Bugün açıklanacak 2025 yılı enflasyon rakamının yüzde 31 civarında kesinleşmesi beklenirken, buna bağlı emekli maaşları ve memurlara yapılacak zam oranları da kesinleşecek. Bağ-kur ve işçi emeklilerine yeni yıl zammının yüzde 12, memura zammın yüzde 18 gibi, çok düşük oranlarda kalması bekleniyor.
Ünlü isimlere yapılan uyuşturucu operasyonları, futbol ve karapara soruşturmaları derken, asgari ücrete geçen hafta yapılan düşük zammı yeterince konuşamadık. Bugün belli olacak emekli ve memur maaşlarını, üzerimize boca edilen gündeme bakmadan, detaylıca tartışmak zorundayız.
Emekli maaşlarına yapılacak zam konusunda, AKP kulislerinde bir ara “refah payı verilip verilmeyeceği” tartışıldı. AKP tabanından gelen emekli maaşlarıyla ilgili yoğun şikayetlerin bunu gündeme getirmesi kaçınılmazdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tabandan gelen tepkiye olumlu yanıt verir mi diye bakıldı, ama hiç öyle bir niyet gözükmüyor.
Asgari ücrete yapılan zam aslında, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi yönetiminin düşük zam talebine uyduğunu” gösteriyor. Belli ki hesaplar, “bu yıl da yine düşük zamla talebi azaltmaya devam edip, enflasyonu inebildiği yere kadar indirelim” tezi üzerine kuruldu.
2026 sonrası, 2027 yılı başından itibaren, belli ki; “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın artık kendisinin açıklayacağı, yüksek asgari ücret, emekli ve memur maaş zamlarına başlanması” planlanıyor. Açıklanan düşük asgari ücret zammı, aslında, “2026’da enflasyon inebildiği yere kadar insin, 2027 yılı başında ve ortasında yüksek zamlar verip, ardından sonbaharda seçime gidelim” hesabını açığa çıkardı.
Aksi takdirde, birkaç yıldır asgari ücretlinin ve özellikle emeklilerin yoksulluğunun arttığını, artık görüyorlar. Bunun üzerine; muhalefete yargı baskısı, çözüm süreci gibi iktidarın oylarını azaltan faktörlerin eklendiği açık. İktidar en azından anketlerden, bu tabloyu artık görüyor.
“KURT YEDİĞİ AYAZI UNUTMAZ” DERLER AMA...
Buna rağmen asgari ücretliye ve emekliye düşük oranlı zamlar yapılması manidar. Gelecek yıl için büyük seçim operasyonu planlanıyor ki; şimdilik, bu eriyen oylara katlanmayı tercih ediyorlar.
AKP iktidarının, daha önce deneyip başarılı olduğu, “seçim yılında yoğun seçim ekonomisi uygulayıp, yoksullaştırdığı kesimlere büyük zamlar vererek yeniden seçim kazanmak “formülünü, tekrar devreye sokmayı planladığı açık.
Böyle durumlar için söylenen “Kurt yediği ayazı unutmaz” deyişi vardır. AKP iktidarı şimdiye kadar, özellikle son 10 yıldır, “kurdun yediği ayazı, biraz fazla ısı verildiği takdirde unuttuğunu” gördü. Bu formülü birkaç kez uygulayıp başarılı oldu, yine deneyecek.
Şimdi durumun değiştiğini, “gelecek yıl yüksek zamlar verilse bile, işçinin, memurun, emeklinin yaşadığını unutmayacağı, seçim sonrası tekrar yoksullaşmaya başlayacağını artık gördüğünü” söyleyenler var. Bunun gerçek olup olmayacağını, ancak yeni seçimlerde görme imkanımız olacak.
Bu arada unutulmaması gereken şey; yüksek zamların yanında iktidarın giderek daha fazla biçimde toplum üzerindeki baskıyı; yıldırarak, korkutarak artırdığı gerçeği. Daha 10 yıl önce, seçim kaybettikten sonra AKP’nin iktidarı bırakmamak için neler yaptığını unutmayalım.
Seçim yılında yüksek zamların yanında, sandığın iradesini değiştirmek için yeni yöntemlerin denenebileceği ihtimaline karşı, şimdiden herkesin uyanık olması gerekiyor.