Verdiği dilekçe gündem olmuştu! İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan 'ivedi' Murat Kapki talebi

İBB soruşturmasında “itirafçı” olarak bilinen Murat Kapki’nin ifadesini geri çektiği dilekçe, savcılığın talebiyle yeniden gündeme geldi. Kapki, ifadesini yönlendirmeyle verdiğini öne sürdü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB 'itirafçısı' Kapki’nin verdiği dilekçenin 'ivedi olarak' kendilerine gönderilmesini talep etti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında dikkat çeken bir adım attı. “İtirafçı” olarak bilinen Murat Kapki’nin mahkemeye sunduğu dilekçenin “ivedi olarak” savcılığa gönderilmesi talep edildi.

Kapki’nin söz konusu dilekçesinde, daha önce verdiği ifadeyi geri çektiği ve ifadesinin yönlendirme sonucu oluştuğunu iddia ettiği öğrenildi. Dilekçede, baskı ve yanıltılma nedeniyle ifade verdiğini öne süren Kapki, sürecin bu şekilde geliştiğini savundu.

Kapki, dilekçesinde ayrıca, kendisinden önce ifade veren ve tahliye edilen Servet Yıldırım ile Eyüp Subaşı’nın basına yansıyan beyanlarına benzer ifadeler kullandığını belirtti. Bu durumun, kendi ifadesinin de benzer bir çerçevede şekillendiğini gösterdiğini ileri sürdü.

Ailesini koruma amacıyla hareket ettiğini ifade eden Kapki, savcıların kendisinin örgüt üyesi olmadığı kanaatine varacağını düşündüğü için bu yönde beyanlar verdiğini dile getirdi.

'ÖRGÜTTE BİLE DEĞİLSİN, ANLAT VE ÇIK' DEDİLER

İfadelerini savcıların tahliye vaadi ve ailesini korumak için verdiğini belirten Kapki, dilekçede şunları belirtmişti:

“İsmail Kaan’la ilgili dava dışı da çok fazla konu vardır ancak şu aşamada meseleyi sulandırmamak adına bu konulara girmiyorum. İlerleyen aşamalarda gerekli olması halinde tüm detaylarını anlatacağım.

Ben çocuğumun okul parasını bile bulamayacak durumdayken benim mallarıma ve parama çöken İsmail’i savcılığa ihbar etmeme rağmen bu konuda hiçbir şey yapılmadı. Tam aksine savcılar bana “sen dosyada çok alt sıralardasın, örgütte bile değilsin, anlat ve çık” şeklinde ifadeler kullandı. Bunun üzerine ben de ifademde Mücahit ve İsmail Kaan’ın yazılmamasına ses etmedim. İfade verip serbest bırakılacağım ümidiyle 3. ifademi verdim. Orada da savcı bey bana şu konuda şöyle iddialar var sen de biliyor musun diye sorular sordu, ben de hepsine evet olabilir, ben de duymuştum şeklinde cevaplar verdim. Ben biraz sonra serbest kalacağımı düşündüm, savcılara güvendim.

Ancak serbest bırakılmayınca dikkat edilirse 3. ifademin ertesi gününde SEGBİS’le bağlandığım tutukluluk incelemesinde ifademde “buraya para karşılığı seni serbest bırakırız diye avukatlar geliyor. Dün bu konuda savcılığa da ifade verdim” dedim. Ama incelenirse savcılık evrakında Mücahit Birinci hakkındaki bu ifadem yer almıyor. Bu durum ifade sürecine dair anlattıklarımı doğrulamaktadır.

Devam eden süreçte bir kez daha ifadeye gittim. Bu sefer avukatsız ifade verdim. İfademde yazılı olan husus, oğlumun sağlık durumunun ve sağlık raporunun izahıdır. Ancak asıl olarak “hani beni bırakacaktınız, ben savcılığın yanında durdum” temalı bir konuşmadır.