İktidar, İzmir’i üvey evlat değil, hasım gibi görüyor

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, SÖZCÜ’ye konuştu...

İBB Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın CHP’den ayrılıp AK Parti’ye geçeceğine ilişkin ortaya atılan iddialar boş çıktı. Dahası, Tugay “Partisinden istifa eden belediye başkanının, belediye başkanlığından da istifa etmesi” gerektiğini söyledi. Bu tür iddiaları ortaya atanlara meydan okudu.

İktidarın bazı unsurlarından CHP’li birçok belediye başkanı gibi Cemil Tugay’ın da rahatsızlığı var. Rahatsızlığın nedeni işleri engellemelerinden kaynaklanıyor. Tugay, “Ne yazık ki iktidarın bazı unsurlarınca İzmir üvey evlat bile değil, adeta ‘hasım’ olarak görülüyor. İktidarın hizmet etmeyerek İzmirliyi cezalandırma stratejisinin sonuçları ortada. Her yerel ve genel seçimde İzmir’de mum gibi eriyorlar. Ama bizim niyetimiz onlar gibi siyasi kutuplaşmadan beslenmek değil. Biz hizmet etmek istiyoruz. ‘Bırakın işimizi yapalım. Bizi kısır tartışmaların içine çekmeyin’ diyoruz. Ama o çekişmelerin içine çekilmek isteniyoruz” diyor.

PROJEMİZİN KAYNAĞINI BULUYORUZ AMA…

Yerel yönetimler birçok konuda tek başına karar alıp, uygulama yetkisine sahip değil. Merkezi idarenin onay süreçleri çoğunlukla önlerini tıkıyor. Başkan Tugay, neler yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

“Aylarca, yıllarca verilmeyen onaylar nedeniyle projelere başlamamız geciktiriliyor. Projeyi biz yapıyoruz, kaynağı biz buluyoruz, her türlü cefayı biz çekiyoruz ama masa başında atılacak bir imza aylarca pazarlık konusu haline getiriliyor. Biz susup yutkunsak da İzmirli bunları görüyor, biliyor…

Siz bu şehre yatırım yapmayabilirsiniz. 20 yıl önce yapılmış projeleri evire çevire anlatarak İzmir’i çok sevdiğinize kimseyi inandıramazsınız. 2008’den beri bekleyen Halkapınar-Otogar metrosunu, ikinci çevre yolunu yapmadan, Körfez temizliğinde elinizi taşın altına koymadan İzmir Büyükşehir Belediyesi ile hizmet yarışına giremezsiniz.

ENGELLEMELERE SON VERİN

Şehrin sadece rantıyla alakadar olup, sadece satılacak arazilerle ilgilenip ekonomik karşılığı olmayan projelere sırtınızı dönerek kendinizi sevdiremezsiniz. Ama bu şehre yönelik ön yargılarınızı yıkıp bir gönül köprüsü kurma niyetiniz varsa gelin Ankara’da onay bekleyen dosyaları sümen altı etmekten vazgeçin.

Cemil Tugay, Saygı Öztürk’ün sorularını yanıtladı.

Bir iyilik yapın da bu projelerin önünü açın

- İBB’nin Buca Metro Projesi’nin inşaat, elektromekanik ve araç alımları için 610 milyon Euro’luk, Çiğli Tramvay hattında ihtiyaç duyulan araçların alımı için 125 milyon Euro’luk kredilerin onay başvurularını imzalayın.

- Dinamik şarjlı elektrikli otobüs alımı için 80 milyon Euro’luk kredi onayını verin.

- İhalesini 2024’te yaptığımız içinde 22 tramvay bulunan krediyi Hazin hâlâ onaylamadı. Bu nedenle avans ödenemedi ve projede ilerleme sağlanamadı. Bu engellemeye artık bir son verin.

- Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Sasalı, Urla Atıksu Arıtma Tesisi, İzmir deniz Projeleri Kıyı Planları için beklettiği plan onaylarının imzasını atın.

- Özelleştirme İdaresi Başkanlığında süreci devam eden Konak, Karşıyaka ve Bostanlı iskelelerine ilişkin imar planı değişiklikleri onayını artık gündeminize alın.

- Çiğli Ataşehir Mahallesi’nde imar planlarının hazırlanabilmesi amacıyla bakanlıktan talep ettiğimiz yetkiyi artık verin.

- İZSU projelerine de engel olmayın. Fransız Kalkınma Ajansı (AFD) tarafından finansman sağlanması düşünülen projelerden ‘Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi 4. Faz İkmal İnşaatı İşi’ projesine ilişkin 2023 yılında yapılan Hazine izin süre uzatımına dair onay talebine, yine AFD tarafından finansman sağlanması düşünülen projeler için 2024 yılında gönderilen Hazine izin yazısına, ‘Çiğli Çamur Çürütme ve Kurutma Tesisinin Revizyon İşi’ projesi kapsamında Uluslararası Finans Kurumu’ndan (IFC) 50 milyon dolar tutarında finansman bulunan projenin 2024 yılındaki Hazine’den izin talebine artık bir yanıt verin.

- Dikili Atıksu Arıtma Tesisi Projesi, Dikili Kanalizasyon ve Yağmursuyu Projesi 1. 2. ve 3. Etapları için Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) 66 Milyon Euro’luk kredisinin kullanılmasını sağlayacak Hazine onay yazısı da 2024 yılından beri imza bekliyor.

- İZSU Genel Müdürlüğü’nün su krizine karşı yeni kuyular açmak için DSİ’ye başvuruları, içme suyu arıtma tesisi kurmak için farklı kurumlara yapılan başvurular da aylardır yanıtsız...”

Başkan Tugay, bunları sıraladıktan sonra, “Bir iyilik yapıp bu onayların önünü açın” diyor ve şunları ekliyor:

“Eğer bunu yapmayacaksanız da tüm bu zorluklara rağmen bu belediyenin nasıl yatırım yaptığını görüp en azından takdir edin. Ya da Diyojen’in dediği gibi ‘Gölge etmeyin yeter’ diyoruz.”

Türkiye’de bir ilke imza atıyoruz

Anlaşılıyor ki, su kaynakları yıldan yıla azalıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi de, deniz suyunu arıtma, lavabodan, duştan akan “gri suyun” her bina tarafından arıtılıp kullanılması için çaba göstereceklerini belirten Başkan Cemil Tugay; şöyle devam etti:

“Belediyemize bağlı itfaiye, otobüs işletmemizde, İZSU ve belediyemiz hizmet binalarında el yıkama, duş almada kullanılan su filitrasyondan geçirilerek kurulacak gri su arıtma tesisleriyle arıtılıp klozet haznesinde yeşil alanların sulanmasında kullanılacak. Bu konuda öncülük yapacağız. Bu sistemi kuracak olanlara maddi olarak bazı kolaylıklar da getireceğiz. Çünkü suyun yüzde otuzunu, yüzde kırkını bu şekilde kullanan dünyanın değişik ülkelerinde çok sayıda şehir var. Biz de buna yönelmek zorundayız.

Tarımda kullanılacak suyu da tam arıtmalardan geçirip kullanmak da mümkün. Bunları da kuracağız. Böylece oralardan da büyük ölçüde su tasarrufu yapmış olacağız. Üniversite hocalarından, meslek odalarından ‘Su Kurulu’ oluşturduk. Bu konuda düzenli bir çalışma yapılacak, öneriler doğrultusunda adımlar atılacak.”

En çok tarımda su kullanılıyor

Başkan Cemil Tugay, suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarımda kullanıldığına dikkat çekti,

“Ama tarımda hatalı sulama teknikleri var. Yanlış ürün seçimleri var. Bazı tarımsal ürünler çok su istiyor. Açıkçası Türkiye’nin geleceğinde biz şunu görüyoruz: Topraksız ve az su tüketen tarıma yönelinmeli. Başka çaresi yok. Son 20 yıla baktığımızda su bakımından hep kötüye gidiş var” diye ekledi.

Tugay, “Sağlıklı Kentler Birliği” Başkanlığı görevini de yürütüyor. Başkanlar, toplantılarda birbirlerine deneyimlerini, projelerini anlatıyor, karşılıklı önerilerde bulunuyor. Başkanların bu toplantılarından da önemli kararlar alındığını da eklemiş olalım.

Yazarın Diğer Yazıları