AKP ve MHP’nin “ara seçim” ya da erken seçim” yapmaya niyeti hiç yok! Daha dün MHP lideri Devlet Bahçeli “Seçimler zamanında yapılacak” dedi. Yani Mayıs 2028’de!
Fakat... Özgür Özel yılmıyor ve “Ara seçim Anayasa emridir” demeye devam ediyor.
Bu konuda çok haklı...
Anayasa’nın 78’inci maddesinde açık ve net olarak “Meclis’teki eksik milletvekillerinin ara seçim yapılarak tamamlanması” hükmü var!
Ancak... Ülkemizde Anayasa mı kaldı? Anayasa uygulanıyor mu? Anayasa’nın hükümlerine saygı var mı? Bütün sorun burada!
★★★
Halen Meclis’te 8 eksik milletvekili var.
Özgür Özel, Anayasa’ya göre haklı ama günümüz Türkiye’sinde haklı olmak yetmiyor. Aynı zamanda kuvvetli olmak gerekiyor!
Şu anda ülkenin bütün gücü “AKP+MHP” ortaklığının elinde...
Anayasa Mahkemesi’nin kararları, iktidarın işine gelirse uygulanıyor, işine gelmezse uygulanmıyor.
Eğer güçlüysen yasalar bile senden yana yorumlanıyor!
★★★
Böyle bir ortamda “Ara seçim” isteği akıntıya karşı kürek çekmeye benziyor ama bunun muhalefet için önemli bir faydası var.
Özgür Özel meydanlarda “İktidar sandıktan korkuyor. Milletten kaçıyorlar. Güçlerinden emin olsalar seçimden kaçmazlardı. Sandığı getirin milletin önüne...” diye bağırıyor.
Bu sözlerin geniş bir halk kesiminde karşılık bulduğu ve insanların Özgür Özel’e inandığı miting meydanlarında görülüyor.
★★★
Demokrasimiz yaralı! “Anayasa’yı uygulayın” sözleri artık boş bir istem...
Eğer ülkede Anayasa kuralları işleseydi Hatay Milletvekili Can Atalay bugün hapiste değil Meclis’te görevinin başında olurdu.
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, bu hukuksuzluğa göz göre göre boyun eğdi, ne yazık ki...
CHP şimdi Numan Kurtulmuş’a “Başkan olarak ara seçim için Anayasa’yı uygulamalısın” diyor ama...
Numan Bey “Kimin hangi kurallar çerçevesinde hareket edeceği Anayasa’da bellidir.” diyerek sorumluluktan kaçınıp topu Meclis’e atıyor.
Helâl olsun böyle başkana!
“Yedi Ulu Ozan” tartışması...
“Yedi Ulu Ozan” konusu son yıllarda yeniden tartışılmaya başlandı. Neden? Adı geçen ozanların hepsi Alevi olduğu için...
Oysa Yedi Büyük Ozan da Türk/Türkmen kültürü içinde yetişmiş çok güçlü şairlerdir:
1) Seyyid Nesîmî (14. Yüzyıl)
2) Yemînî (16. Yüzyıl)
3) Fuzulî (16. Yüzyıl)
4) Şah İsmail Hatayî (16. Yüzyıl)
5) Viranî (16. Yüzyıl)
6) Pir Sultan Abdal (16. Yüzyıl)
7) Kul Himmet (16. Yüzyıl)
Gazeteci, yazar, şair ve eski DSP Milletvekili Süleyman Yağız, Türk/Türkmen tarihinin Yedi Büyük Ozanı’na neden itiraz edildiğini ayrıntılarıyla anlatıyor. Kitabının adı:
“Yedi Ulu Ozan’a İTİRAZA İTİRAZIM var”
Yağız, tarihsel kaynakları araştırarak yazdığı bu kitapta “Yedi Ulu Ozan”ı “Alevi-Bektaşi kültürünün yüzyıllar içinde şekillenmiş ortak değeri” olarak ele alıyor, bu tartışmaya taraflar arasında bir köprü kurmak amacıyla katılıyor.
Yazar, Alevilik’le ilgilenmesinin nedenini “Amacım Alevi-Sünni ayrımını körüklemek değil, tam tersine, kalıcı kardeşliğin daha sağlam temellerde tesisine katkıda bulunmaktır” diye açıklıyor.
Tebessüm
Bir can için...
Eski dönemde genç bir adam, vali paşanın hatırı için bir suçu üzerine almış. Fakat... İş ciddileşip asılmaya götürülürken:
“Aman paşam” demiş “Gidiyorum yahu! Hani beni kurtaracaktın?”
Vali paşa hafif ve müşfik bir sesle:
“Aman Ali’cim” demiş “Göreyim seni... Bir can için mahcup etme beni!”
GÜNÜN SÖZÜ
Uygarlığı görkemli binalardan ibaret sanmak ahmaklıktır!