İç mekan havası dışarıdan 5 kat daha kirli: Evdeki görünmez tehlike
Modern yaşamın geçtiği ev ve ofislerdeki hava kalitesinin, dışarıdaki egzoz ve sanayi kirliliğinden çok daha tehlikeli olduğu bilimsel raporlarla tescillendi.
İç mekan kirliliğinin dış ortama göre 2 ila 5 kat daha yoğun olduğunu ortaya koydu. Yapılan araştırmalar; yeni mobilyalar, halılar ve yapı malzemelerinden yayılan uçucu organik bileşiklerin (VOC) "gaz salınımı" yoluyla solunum yollarına doğrudan nüfuz ettiğini gösteriyor.
Bu durumun kronik hastalıklara davetiye çıkardığı resmi raporlarda yer aldı. Uzmanlar, kapalı alanlarda geçirilen sürenin artmasıyla birlikte bu kirleticilere maruz kalma oranının sağlık açısından kritik eşiği aştığı konusunda uyarılarda bulunuyor.
YENİ EŞYA KOKUSU ASLINDA KİMYASAL GAZ SALINIMI
Evlerdeki kirliliğin birincil kaynağı olan yeni mobilya ve döşemeler, üretimde kullanılan yapıştırıcı ve cilalar nedeniyle aylarca havaya zehirli gaz yaymaya devam ediyor. Özellikle preslenmiş ahşap ürünlerde bulunan formaldehit gibi bileşiklerin oda sıcaklığında buharlaşarak havaya karıştığı saptandı.
Yeni satın alınan bir eşyadan yayılan ve "yeni kokusu" olarak adlandırılan bu kokunun, aslında vücudun sinir sistemi ve bağışıklığını doğrudan etkileyen tehlikeli bir kimyasal kokteyl olduğu bildirildi. Bu kimyasallar, oda sıcaklığında gaz formuna geçerek akciğerlerden kana karışabiliyor.
YETERSİZ HAVALANDIRMA KRİTİK EŞİĞİ AŞIYOR
Dünya Sağlık Örgütü verileriyle desteklenen raporlar, iç mekanlarda hapsolan bu gazların baş ağrısı, yorgunluk ve göz tahrişi gibi semptomlara yol açtığını kanıtladı. Uzmanlar, hava kirliliğine bağlı ölümlerin önemli bir kısmının iç mekan kaynaklı olduğunun altını çiziyor.
Özellikle kış aylarında pencerelerin kapalı tutulması, bu zehirli gazların içerideki konsantrasyonunu dışarıya oranla kat kat artırıyor. Evdeki hava kalitesinin, en az dışarıdaki sanayi kirliliği kadar ciddiye alınması gerektiği sağlık otoriteleri tarafından kaydedildi.
TEK ÇÖZÜM DÜZENLİ VE ÇAPRAZ HAVALANDIRMA
İç mekandaki kimyasal yoğunluğunu azaltmanın en etkili yolunun düzenli ve çapraz havalandırma olduğu saptandı. Pencereleri açmanın sadece taze hava sağlamadığı, içeride biriken kimyasal gaz bulutunu dağıtarak "iç mekan zehirlenmesi" riskini minimize ettiği ifade edildi.
Yeni alınan eşyaların kullanılmadan önce mutlaka balkon veya boş bir odada havalandırılması istenirken; yüksek sıcaklık ve nemin gaz salınımını hızlandırdığı belirtildi. Yaşam alanlarının serin ve kuru tutulması, kimyasal buharlaşmayı yavaşlatarak daha güvenli bir ortam sağlıyor.