İki ABD vatandaşını öldüren ajanların komutanı görevden alındı
Minneapolis’te iki ABD vatandaşının federal ajanlarca öldürülmesinin ardından tırmanan gerilim, Beyaz Saray’ı geri adım atmaya zorladı. Açıklamalarıyla infial yaratan Gümrük İdaresi komuatı Gregory Bovino görevden alınırken, operasyonların başına daha deneyimli bir isim olan Tom Homan’ın getirilmesi ve federal ajan sayısının azaltılması gündeme geldi.
ABD vatandaşları Nicole Good ve Alex Pretti'nin Gümrük idaresi ajanları tarafından vahşice öldürülmesinin ardından Trump yönetimi, Minneapolis'teki göçmen operasyonlarından sorumlu Gregory Bovino'yu görevden aldı.
Sınır Devriye Komutanı Gregory Bovino'nun şehirden ayrılması bekleniyor. Bovino'nun yerine "sınır çarı" olarak bilinen Tom Homan operasyonların başına geçecek.
Karar, Minneapolis'teki protestoların cinayetlerden sonra şiddetlenmesiden sonra geldi. Trump'ın partisi Cumhuriyetçiler ve Trump yanlısı kurumlar da Minneapolis'teki olayları eleştirmeye başladı.
Özellikle Pretti'nin öldürülmesinden sonra net bir kınama yapmaktan çekinen ve "görüntüleri incelediklerini" söyleyen Trump'ın bu kararı bir geri adım olarak yorumlandı.
CİNAYETİN AÇIKLAMASI YOK
Görevden alınan komutan Bovino, öldürülen gözlemci Pretti'nin "ajanları hedef alan bir katliam" yapma niyetinde olduğunu" iddia etmesi tansiyonu yükseltti.
Görüntülerde, ABD vatandaşı olan Pretti'nin silahlı olduğu ancak bu silahın Gümrük İdaresi ajanları tarafından alındığı bir kenara bırakıldığı görüldü.
Bununla birlikte ABD'de silah taşımak, ABD anayasının ikinci maddesine göre anayasal bir hak. ABD'de milyonlarca insan yasal olarak silah taşıyor. Pretti'nin silahı da ruhsatlıydı.
İç Güvenlik Bakanlığı ise ajanların meşru müdafaa amacıyla ateş açtığını savunuyor. Ancak görgü tanıkları ve kurbanın ailesi Pretti'nin elinde silah değil sadece bir telefon olduğunu belirtti. Görüntüler, Pretti'nin elinde telefon olduğunu açıkça gösteriyor.
GELEN GİDENİ ARATIR MI?
Minneapolis'taki göçmen idaresi karargahının yeni komutan olacak olan Tom Homan her ne kadar Trump'ın sert politikalarını savunsa da Obama döneminden gelen tecrübesiyle daha bürokratik bir figür olarak görülüyor.
Minneapolis'teki atmosfer ise belirsizliğini koruyor. Federal yetkililerin varlığı şehirde günlük hayatı felce uğratırken halkın anayasal hakları konusundaki kaygıları her geçen gün artıyor.
Siyasi kanatta ise Başkan Trump ile Minnesota Valisi Tim Walz arasında sürpriz bir diyalog yolu açıldı.
Vali Walz yaptığı görüşme sonrası Başkan'ın eyaletteki federal ajan sayısını azaltmayı ve bağımsız bir soruşturma yürütülmesine izin vermeyi kabul ettiğini duyurdu.
Walz görüşmeyi"Başkan Minnesota Ceza Tevkif Bürosu'nun normalde olması gerektiği gibi bağımsız bir soruşturma yürütebilmesi için İç Güvenlik Bakanlığı ile konuşmayı kabul etti" sözleriyle değerlendirdi.
Bu gelişme aylardır süren federal ve yerel yönetim arasındaki çatışmanın sona ermesi için bir umut ışığı oldu.