Bu evlilik haberi partide de pek hoş karşılanmadı ama yapacak bir şey yoktu. Nikahtan sonra anacığımın yaşamayı hayal ettiği eve babam yeni eşi ile yerleşti. Annemin yaşamayı hayal ettiği bu evdeki manzara benim için çok elem vericiydi ama üzüntümü yüreğime akıttım.”