İki ülkede Ebola alarmı! Afrika kıtasını aştı

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde yüzlerce vakaya ulaşan Ebola salgınına yönelik endişe, ilk kez Afrika kıtası dışına taştı. Kongo ve Uganda'dan dönen yolcularda görülen şüpheli vakalar nedeniyle Brezilya ve İtalya'da alarm durumuna geçilirken, yapılan testler şu ana kadar negatif çıktı. Uzmanlar, salgının yayılma hızının küresel müdahalenin önüne geçtiği uyarısında bulunurken, Dünya Sağlık Örgütü salgınla mücadelede erken teşhis ve hızlı müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguluyor.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde (DKC) Bundibugyo suşunun neden olduğu Ebola salgınıyla mücadele devam ederken, sağlık çalışanlarından gelen iyileşme haberleri umut yarattı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), salgının merkezlerinden Bunia kentinde tedavi gören dört hemşire ile bir laboratuvar çalışanının tamamen iyileşerek taburcu edildiğini açıkladı.

‘AŞI VEYA ÖZEL TEDAVİ BULUNMUYOR’

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Ituri eyaletinin başkenti Bunia’da gerçekleştirdiği ziyaret sırasında yaptığı açıklamada, Bundibugyo varyantına karşı henüz lisanslı bir aşı veya özel tedavi bulunmadığını belirtti. Ghebreyesus, buna rağmen erken teşhis ve destekleyici tıbbi bakım sayesinde hastaların iyileşebildiğini vurgulayarak, taburcu edilen sağlık çalışanlarının bunun somut örneği olduğunu söyledi.

VAKA VE ÖLÜM SAYILARINDA YÜKSELİŞ

Yetkililer, salgına yönelik müdahalenin güçlendirilmesiyle birlikte iyileşen hasta sayısının artmasını beklerken, vaka ve ölüm sayılarındaki yükseliş endişe yaratıyor. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin verilerine göre Kongo ve komşu Uganda’da yüzlerce vaka doğrulanırken, bin 100’ü aşkın şüpheli vaka inceleme altında bulunuyor. Salgın nedeniyle yüzlerce kişinin yaşamını yitirmiş olabileceği belirtiliyor.

TEMASLARIN YÜZDE 20’Sİ TAKİP EDİLEBİLİNİYOR

Virüsün yaklaşık yarım asır önce keşfedilmesinden bu yana yaşanan üçüncü büyük Ebola salgını olarak kayıtlara geçen mevcut dalganın, uluslararası müdahalenin gecikmesi nedeniyle daha hızlı yayıldığı ifade ediliyor. Uzmanlar, temaslı takibindeki yetersizliklerin yeni bulaşma zincirlerinin tespit edilmesini zorlaştırdığına dikkat çekiyor. Uluslararası Kurtarma Komitesi, vakaların resmi rakamların üzerinde olabileceği uyarısında bulunurken, temaslıların yalnızca yaklaşık yüzde 20’sinin takip edilebildiğini açıkladı.

‘BÖLGESEL YAYILMA RİSKİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜ’

Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri Genel Direktörü Dr. Jean Kaseya da salgının yayılma hızına yetişilmesi gerektiğini belirterek bölgesel yayılma riskinin artık gerçeğe dönüştüğünü ifade etti.

ENDİŞELER AFRİKA KITASININ DIŞINA TAŞTI

Salgınla ilgili endişeler Afrika kıtasının dışına da taşmış durumda. Kongo ve Uganda’ya seyahat geçmişi bulunan kişiler nedeniyle Brezilya ve İtalya’da sağlık otoriteleri alarma geçti. Brezilya’nın Sao Paulo ve Rio de Janeiro kentlerinde Ebola şüphesiyle incelenen iki hastanın test sonuçları negatif çıkarken, vakalardan birinde menenjit, diğerinde ise sıtma tespit edildi. Yetkililer, kan örneklerine yönelik analizlerin sürdüğünü ancak Ebola olasılığının düşük olduğunu bildirdi.

ACİL DURUM PROTOKOLLERİ DEVREYE SOKULDU

İtalya’nın Sardinya Adası’nda da Kongo’dan dönen bir yolcuda görülen belirtiler üzerine acil durum protokolleri devreye sokuldu. İtalya Sağlık Bakanlığı, yapılan testlerin negatif sonuç verdiğini açıklayarak ülkedeki Ebola riskinin düşük seviyede olduğunu duyurdu.

KÜRESEL DESTEK KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR

DSÖ ile Kongo hükümetinin ortak açıklamasında ise erken vaka tespiti, izolasyon, temaslı takibi ve güvenli defin işlemlerinin salgının kontrol altına alınmasında en büyük zorluklar arasında yer aldığı belirtildi. Sahada çalışan sağlık ekipleri ve uluslararası kuruluşlar, daha fazla sağlık personeli, test kapasitesi ve hızlı müdahale çağrısında bulunuyor. Uzmanlar, salgının kontrol altına alınabilmesi için küresel desteğin artırılmasının kritik önem taşıdığı görüşünde birleşiyor.