İktidarın milletle bağı koptu
AKP’nin gençlerden gazetecilere, belediye başkanlarından muhalefet temsilcilerine kadar herkese baskı uyguladığını söyleyen Müsavat Dervişoğlu, “İktidar artık aklını yitirdi” dedi.
CHP’ye operasyonda yeni adımlar, mutlak butlan iddiaları, Devlet Bahçeli’nin terörist başına statü çağrısı derken, siyasette sıcak geçen bir hafta oldu. İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu ile tüm bu konuları konuştuk.
İktidarın yargı üzerinden siyasi tuzaklar kurduğunu söylediniz. CHP için açılan mutlak butlan davasını da bu çerçeveden mi değerlendiriyorsunuz?
Bu iktidar gideceğini anladı ve gözü kararttı. O yüzden, tweet atan gencin ters kelepçeyle gözaltına alınması neyse, Ekrem İmamoğlu’nun cezaevine atılması da o. Falcının tutuklanması neyse, Anayasa Mahkemesi kararına rağmen milletvekilinin serbest bırakılmaması da o.
Milletvekillerinden belediye başkanlarına kadar, ‘Ak Parti’ye geçmezsen başın belaya girer’ şeklindeki örtülü tehditler neyse, iktidarın istemediğini yazan gazetecinin tutuklanması da o. Bunların hiçbiri birbirinden bağımsız değil. Adaletsiz bir ülkede, hukuk tanımaz bir iktidarın şımarıklıkları bunlar.
Müsavat Dervişoğlu, SÖZCÜ Medya Grubu Ankara Temsilcisi ve yazarımız Saygı Öztürk ile...
‘STATÜKONUN DİK ALASI’
Unuttukları ise şu; Milletimiz sandıkta öyle okkalı bir tokat hazırlıyor ki, şaşıp kalacaklar. Statükoyla mücadele ediyoruz diyerek çıktıkları yolda, statükonun dik alası oldular. Askeri vesayet diye bağıra bağıra yürüdükleri yolun sonunda, milleti “asgari vesayete” mahkum ettiler. Bu iktidar neyi kınadıysa daha beterini yaptı. Ve milletimiz bunun farkında.
Türkiye bu kadar adaletsiz bir dönem yaşamadı. Mutlak butlan meselesi de Türkiye’deki hukuk garabetinin bir örneği. Bir eski milletvekili çıkıyor ve diyor ki, mahkeme mutlak butlan kararını verdi ama açıklamayı bekletiyor. Karar zamanını iktidarın siyasi hesaplarına göre mi belirliyor? Bu adalete olan güveni yerle bir eder. Darbe dönemlerinde bile yaşanmamış bir aymazlıkla karşı karşıyayız. Yargımızda kararları siyaset almaz, cübbesinde ilik olmayan hakimler alır. Böyle bir şeyi ima etmek bile ayıptır, hukuksuzluktur, suçtur.
Ziraat Bankası’ndan medya patronuna, gazete-televizyon alsın diye yüz milyonlarca dolar kredi veren, üstelik geri de alamayan bu iktidar, çiftçinin parasını ödemiyor. Mesele neyi tercih ettiğiniz. Cumhur iktidarı, sadece zengini ve İmralı’daki caniyi dert ediyor.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ege’de, İzmir’deydi. Çarşı Pazar gezdi, iş dünyası ile buluştu, köylere tarlalara kadar gitti.
ÇİFTÇİYE ÖDEME YOK
Millete umut diye pazarladıkları bu ekonomik program çalışmıyor. Savaş falan bahane. Mayıs 2023’ten bu yana toplam enflasyon yüzde 210. Vatandaşın, 2023’teki 100 lirası bugün 32 lira oldu. Sanayi üretimi, Şubat 2022 ile aynı seviyede. Mehmet Şimşek üçgeni, faiz-vergi-ceza. Bu iktidarın ekonomi programı, Balıkesir’e, Diyarbakır’a, Trabzon’a, Adana’ya değil, sadece, Londra, New York ve Dubai bankerlerine çalışıyor. Saygı bey, bugünün şartlarında tarım stratejik bir alan. Milletle bağları zaten koptu da, bu iktidar artık aklını yitirdi.
TÜRKİYE’NİN YARASINI KANI DÖKENİN AKLIYLA ÇÖZMEKTEN BAŞKA METOTLARI YOK
Apo’yu düşündükleri kadar bu milleti düşünmüyorlar
Geçen hafta şiddetle itiraz ettiğiniz “Statü” konusu vardı. Bununla ilgili vatandaştan nasıl tepkiler geliyor?
“Millet gerçeğin farkında. 50 bin kişinin katili bir hükümlüye verilen tavizleri not ediyor. Bu iktidar ve ortağı, Apo’yu düşündüğü kadar milleti düşünmüyor. Gençleri işsizlikten bunalmış bir ülkeyi yönetenler, bir katile iş uydurmakla, statü aramakla meşgul.”
Süreçte Öcalan’a statü arayışına neden bu kadar şiddetle karşı çıkıyorsunuz?
“Karşı çıkıyorum, çünkü sahip olduğumuz tüm değerlere, hukuk sistemimize, yasalarımıza, toplumsal sözleşmemiz olan anayasamıza aykırı bir niyet. Kaç gündür soruyorum, ‘Bu katile vermek istediğiniz statüyü hangi kitaba, hangi yasaya dayandırıyorsunuz?’ Tek bir cevap yok. Ancak slogan atıyorlar. ‘Kan dursun’ diye bir laf ezberlemişler. Ben de diyorum ki; kanı akıtandan kanı durdurmasını beklemek aptallık değilse nedir?’
İHANETİN ZAMAN AŞIMI YOK
Türk-Kürt binlerce cana sebep olmuş bir katilin aklından başka akıl mı yok memlekette? Türkiye’nin kanayan yarasını, kanı dökenin aklıyla çözmekten başka metot bulamıyor musunuz? Grup toplantımızda dedim ki; komisyon önerisi bu katilden. Umut hakkı talebi bu katilden. Milletin Meclisi İmralı’ya gelsin fikri bu teröristten. Her adımı o planlıyor. Peki siz kimsiniz? Bu ülkeyi yönettiğini iddia eden sizler kimsiniz, nesiniz? Yine cevap yok. Ve zaten cevap da veremezler.
Bu saçmalıklara önce kendileri inanmıyor ki. Sadece siyasi hesapları gereği yürüdükleri bir yol bu. Anayasa değişikliği için mecliste parmağa, ömür boyu başkanlık hayali için de desteğe ihtiyaçları var, hepsi bu. Millet namına hesap yapması gerekenler, koltuk hesabına düşmüş. Böyle bir iktidar ülke yönetemez. Çünkü ihanet suçu işliyorlar. Ve unutulmasın, ihanet suçunun zaman aşımı yoktur.”
Ulu Önder Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın anıt kabri ziyaretçi akınına uğradı.
Dervişoğlu, Zübeyde Hanım Anıt Mezarı’nı ziyaret etti
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Anneler Günü dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım Anıt Mezarı’nı ziyaret etti. Ziyarette Dervişoğlu’na eşi Nahide Dervişoğlu, İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar ve partililer eşlik etti.
Dervişoğlu’nun Anıt Mezar’a gelmesinin ardından Zübeyde Hanım için dua edildi. Duanın ardından Dervişoğlu, Zübeyde Hanım’ın mezarına kırmızı karanfil bıraktı. Anıt Mezar’daki programın ardından Dervişoğlu, esnaf ziyareti yapmak üzere alandan ayrıldı.
TÜM ANNELERE
Dervişoğlu ayrıca sosyal medya hesabından şu açıklamayı paylaştı: “Vatan uğruna evlatlarını toprağa veren şehit annelerimiz başta olmak üzere; Sevgisiyle hayatı anlamlandıran tüm annelerimizin, yüreğinde annelik özlemi taşıyanların ve bu eşsiz duyguyu yaşamaya hazırlanan anne adaylarımızın Anneler Günü’nü hürmet ve muhabbetle kutluyorum.”
‘PATATES TARLADA 5 MARKETTE 40 LİRA’
“Üretici tarladaki patatesini 5 liraya zor satıyor. Aynı patates ortalama bir zincir markette 40 liraya satılıyor. Hem üretici zarar ediyor hem tüketici. Akıl bunun neresinde, vicdan bunun neresinde? Hatırlayın, rahmetli Demirel “Benim çiftçim” derdi. “Benim çiftçim, benim memurum, benim işçim” derdi. Artık bunu diyen yok. Biz, tarlada 5’e satılamayan patatese, markette 40 lira etiket koyduran bu saadet zincirini kıracağız.”
‘Bütün mesele zenginliği paylaşmak’
“Benim çiftçim, benim köylüm, benim işçim, benim memurum diyen yok. Ama artık ben varım. İddiayla söylüyorum. Allah nasip eder, milletimiz de teveccüh gösterirse, çiftçilerimizin tüm borçlarını 2 yıl içinde sıfırlayacağım. Bunu nasıl yaptığımıza şaşacaklar. Şatafattan, yağma gibi ihalelerden, verilen garantilerden, beceriksiz ekonomi yönetimlerinden kurtardığınız anda, Türkiye öyle bir nefes alır ki inanamazsınız. Çünkü Türkiye zengin bir ülke. Bütün mesele bu zenginliği adil bir şekilde paylaşabilmek.”
İZMİR İZLENİMLERİ
‘TÜRKİYE GEÇİNEMİYOR’
İzmir’de halk en çok hangi konuyu gündeme getirdi?
“Vatandaşın gündemi ekonomik darboğaz. Beyaz yakalısında da, işçisinde de, köylüsünde de, gencinde de dert aynı. Türkiye geçinemiyor. Kime selam verseniz ilk soru şu; ‘Ne olacak halimiz?’ Asgari ücretin açlık sınırı altında olduğu bir Türkiye’de başka bir soru duymanız zaten mümkün değil. Sizin aracılığınızla sayın Cumhurbaşkanı’na seslenmek isterim; Temmuz ayında, asgari ücrete ara zam şart. Memura, işçiye, emekliye, enflasyona ezdirmeyecek bir zam şart. Bunu yapmazsanız Türkiye’yi açlığa mahkum edersiniz. Millet artık feryat ediyor. Bu meseleleri çözmesi gereken siyaset, ona buna statü peşinde koşmakla, siyaset yargı üzerinden tuzaklar kurmakla meşgul.
‘GENÇLER EVLENEMİYOR’
Üç gündür İzmir’deyiz. Esnafa ‘Nasılsınız?’ diyorum, ‘İyi değiliz ama adettendir deyip iyi diyoruz’ diyorlar. Bir anne selam veriyor. Hemen ardından ‘Tencere kaynamıyor’ diyor. Gençler mülakat belasıyla boğuşuyor. Gelecek hayalleri kuramıyor. Evlenmeyi aklından bile geçiremiyor. Böyle bir ülkenin bugününü rahatlatacak, geleceğini planlayacak siyaset ise bambaşka işlerle meşgul. Söz veriyorum, iktidar nasip olursa ilk işimiz mülakatı kaldırmak olacak.”
‘ÇİFTÇİDEN ÇALIYORLAR’
Bugün devlet-çiftçi ilişkisi bu boyutta. Anayasamızda açık hüküm var. Diyor ki, GSMH’nın yüzde 1’i çiftçiye destek olarak ödenir. Türkiye’nin yıllık milli hasılası 1.5 trilyon dolar. Bu durumda devletin her yıl çiftçilerimize 15 milyar dolar, yani 675 milyar lira ödemesi gerekiyor. Yani her yıl çiftçinin hakkından 540 milyar lira çalıyor. Ülkeyi doyuran insanlara sırtını dönüyor. Bu akıl kârı değil. Milletle bağları zaten koptu da, bu iktidar artık aklını yitirdi. Bugün askeri güç kadar, önemli hale gelen tarımsal üretim, Cumhuriyetin hiçbir döneminde bu kadar çaresiz bırakılmadı. Ödemiş’teki patates üreticisine , ‘Kaça mal ediyor, kaça satıyorsunuz’ dedim. ‘Kâr ediyoruz’ diyen çıkmazdı.