İki kocalı kadının şeytani maaş planı

Bartın'da kağıt üzerinde boşandığı ilk eşiyle fiilen yaşamaya devam ederken, vefat eden ikinci eşinden dul aylığı alan kadının davasında Yargıtay son noktayı koydu. SGK’nın kestiği maaş ve çıkardığı 206 bin TL’lik borç kararı oy birliğiyle onandı.

Sosyal güvenlik sistemini yanıltarak usulsüz aylık bağlanmasının önüne geçmek amacıyla yürütülen denetimler yargıya taşındı. Bartın’da ilk eşinden boşandıktan sonra ikinci evliliğini gerçekleştiren ve bu eşinin vefatıyla dul aylığı alan bir kadının, aslında ilk eşiyle aynı evde yaşamayı sürdürdüğü tespit edildi.

SGK Uzmanı İsa Karakaş'ın köşesinde yazdığı olayda SGK’nın maaşı kesip borç tahakkuk ettirmesiyle başlayan ve yerel mahkeme ile istinaf aşamalarından geçen dava, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin emsal niteliğindeki kararıyla sonuçlandı.

SGK Denetimiyle Ortaya Çıkan Gerçek: 206 Bin TL Borç Çıkarıldı

Dava dosyasına yansıyan bilgilere göre süreç Bartın'da başladı. Davacı kadın, ilk eşiyle 2005 yılında boşandıktan kısa bir süre sonra başka bir kişiyle evlendi. İkinci eşinin 2007 yılında vefat etmesi üzerine kadına SGK tarafından ölüm aylığı (dul maaşı) bağlandı.

Ancak SGK sosyal güvenlik denetmenlerinin yaptığı saha araştırmaları ve incelemeler sonucunda, kadının aslında ilk eşiyle fiilen aynı evde yaşamaya devam ettiği belirlendi. Bu tespit üzerine harekete geçen SGK, kadına toplamda 206.764,79 TL borç çıkardı ve bağlanan dul aylığını kesti.

Yerel Mahkeme İlk Rauntta Kadını Haklı Buldu

Maaşının kesilmesi ve borç çıkarılması üzerine davacı kadın, işlemin iptali talebiyle Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinde SGK aleyhine dava açtı.

İlk derece mahkemesinde görülen davada mahkeme, kadının savunmalarını haklı bularak davanın kabulüne karar verdi. Boşanmanın anlaşmalı (muvazaalı) olmadığına hükmeden yerel mahkeme, SGK tarafından çıkarılan borcu iptal ederek kadına yeniden dul aylığı bağlanması yönünde karar bildirdi.

Kendi İmzası ve MEDULA Kayıtları Oyunu Bozdu

SGK avukatlarının yerel mahkeme kararına itiraz etmesi üzerine dosya istinaf mahkemesine taşındı. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, dava dosyasını detaylı incelemeye aldı.

İstinaf incelemesinde en dikkat çekici delil, davacının SGK denetmenine kendi imzasıyla verdiği beyan oldu. Kadının bu beyanda, 2006 yılından bu yana ilk eşiyle birlikte yaşadığını itiraf ettiği belirlendi. Bunun yanı sıra komşu ifadeleri, resmi adres kayıtları ve MEDULA (hastane) kayıtları da bu birlikteliği doğruladı.

Resmi memurlar tarafından tutulan tutanakların aksinin somut delillerle ispatlanamadığına vurgu yapan Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını tamamen kaldırarak davanın reddine ve SGK'nın işleminin hukuka uygun olduğuna karar verdi.

Yargıtay Son Noktayı Koydu: Karar Oy Birliğiyle Onandı

Maaşı kesilen kadın, istinaf mahkemesinin ret kararını temyiz ederek dosyayı Yargıtay’a taşıdı. Davacı vekili savunmasında, müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına adresinin eski eşiyle aynı göründüğünü, tünel inşaatlarında çalışan eski eşin eve yalnızca çocuklarını görmek amacıyla geldiğini öne sürdü.

Temyiz istemini inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 5 Mayıs 2026 tarihinde oy birliğiyle nihai kararını verdi. Yüksek mahkeme, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği kararın kanuna, usule ve hayatın olağan akışına tamamen uygun olduğunu belirterek kadının temyiz talebini reddetti.

Böylece SGK'nın maaş kesme ve borç çıkarma kararı kesin olarak onanırken, davacı kadın ayrıca 40.000,00 TL'lik duruşma vekalet ücretini ödemeye mahkûm edildi. Karar, muvazaalı boşanmalar yoluyla usulsüz aylık alanlar için emsal teşkil ediyor.